Loğoğlu, Kıbrıs meselesinin çözümü için Araştırma Önergesi istedi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, Kıbrıs meselesinin kalıcı ve adil bir çözüme kavuşmasını engelleyen unsurları tespit etmek ve meselenin kalıcı çözümüne ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirmek amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

Faruk Loğoğlu'nun Meclis Araştırması isteği ve gerekçesi şöyle:

"TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Kıbrıs meselesinin kalıcı ve adil bir çözüme kavuşmasını engelleyen unsurları tespit etmek ve meselenin kalıcı çözümüne ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirmek amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

O. Faruk Loğoğlu
Adana Milletvekili

GEREKÇE

1963 yılında başlayan Kıbrıs sorunu aradan geçen 50 yıla ve Türk tarafının bütün iyi niyetli çabalarına rağmen bugüne kadar çözülememiştir. 2004'te kuzey ve güney Kıbrıs'ta yapılan referandumlarda Kıbrıslı Rumların iki kesimli federal çözümü  - Annan Planı -  reddetmelerinden hemen sonra Rum tarafının Kıbrıs adı altında AB'ye üye olarak kabul edilmesi çözüm şansına büyük bir darbe vurmuş,  müzakere sürecini uzun süre sekteye uğratmış ve etkisiz kılmıştır.

2011 yılında Kıbrıs adasının güneyinde doğalgaz bulunduğuna yönelik verilerin ortaya çıkması konuya, Kıbrıs sorununu çevreleyen koşulları etkileyen yepyeni bir boyut eklemiştir. Sözkonusu doğalgaz rezervleri ABD ve AB'nin bölgeye odaklanmasına yol açmış ve Kıbrıs'ta bir çözüme ilişkin iştah, müdahale ve baskıları artırmıştır. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'nun verilerine göre, Kıbrıs'ın güneyinde yaklaşık 3,45 trilyon metreküp doğalgaz rezervi (leri) bulunmaktadır. Bu durum Doğu Akdeniz Havzasının ve bu bağlamda Kıbrıs'ın stratejik konum ve değerini yükseltmekte, Kıbrıs meselesini uluslararası gündemin üst sıralarına çekmektedir.

İşte bu farklı ortamda uzun yıllardan sonra ABD ilk defa Kıbrıs meselesine ağırlığını doğrudan koymuştur. Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun ABD yönetimiyle yaptığı görüşmeler sonucunda ABD Başkan Yardımcısı Joseph Biden 21 Mayıs'ta Ada'ya gelerek Kıbrıs Türk ve Rum taraflarıyla temaslarda bulunmuştur.  Daha sonra da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Kıbrıs'a geleceği açıklanmıştır.   ABD makamlarının Kıbrıs konusuna ilişkin olarak yaptıkları açıklamalar, ABD’nin bölgedeki enerji kaynaklarına ve enerji güvenliğine öncelik verdiğini ortaya koymakta, GKRY'ni Kıbrıs'ın meşru Hükümeti olarak gördüklerine vurgu yaparak önceliklerinin çözüm değil, enerji güvenliği olduğunu ilan etmektedir.

Gelinen aşamada, Türkiye ile ABD arasında "güven artırıcı önlemler" başlığı altında Maraş ve enerji konularında bir paketin oluşturulmakta olduğu izlenimi edinilmektedir. Bir yanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye aleyhinde verdiği 90 milyon Avroluk tazminat kararı dururken, diğer yanda içerde ve dışarıda sıkıntıları her geçen gün ağırlaşan AKP iktidarı Kıbrıs'ta hamle yapmak için yanlış bir zaman seçmiştir.  Tek taraflı tavizler verilmesinden, kısa vadeli kazanımlar için uzun vadeli çıkarlarımızın zarar görmesinden endişe etmekteyiz. Ulusal davamız Kıbrıs meselesinin kalıcı ve adil çözümü için, çözümün ana unsurlarını oluşturan toprak (Maraş), deniz yetki alanları ve petrol/doğal gaz gibi hayati konularda "güven artırıcı önlemler" kavramı kapsamında taviz verilmemeli ve bu konular ikincil önemde sayılmamalıdır.

Bugüne kadar Kıbrıs meselesinin çözümü için Türk tarafına verilen sözlerin tutulmadığı ve vaatlerin yerine getirilmediği düşünüldüğünde, devam etmekte olan müzakere sürecine ihtiyatla yaklaşmak gerekmektedir. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm için KKTC ve Kıbrıs Türk halkının hayati çıkarları, güvenliği ve siyasal eşitliğe sahip bir taraf olarak eşit hak ve yetkileri korunmalı ve teminat altına alınmalıdır. Konuya ilişkin olarak Türkiye'nin beklentileri de karşılanmalıdır.

Bu nedenle, Kıbrıs meselesinin kalıcı ve adil bir çözüme kavuşmasını engelleyen unsurları tespit etmek ve meselenin kalıcı çözümüne ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirmek amacıyla Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması hayati bir önem arz etmektedir."

    Perşembe, 29 May 2014 15:51

Bağlantılı Konular