Koç'tan Erdoğan'a: Mübaşir adını bağıracak

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Erdoğan'ın Kürt yurttaşların en temel haklarını pazarlık konusu yaptığını belirterek, "Koskoca hükümet boyunu bükmüş, pısmış, susmuş, ricacı konumunda olayları seyrediyor, çözümü başka yerden ricada. Sen değil misin Taksim'de aslan kesilen, sen değil misin gariban Berkin’in gariban anasına meydanlarda yuh çektiren, neredesin" diye konuştu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. MYK devam ederken gündeme ilişkin açıklamalarda bulanan Koç, Başbakan Erdoğan'ı eleştirdi. "Söylediği ve binlerce kez tekrar ettiği yalanları yüzüne mi vuracaksınız yoksa tarihle ilgili çarpıtmalarını mı düzeltmeye çalışacaksınız, bazen ben de sözcü olarak şaşırıyorum ne söyleyeceğimi" diyen Koç, Başbakan'ın "kendi haline bırakılması" gerektiğini ifade etti.

"Darbeciye yardım, paralelciye yataklık"
Başbakanın görmek istemediği fotoğrafları bıkmadan göstermeye devam edeceklerini söyleyen Koç, şöyle konuştu:
"Dünkü grup konuşmasında "inlerine girdik"dedi. Tıbben bir insanın yatıp kalkıp inden bahsetmesi hayra alamet değildir. Bu saplantı Recep Bey'in şuur altında bu in dediğimiz yapılara yakınlığını da bir şekilde gösteriyor. Artık oralarda yaşayanlara hizmet ettiği için mi bu yakınlık yoksa kendisi de o inde miydi bir dönemler? ‘Bana karşı darbe yapacaklardı bu paralelciler’ diyor, iyi güzel de daha dün ‘ne istediler de vermedik" diyen sen değil miydin? Onlar paralelse, onlar darbeciyse sen neci oluyorsun? Bir de bunu açıklayalım. Hukuk fakültesinde asgarisinden mürekkep yalayan bir kişi bilir ki bunun adı en az darbeciye yardımdır, paralelciye yataklıktır. Recep Erdoğan aynı göz boyamayı bu ülkenin Genelkurmay Başkanı tutuklanırken, terör örgütü yöneticisi ilan ederken de yaptı. "Bu davanın savcısıyım" diye yeri göğü inletti. Dün söylediğini unuttu, "ben bu davanın ne savcısıyım, ne hakimiyim" deme noktasına geldi. "Bunlar darbeci" dedin, peki sen bu darbeci dediğin kişiyle, silah arkadaşlarıyla kaç yıl beraber çalıştın. Kaç kere terfilerine imza attın, eğer onlar darbeciyse, sen de bu darbecilerin suç ortağısın."

"Mübaşir Yüce Divan'ın önünde adını bağıracak"
Başbakanın bu ülkenin insanlarına karşı işlediği suçların, boyunu aşmaya başladığını ifade eden Koç, "Unutma sadece sıfırlayamadığınız avroların, yurt dışındaki bankalarda istiflenen paraların, villaların, gemiciklerin değil bunların da hesabını vereceksin. Ben adım gibi biliyorum vereceğini, sen de biliyorsun. Bir gün keser de dönecek, sap da hesap da dönecek. Mübaşir Yüce Divan'ın önünde adını bağıracak" diye konuştu.

Koç, "Acaba sen o nedenle mi şimdi kozmik odaya giriyorsun? O nedenle mi çok meraklı olduğun ine dalmaktan bahsediyorsun. Sen kozmik odada, in diye tabir ettiğin bu yerlerde senin işlediğin suçlarla ilgili evrakları, belgeleri mi topluyorsun? Buna uğraşıyorsan boşuna çaba harcama, bu devletin vicdanı var, geleneği var, hafızası var. Bu gök kubbenin altında hiçbir şey gizli kalmaz. Bunlar kim bilir kaç nüsha, kimlerin ellerinde. Türkiye'nin siyaset oluşturmasında belki de değişik şantaj noktalarıyla, senin de karşındalar" dedi.

"Yenilenen seçimler"
Koç, 14 seçim bölgesinde yenilenen seçimlerle ilgili de, özellikle Ağrı ve Yalova seçimlerindeki sonuçların Başbakanı "ürkütmüş ve korkutmuşa benzediğini" söyledi. Koç, "Sonuç çok açık, rakamla oynama. Çatıyla, tahtayla, çiviyle uğraşma, bırak bunları. Dolambaçlı rakamlarla işi karıştırma. Olay açıktır, millet sandıkta diktatöre dur demiştir. Önümüzdeki döneme gidecek olan sandık devriminin de önünü açmıştır, Yalova ve Ağrı sonuçları. Basit ve en yalın yorum budur" diye konuştu.

