Kılıçdaroğlu: Bizim gündemimizde Sayın Gül yok"

TUSKON'u ziyaret eden Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Gezi eylemleri yıldönümünde Hükümet provokasyon yapabilir" diye herkesi şiddetten uzak durmaya çağırdı.

"Verimli bir görüşme oldu. Biz düşüncelerimizi aktardık. TUSKON yetkilileri de,  kendi düşüncelerini aktardılar. Bizim çalışmalarımıza önemli katkı olacak" diyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gazetecilerin sorularını da şöyle yanıtladı:

Soru: Bir aday belirlediler mi?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Hayır. Herhangi bir aday ismi konuşulmadı. Genel konular üzerinde görüştük.

Soru: Adayın ismi ne zaman netleşir? Herhangi bir tarih verebiliyor musunuz?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Tarih vermek bugünden mümkün değil. Daha bizim görüşmeler devam ediyor ama en kısa sürede açıklayacağız.

Soru: Şu ana kadar gündeminize gelen isim var mı?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Hayır. İsim üzerinde herhangi bir yorum şu ana kadar yapılmadı. Değişik isimler var tabi. Onları da önümüzdeki günlerde değerlendireceğiz.

Soru: Çatı adayı arayışı konusunda iddialar gündeme gelmişti. Bahçeli benim ağzımdan duymadığınız doğru değil demişti. Fakat yarın bir görüşmeniz olacak. Acaba bu konuya CHP nasıl bakıyor? Abdullah Gül’ün çatı adaylığı konusunda.
Kemal Kılıçdaroğlu:
Sayın Bahçeli bu konuda böyle bir düşüncesinin olmadığını, böyle bir konuşmasının olmadığını ifade etti. Dolayısıyla yorum yapma söz konusu değil. Ayrıca Sayın Gül tarafsızlığını büyük ölçüde yitirdiğini ortaya koydu. Bizim gündemimizde Sayın Gül yok. Bunu da açık yüreklilikle ifade ederim.

Soru: İstanbul valisi bir açıklama yaptı. Taksimde gösterilere izin verilmeyecek dedi. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Bütün yurttaşlarıma özellikle çağrı yapıyorum. Şiddetten uzak durun. Hükümet bu konuda provokasyonlar yapabilir. Şiddetten besleniyor. Eli silahlı insanları gösteriyor eli silahlı insanların kim olduğunu sordum herhangi bir yanıt şu ana kadar almadım. Taksim meydanında TOMA'lara Molotof kokteyli atan polisleri gördük. Yüzü peçeli. Acaba o eli silahlı olanlar da mı öyle?

Biz toplumun huzuru için, bu ülkenin huzuru için hiç kimsenin eline silah almamasını isteriz. Eğer birisi eline silah alıyorsa toplumun huzurunu bozuyorsa onu ortaya çıkaracak olanda siyasal iktidardır. Taksim'de Gezi eylemleri yapılacaksa insanlar Gezi'yi barış içinde anabilirler. Anayasada hüküm var. Toplantı ve gösteri yapma özgürlüğü var. Siz Anayasa uygun olarak, eğer hukuk devleti varsa eylem yapmalarına izin vereceksiniz. Eylem ne yapacaklar onlar? Türkü söyleyecekler. Şarkı söyleyecekler. El ele kol kola oyun oynayacaklar. Bunu yapacaklar. Ama siz şiddet uygularsanız şiddet şiddeti doğurur. Bütün ülkelerde demokrasi nasılsa bizim ülkemizde de öyle olsun istiyoruz.

Yani insanlara yasak getirmek doğru değil. 21.yüzyıldayız. yasaklarla nereye gideceğiz? 12 Eylülde yasak vardı. 12 Martta yasak vardı. Şimdi yasaklar var. Bakın yasaklar hiçbir toplumun geleceği açısından huzur öngörmemiştir. Huzur getirmemiştir. Yasaklarla acılar gelmiştir. Yasaklarla şiddet gelmiştir. Artık Türkiye'nin bunları aşması lazım. Biz kendi insanımıza güvenmeliyiz. Kendi insanımızın huzuru için çalışmalıyız. Güçlü Türkiye böyle olur. Huzurlu Türkiye böyle olur. Bırakın gitsinler. Türkü söylesinler. Şarkı söylesinler. Ülkeyi nasıl sevdiklerini anlatacaklar emin olun. Bu ülkenin insanları aydınlık insanlardır. Kendi insanımıza güvenelim. Onun şüpheli görüyoruz. Eylem yapacak. Siz baskı kurarsanız olmaz. Bir yerde patlar bunlar. Toplumu patlama noktasına getirdiniz. Eğer huzurlu bir toplum istiyorsak hukukun öngördüğü, bütün dünyanın öngördüğü, anayasamızın öngördüğü çerçeve içinde bırakın insanlar yürüsünler ne olacak? Bırakın eylem yapsınlar. Ne olacak? Yani eğer birisi eline silah alıyorsa yakalayıp yargının önüne çıkarsınlar bir itirazımız yok ondan. Ama insanlar huzur içinde kol kola omuz omuza şarkı söyleyip, türkü söyleyip gezeceklerse, Gezi Parkında dolaşacaklarsa ne olacak yani? Ellerinde karanfil, ellerinde çiçek, ellerinde kitap. Yani bu insanlardan topluma zarar gelmez.

Toplumu kazanmalıyız. Gençlerimizi kazanmalıyız. Onlar delikanlı. Onları hoş görmeliyiz. Siyaset kurumu biraz geniş olmalı. Açık yürekli olmalı. İnsanını sevmeli, insanına saygı göstermeli. Onun tepkisini anlayışla karşılamalı. Bunu yapmalıyız. Tam tersini yapıyoruz. Öfkeyle gidiyoruz. Şiddetle gidiyoruz. İnsanlar ölüyor. O cam çerçeveye üzülüyor. Ya insan öldü. İnsanın ölümünden insan nasıl sevinç duyabilir? Öyle bir toplum haline Türkiye’yi getirdiler.

Ama ben inanıyorum bu ülkenin sağduyusuna inanıyorum. İnsanımızı seviyorum. İnsanımıza güveniyorum. Onlar bu ülkeyi gerçekten güzelleştirecekler. Demokrasiyi de kökleştirecekler. Her tepki mutlaka demokrasi için bir kazanım olacaktır diye düşünüyorum. Biz bunun kazanımına dönüştürdüğümüz ölçüde Türkiye’de demokrasiyi güçlendireceğiz.
Teşekkür ediyorum arkadaşlar."

    Perşembe, 29 May 2014 15:22

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica