"Türkiye'nin önceliği IŞİD tarafından rehin alınanlar başta olmak üzere, bölgedeki vatandaşlarımızın kurtarılması ve tahliyeleridir"

CHP, "IŞİD ve diğer terör örgütleri artık Türkiye'nin güvenliği için de ciddi ve yakın bir tehdit oluşturmaktadırlar" diye uyardı, Hükümetin TBMM'ye acilen bilgi vermesini, Davutoğlu'nun da istifa etmesini istedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, "IŞİD  ve benzeri terör örgütlerini Suriye'de Esad yönetimini devirmek adına doğrudan ve dolaylı şekilde destekleyen; teröristlerinin Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmelerine olanak sağlayan AKP Hükümeti radikal terör örgütlerinin bölgeye yerleşmelerine ve yanı başımızda güçlenmelerine yol açarak tehlike ve tehditlerin bu noktaya varmasında ciddi pay ve sorumluluk üstlenmiştir" dedi.

"Türkiye'nin önceliği IŞİD tarafından rehin alınanlar başta olmak üzere, bölgedeki vatandaşlarımızın kurtarılması ve tahliyeleridir.  Bu, Hükümetin görevi ve sorumluluğudur" diyen  CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu'nun konuyla ilgili yazılı açıklaması şöyle:

"Irak'ın ikinci en büyük kenti Musul ve başkenti olduğu Ninova vilayeti, Irak Devleti’nin kontrolünden çıkarak bir süredir Suriye'nin kuzey ve doğu bölgelerinde de etkin olan El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) isimli terör örgütünün denetimine geçmiştir. Türkmenlerin yoğun olduğu Tuzhurmatu kentinin de IŞİD tarafından ele geçirildiği bildirilmektedir.  Irak ordusu ve IŞİD terör örgütü arasındaki çatışmalar nedeniyle on binlerce Iraklı güvenli bölgelere kaçmaktadır.

Irak'ın kuzeyinde Federal Hükümet ile bölgesel Kürt yönetimini ayıran hat boyunca Irak ordusu ve Peşmergeler arasındaki gerginliklerden de yararlanan IŞİD saldırılarını bu çizgi üzerine yoğunlaştırmaktadır. Bölgedeki Kürt gruplar arasındaki gerginlikler de IŞİD'in ilerleyişini ayrıca kolaylaştırmaktadır.

Musul'daki resmi binaları, havaalanını ve Irak ordusuna ait cephanelikleri ele geçirdikten sonra Irak'ın Selahaddin kentine doğru ilerleyen IŞİD terör örgütü, İskenderun Limanı'ndan Musul'un Geyara Termik Santrali'ne mazot taşıyan 28 Türk TIR şoförünü de rehin almıştır.

Türkiye'nin önceliği IŞİD tarafından rehin alınanlar başta olmak üzere bölgedeki vatandaşlarımızın kurtarılması ve tahliyeleridir.  Bu, Hükümetin görevi ve sorumluluğudur.

Musul'da yaşananlar göstermektedir ki, bugün tüm Ortadoğu’nun güvenliği yükselen bir terörist tehdidi altındadır ve sınırlarımızın hemen bitişiğindeki alanları daha kanlı çatışmalar beklemektedir. IŞİD'in cezaevlerindeki El Kaide mensubu teröristleri serbest bırakması bu endişeyi güçlendirmektedir.  Irak ve Suriye arasında stratejik bir noktada yer alan Musul kentinin IŞİD terör örgütünün denetimine geçmesi iki sınır komşumuzun da toprak bütünlüğünün tehlikede olduğuna işaret etmektedir.

IŞİD ve benzeri terör örgütlerini Suriye'de Esad yönetimini devirmek adına doğrudan ve dolaylı şekilde destekleyen; teröristlerinin Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmelerine olanak sağlayan AKP Hükümeti radikal terör örgütlerinin bölgeye yerleşmelerine ve yanı başımızda güçlenmelerine yol açarak tehlike ve tehditlerin bu noktaya varmasında ciddi pay ve sorumluluk üstlenmiştir.  Bugüne kadar, ülkemizin Suriye ve Irak'la ilişkileri konusunda CHP’nin bütün uyarılarını görmezden gelen AKP Hükümeti, şimdi ektiğini biçmektedir. Mezhepsel güdülerle yürütülen dış politikanın acı sonuçları ortaya çıkmıştır.  İzlenen yanlış Irak ve Suriye politikaları nedeniyle AKP iktidarı komşu ülkelerdeki etnik ve mezhepsel kutuplaşmaları tahrik etmiş, çatışmalara taraf olarak barış ve istikrarın önünü kesmiştir.  Bu ortamda Suriye ve Irak'ta her geçen gün yeni mevziler kazanarak güçlenen IŞİD ve diğer terör örgütleri artık Türkiye'nin güvenliği için de ciddi ve yakın bir tehdit oluşturmaktadırlar.

IŞİD bütün etnik gruplar ve mezhepler için bir tehlikedir. Irak halkına çağrımız, IŞİD ve diğer terör örgütleri karşısında derhal birleşmeleridir.  Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun da bu ağır tehdit karşısında sessiz kalmaması ve Irak halkına yardım elini uzatması gerekmektedir.

AKP iktidarına çağrımız ise, öncelikli olarak Irak'ta rehin alınan ve mahsur kalan vatandaşlarımızın ve Türkmenlerin güvenliğini sağlayacak girişimleri yapmasıdır. Çağrımız aynı zamanda, AKP Hükümetinin Irak'ın birlik ve bütünlüğünü tehlikeye sokan yaklaşımlardan vazgeçip komşu ülkeye istikrar ve güç kazandıracak bir politika izlemesidir.

CHP Irak ve Suriye'nin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüklerinin korunmasını bölge barış ve istikrarının vazgeçilmez önkoşulu olarak değerlendirir.  Bu anlayışla CHP kardeş Irak ve Suriye halklarının yanındadır ve onlarla dayanışma halindedir.

Halkımız hangi tehlike ve tehditlerle karşı karşıya bulunduğumuzu ve AKP Hükümetinin bunlara karşı ne gibi önlemler almakta olduğunu bilmek istemektedir.  Bu nedenle Irak ve Suriye'deki gelişmeler konusunda Hükümet süratle Türkiye Büyük Millet Meclisine özel bir oturumda bilgi vermelidir.  Bu bağlamda durumun baş mimarı olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun istifası ise atılacak ilk adım olmalıdır"

    Çarşamba, 11 Haziran 2014 14:05

Bağlantılı Konular