Ağrı ve Yalova örneklerine bakıldığına cumhurbaşkanlığı seçimlerinin "çantada keklik" olmadığının ortaya çıktığını ifade eden Koç, "Hükümetin bunun tedirginliği içinde. "Ne yapacağız, bu kadar yolsuzluğun üzerine oturmuşuz, bu kadar can yakmışız, bu kadar hakkımızda düzenlenebilecek iddianameler var"… Eğer sandıkta Yalova, Ağrı benzeri bir sonuçla karşılaşırsak ki 2015'te o da tecelli edecek, bunun faturası bilin ki bu beylere çok ağır olacak" diye konuştu.

"Görevini yapacaksın kardeşim"
Koç, 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonuna ilişkin ise şunları söyledi:
"Sayın Cemil Çiçek temsil ettiği makamın sorumluluğunu taşıması gerekir. CHP 20 gün önce üyelerini bildirdi, iktidar partisi henüz bir tek isim dahi bildirmedi. "Ne yapabilirim ki" mazeretine bir Meclis Başkanı sığınabilir mi? Sen TBMM başkanısın, iç tüzük ortada. İktidar partisi içtüzüğü ihlal edecek, ‘ne yapabilirim ki’ tarzında davranan bir meclis başkanı bu fotoğrafı seyredecek. Bunu kabul etmek mümkün değil. Meclisin Başkanı olduğunu ve yetkilerini hatırlamak zorundadır, Sayın Çiçek. Amaç AKP tarafından bu komisyonun kurulup bu rüşvet ve yolsuzluk olaylarının incelenmesini geciktirmek. Neden, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bunların tartışılmasını istemiyorlar, bu kadar açık. Sen de onların işlerini kolaylaştıracaksın öyle mi, görevini yapacaksın kardeşim."

Çiçek’i "özel hukuk yaratmakla" suçlayan Koç, "O tapelerin yer aldığı önergeyi kabul etmek zorundasın. Olay bu kadar açık ve net" diye konuştu.

Suriye soruları"
Koç, Suriye ile ilgili bir takım provokatif girişimlerin planlandığının açığa çıktığı zaman, üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunan Koç, "Bu işin sorumluları; İçişleri Bakanı, MİT Müsteşarı, bir de hani şu CHP'li milletvekillerine dava açmayı alışkanlık haline getiren Genelkurmay’ın bilmem kaç numaralı başkanı da vardı. Bu kadro kendi siyasi ihtirasları için her şeyi yapabilecek bir kadrodur" dedi.

"Şimdi hükümete ve onu yönlendirenlere açıkça CHP adına soruyorum" diye Koç, "Bir takım tertiplerle Suriye'ye girmenin hala hesabını yapıyor musunuz? İnandırıcı olsun diye bu sefer, Suriye’deki muhalif unsurlardan Türkiye'ye dönük bir saldırı tezgahlandı mı, tezgahlanmadı mı? Bu senaryoyu da eğer Soma faciası yaşanmasa devreye sokacak mıydınız? Yeni bir tezgah planlayıp Türkiye'nin başını belaya sokma niyetiniz var mıydı? Birilerini kahraman ilan etmek için, içerde yaşananları örtmek için böyle bir pisliğin içine girildi mi girilmedi mi? Böylesi girişimler sizi yapay kahraman yapmaz, olsa olsa savaş suçlusu haline getir."

Genelkurmay Başkanı ve ekibini de seslendiğini söyleyen Koç, "Sizin işiniz CHP'li milletvekillerine dava açmak mı? Bu gibi kirli ve tehlikeli senaryolarda rol alma heveslisi olacağınıza oturun, Balyoz kumpasında milletvekillerimizin takipçisi olduğu ve açıkladığı, sizin arkadaşlarınıza, sizin mensuplarınıza kurulan hukuk tezgahını bozmaya çalışın" diye konuştu.

"Sen değil misin Taksim'de aslan kesilen, nerdesin"
Koç, çözüm sürecine ilişkin ise, Kılıçdaroğlu’nun daha önce yaptığı "76 milyon Türkiye'yi en temel sorunun çözümünde Abdullah Öcalan’ın ağzına bakar hale getirirken utanmadınız mı’ şeklindeki açıklamasını anımsattı. Koç, "Bugün Lice yolu bir açılıp bir kapanıyor. Çeşitli haraç almalar, farklı otorite sergilemeler, masum küçük yaşta çocukların alı konmaları, dağa götürülmeleri. Koskoca hükümet boyunu bükmüş, pısmış, susmuş, ricacı konumunda olayları seyrediyor, çözümü başka yerden ricada. Sen değil misin Taksim'de aslan kesilen, sen değil misin gariban Berkin’in gariban anasına meydanlarda yuh çektiren, neredesin, neredesin?" diye konuştu.

Koç, Başbakan Erdoğan'ın Kürt yurttaşların en temel haklarını pazarlık konusu yaptığını belirterek, "Türkiye'nin maalesef bu en temel sorununu çözüme götürmek iradesini kaybediyorsun" ifadelerini kullandı.

Haber: Gerçek Gündem

    Çarşamba, 04 Haziran 2014 17:03

Bağlantılı Konular