"Hükümet anayasa mahkemesiyle ilgili yeni düzenlemeler yapabilir"

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Hükümetin Anayasa Mahkemesi'yle arasındaki gerilim nedeniyle Anayasa Mahkemesi hakkında yeni düzenlemeler yapmaya yönelebileceğini belirterek, "Hoşunuza gitmeyen kararlar alındığında Meclis'teki çoğunluğunuza güvenerek, yasaları değiştirerek çözmeye kalkarsanız ülkenin kredi notundaki görünüm önce negatife çevrilir, sonra notunuz bile düşebilir. Bunu söyleyince kızıyorlar ama oyunun kuralı bu. Ya hukuk devleti olacaksınız, sermaye size güven içinde gelecek ya da hukuku hiçe sayıp dışarıdan parayı yüksek faizlerle bulacaksınız. O da nereye kadar gider belli olmaz" dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ekonomi ve siyasetteki son gelişmeleri değerlendirdi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na TBMM'de yapılan saldırıyı kınayan Öztrak, bu saldırının kamuoyu vicdanını tatmin edecek kapsamlı bir soruşturmayla aydınlatılmasını beklediklerini belirterek, "Türkiye'de birilerinin cinneti giderek tüm ülkeye yayılıyor. Erdoğan'ın sivri dili ve ayrıştırıcı üslubu toplumun sinir sistemini alt üst etmektedir. Salı günü yaşananlar bu üslubun işi nerelere götürebileceğinin ilk göstergesiydi" dedi.

O Makaledeki ayrıntı
Geçtiğimiz hafta içinde önemli bir yabancı gazetecinin kaleme aldığı makalenin Türkiye'de Suriye ile ilgili iddialar ekseninde tartışıldığını oysa aynı makalede İran'la yapılan "altın ticareti" hakkında da önemli iddiaların yer aldığını belirten Faik Öztrak, "Makalede ABD istihbarat teşkilatı kaynak gösterilerek; İran'la doğalgaz karşılığı altın ticaretinde yüzde 15 komisyon tahsil edildiği, bu tahsilatın bir takım kirli politikacılara ve aracılara aktarıldığı, bu tutarın ise 2 milyar doları bulduğu ifade ediliyor" dedi. Bu konuyla ilgili İran'da süren soruşturmanın Türkiye'ye de uzandığı yönündeki haberleri anımsatan Öztrak, İran gizli servisinin dosyalarında Türkiye'de rüşvete bulaşmış politikacılara ait bir takım bilgilerin bulunmasına şaşırmamak gerektiğini, yabancı istihbarat teşkiletlarındaki bu bilgilerin ileride Türkiye'nin bölgesel ve küresel çıkarlarını tehdit edebileceğini ifade etti.

Ne de olsa orada yargılanacak
Öztrak, AKP'nin bu iddiaların göbeğindeki Halk Bankası'nın görevden alınan genel müdürünü Ziraat Bankası Yönetim Kurulu'na atamasının ilgili bakanın muhalefetine rağmen hükümetin başı tarafından yapıldığının konuşulduğunu kaydetti ve "Bu açıkça hükümetin başının kara para ticaretinde sorumluluğu olduğu iddia edilenleri koruyup kollamaya devam edeceğini göstermektedir" dedi. Erdoğan'ın Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ilgili "gayrı milli", "saygı duymuyorum" açıklamalarına da değinen Öztrak, "Anlaşılan Recep Tayyip Erdoğan yargıya karşı açtığı savaşta, cepheyi Anayasa Mahkemesine kadar genişletme kararını almıştır. Ne de olsa Başbakanlık görevi esnasında işlenmiş suçların yargılanacağı makam bizzat Anayasa Mahkemesidir" diye konuştu.

Yabancıların beklentisi TÜİK'in verisini tutmuyor
Türkiye'de büyümedeki yavaşlamaya ve yabancı kuruluşlarının Türkiye ile ilgili 2014 büyüme tahminlerini aşağı çekmesine dikkat çeken Öztrak, uluslararası kuruluşların beklentileriyle TÜİK'in verileri arasındaki farklılığa dikkat çekti. TÜİK verilerine göre yılın ilk iki ayında sanayi üretiminin yüzde 6 arttığını hatırlatan Öztrak, "Bu durumda uluslararası kuruluşların yaptığı büyüme tahminleri çok kötümser kalıyor. Yurtiçi satışlar ve iç talebe ilişkin öncü göstergelerde de ciddi daralmalar varken üretimin nasıl bu kadar arttığı da açıklanmaya muhtaç" ifadelerini kullandı.

TÜİK'in veri kalitesi sorunu hayra alamet değil
Yılın ilk iki ayında beyaz eşya yurtiçi satışlarında, otomobil satışlarında, yatırım malı ithalatında önemli düşüşler görülmesine rağmen aynı dönemde kapasite kullanımında artışlar görüldüğünü anımsatan Öztrak, sektörleri temsil eden kuruluşların açıkladıkları üretim verileriyle TÜİK'in üretim verileri arasında da ciddi farklar olduğuna dikkat çekti. Otomobil Sanayicileri Derneğinin verilerine göre motorlu kara taşıtları üretimi yılın ilk iki ayında yüzde 9,9 daralırken TÜİK verilerine göre aynı dönemde üretimin sadece yüzde 6,4 düştüğünü belirten Öztrak, "Dernek, üyelerinin üretiminin yüzde 9.9 daraldığını söylüyor, TÜİK de hayır senin üretimin yüzde 6.4 düştü diyor. Seçimler öncesinde istatistiklerde ortaya çıkan veri kalitesi sorunları hayra alamet değildir" dedi.

Biz de faiz düşsün isteriz ama bu iş emirle olmaz
Türkiye ekonomisinin yeni uluslararası konjonktüre göre tahkim edilmesi gerektiğini vurgulayan Öztrak, buna karşın hükümetin yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler için faizlerde kalıcı indirimleri gerçekleştirmek yerine faizleri TCMB'ye emir vererek indirtmeyi tercih ettiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Emirle faiz indirtmek bu ülkede çok denendi her seferinde sonuç hüsran oldu. Millet ciddi bedeller ödedi. Faizlerin düşmesini en fazla muhalefet olarak biz savunuruz, biz arzu ederiz. Ancak küresel iklim düzelmeden, Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarını ortadan kaldıracak adımlar atılmamışken, faizlerin seçim yatırımı olarak emirle düşürülmesinin, hem büyümeye, hem de enflasyona yapacağı olumsuz etkiler konusunda hükümeti uyarıyoruz."

Moody's'in Kararı: Aklın yolu bir
Moody's'in Türk devlet kağıtlarının görünümünü negatife çevirme kararını da değerlendiren Öztrak, kamu kağıtlarının güvenilirliğindeki bozulmanın, Erdoğan'ın faizleri düşürün talimatına rağmen devletin ödediği faizin artmasına neden olacağını belirterek şunları söyledi:

"Bu kararın iki gerekçesi var. Birincisi daralan küresel likidite ve artan politik belirsizliğin yatırımcıların güvenine yaptığı negatif etkinin ülkenin dış finansmanını güçleştirmesi. Yani diyor ki, içeride hükümetin başı yaptığı açıklamalarla politik belirsizlik yaratıyor, dışarıda da dolar daralıyor; bu da yatırımcının güvenini azaltıyor. Bu durum senin çok yüksek olan finansman ihtiyacını karşılamanı güçleştiriyor.

İkincisi de politik türbülans nedeniyle artan belirsizlik sonucunda, yani bu ülkeyi içine soktuğun halde, büyümeyi destekleyecek yapısal reformların yapılamaması ihtimali var diyor. Aslında biz bunları hep söylüyoruz, aklın yolu bir.

Hükümetin başı dilini tutmazsa maliyet büyük olacak
İstikrarsızlık hızla artıyor. Hükümetin başı küfürden vazgeçmezse öfke ve kini unutmazsa, yani dilini tutmazsa; hükümet ekonomideki kırılganlıkları hafifletecek sürdürülebilir büyüme ortamına dönmeyi sağlayacak birinci, ikinci üçüncü nesil reformları biran önce uygulamaya koymazsa bu kırılganlıkların vatandaşlarımıza çıkaracağı bedel ağır olacaktır. Gelsin sözümüzü dinlesin, bu milleti ele güne muhtaç etmesin."

Ülke net hata noksanla finanse edilir hale geldi
Açıklanan cari açık rakamlarını da değerlendiren Öztrak, Şubat'ta net hata noksan kaleminden 2.2 milyar dolarlık giriş göründüğüne dikkat çekerek, son iki ayda bu kalemden 4.5 milyar dolar para girişi olduğunu söyledi. Öztrak, "Ülke net hata noksan kalemiyle finanse edilir hale geldi" diye konuştu.

Azmettirenler bulunmazsa, ana fail hükümetin başıdır
Faik Öztrak, Anayasa Mahkemesi'nin HSYK düzenlemesini kısmen iptal kararıyla ilgili bir soru üzerine, "Biz en baştan beri bu düzenlemenin yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü tehdit ettiğini söylemiştik. Anayasa Mahkemesi de böyle gördü demek ki" dedi. Öztrak, Anayasa Mahkemesiyle hükümet arasındaki gerilim nedeniyle Hükümetin AYM hakkında yeni düzenlemeler yapmaya yönelebileceğini belirterek, "Hoşunuza gitmeyen kararlar alındığında Meclisteki çoğunluğunuza güvenerek, yasaları değiştirerek çözmeye kalkarsanız ülkenin kredi notundaki görünüm önce negatife çevrilir, sonra notunuz bile düşebilir. Bunu söyleyince kızıyorlar ama oyunun kuralı bu. Ya hukuk devleti olacaksınız, sermaye size güven içinde gelecek ya da hukuku hiçe sayıp dışarıdan parayı yüksek faizlerle bulacaksınız. O da nereye kadar gider belli olmaz" dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yapılan yumruklu saldırı hakkında bir soruyu yanıtlayan Öztrak, "Bunun faillerinin ortaya çıkarılması lazım. Aksi takdire bu saldırganın kimin tarafından azmettirildiği ortadadır. Saldırıyı yapan birileri ile aynı ifadeleri kullanmaktadır. Hükümetin başı vatan haini demektedir, saldırgan da vatan haini olduğu için yumruk attığını söylemektedir. Onun için bir an önce kim tarafından yaptırıldığı ortaya çıkarılmalıdır. Aksi halde ana fail bellidir, o da hükümetin başıdır" diye konuştu.

    Cuma, 11 Nisan 2014 17:17

Bağlantılı Konular