Faruk Loğoğlu: "1 Mayıs'ı isteyen istediği yerde kutlar"

"Yerel seçimlerde gösterdikleri performansa bakarak, biz bu hükümete güvenmiyoruz. Yurt dışında yaklaşık 2.5 milyondan fazla vatandaşımız oy kullanacak. Bu Türkiye'de toplam oy kullanımının yüzde 5 ila 6'sını oluşturuyor. Önemli bir rakam"

Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dış İlişkiler ve Yurtdışı Örgütlenmeler Genel Başkan Yardımcılığı olarak hazırladıkları Türkiye’nin çeşitli başlıklar altındaki durumunu dünyadaki uygulamalar ile karşılaştıran "Türkiye Raporu"nu basın mensuplarına tanıtan Loğoğlu, "İnsan hakları ihlalleri, tutuklu gazeteci sayısı ve kadın cinayetleri konusunda Türkiye dünya birincisi, çocuk işçiliğinde, çocuk taciz ve tecavüzleri konusunda dünya ikincisi, gelir dağılımı adaletsizliği, yolsuzluklar, işçi ölümleri ve çocuk gelinler konusunda da dünya üçüncüsü. Bu tabloyu da ileri demokrasi iddiasında bulunan AKP iktidarının icraatlarına borçluyuz" diye konuştu.

Yurt dışındaki Türk seçmenlerin bulundukları ülkelerde oy kullanabilmesine ilişkin düzenlemeye de değinen Faruk Loğoğlu, bu oyların Türkiye'ye getirilerek, burada sayılacağını belirtti. Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Loğoğlu, "Yerel seçimlerde gösterdikleri performansa bakarak, biz bu hükümete güvenmiyoruz. Yurt dışında yaklaşık 2.5 milyondan fazla vatandaşımız oy kullanacak. Bu Türkiye'de toplam oy kullanımının yüzde 5 ila 6'sını oluşturuyor. Önemli bir rakam"değerlendirmesinde bulundu.

Faruk Loğoğlu, AKP’nin cumhurbaşkanlığı seçimini kendi içlerinde belirlenecek bir süreç gibi yansıtmaya çalıştığını ifade ederek, bu durumu da eleştirdi.

"Türk emekçileri de dünya emekçileriyle aynı hakka sahip"
Seçim sistemine ilişkin tartışmalara ilişkin de Loğoğlu, "Bir dar bölge edebiyatı yapılıyor. Bu konuda daha uzman arkadaşlarımız konuştular ama yurt dışındaki seçmenlerin kullanacağı oylar nasıl değerlendirilecek" diye sordu.

İstanbul'daki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının nerede yapılacağı tartışmalarına da değinen Faruk Loğoğlu, emekçilerin bu bayramı istedikleri yerde kutlamaları gerektiğini söyledi. İktidarın kutlamaların yeri konusunda garip bir inat içinde olduğunu savunan Loğoğlu, şöyle devam etti:
"Hangi hakla, hangi gerekçe ile sen "o meydanda olmaz, bu meydanda olur. Bunu senin güvenliğin için yapıyorum" diye bir aldatmaca ile önlemeye çalışırsın. Biz bunu CHP olarak kabul etmiyoruz. CHP nerede olursa olsun, bunun Taksim ve Kadıköy'de yapılması esastır, bu hakkın emekçilerin elinden alınmaması gerekir. CHP olarak bu bağlamda nasıl dünyadaki emekçiler istedikleri yerde istedikleri biçimde kutluyorlar ise Türk emekçilerinin de aynı hakka sahip olduklarını düşünüyoruz. Bunun önlenmemesi gerektiğini düşünüyoruz. CHP olarak bu mücadeleyi sürdüreceğiz."

Sosyal paylaşım sitesi Twitter'da şikayetçi olunulan bazı hesapların buzlanması uygulaması ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın Twitter ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Loğoğlu, "Nedir bu Twitter, asker mi, ordu mu? Hangi komutla bunlar hizaya geliyor. Zihniyet devamlı bir komut, yasaklama. Bunun özgürlükçü bir anlayışla uzaktan yakından ilgili olmadığını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Loğoğlu,  Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuruyla ilgili olarak ise "Devleti dava eden ve tazminat isteyen başbakan sıfatıyla tarihe geçecek. Tazminat 50 bin lira civarında. Hep mi bu paralar? Kutulardaki paralar, başka kasalardaki paralar, görmediğimiz başka paralar yetmiyor, bir de illa dava açıp devletten bir tazminat daha almak. Ben şahsen kendi hayat felsefem içinde bu davranışa bir yer bulamıyorum" dedi.

Faruk Loğoğlu, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları konusunun gelecek haftalarda Türkiye'yi çok meşgul edecek bir konu olduğunu ifade ederek, "Hükümet hatta Türkiye'nin bütün kurumları bu konuda çok yavaş ve geç davranıyorlar. Ermeniler bu konuda dünya çapında ciddi hazırlıklar, atılımlar içindeler" diye konuştu.

Dış politikada yanlış adımlar atıldığını, gerekli duyarlılıklarla hareket edilmediğini belirten Loğoğlu, "Bu ya kötü niyet yahut da tamamen plansız, başıboşluk, ne yaptığını bilmezlikten kaynaklanan bir davranış" değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Loğoğlu, "Dar bölge genişletilmiş diktatörya demek, AKP zihniyeti açısından" ifadesini kullandı. Bu sistemin Türkiye'ye uygun olmadığını ileri süren Loğoğlu, CHP olarak bu sisteme karşı olduklarını, ancak seçim barajının düşürülmesini istediklerini söyledi.

"Sarraf'ın böyle bir iddiada bulunması öncelikli olarak hükümetin ayıbıdır"
Faruk Loğoğlu, 17 Aralık soruşturması kapsamında tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan Rıza Sarraf'ın bir televizyon kanalında yayınlanan röportajına ilişkin sorular üzerine ise şöyle konuştu:

"Bu konuda bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak utanç duyuyorum. Türkiye’nin cari açığının düşürülmesi, ne yaptığı belli olmayan, tutuklandıktan sonra takiye ile serbest bırakılan bir insanın kalkıp Türk halkının önünde, Türk televizyonları üzerinden böyle bir iddiada bulunması öncelikli olarak hükümetin ayıbıdır. Buna öncelikle Tayyip Erdoğan'ın, Maliye Bakanı'nın diğer bakanların karşı çıkması lazım. Sen kim oluyorsun, "Türkiye'nin cari açığını ben düşürdüm, düşürecek güce sahibim" diye. Nerede Türkiye Cumhuriyeti? Bunların eline mi kaldık?"

    Pazartesi, 21 Nisan 2014 17:21

Bağlantılı Konular