"Gezi olayları üzerine İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor tam anlamıyla akla ziyandır"

"Gezi olayları sırasında gençleri öldüren, 8 bine yakın kişiyi yaralayan kolluk güçleri ve onlara vur emri veren en tepedekiler er veya geç bu ağır hak ihlallerinden ötürü yargı önünde hesap verecektir."

"Başka Berkinler, Ethemler, Ali İsmailler, Medeniler, Abdullahlar, Mehmetler ölmesin diye adalet mücadelemizi hayatın her alanında sürdürmeye devam edeceğiz."

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun yazılı basın açıklaması şöyle:

"Aralarında 14 yaşındaki Berkin Elvan'ın da bulunduğu yedi kişinin öldürüldüğü, 8 bine yakın kişinin yaralandığı, 10 kişinin gözlerini kaybettiği, bir kişinin dalağının alındığı Gezi olayları üzerine İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor tam anlamıyla akla ziyandır. "Bozacının şahidi şıracı" deyimini birebir karşılayan bu raporda açıkça insan aklı ve vicdanıyla alay edilmektedir.

Ali İsmail Korkmaz'ın dövülerek öldürüldüğü, Ethem Sarısülük'ün kameralar önünde infaz edildiği, İrfan Tuna'nın biber gazı, Berkin Elvan'ın gaz fişeğiyle hayatını kaybettiği olaylar sırasında polis memuru Mustafa Sarı da köprüden düşerek hayatını kaybetti. Müdahaleler sırasında Mehmet Ayvalıtaş bir aracın çarpmasıyla, Abdullah Cömert ise yine gaz kapsülüyle öldürüldü.

Türkiye genelinde, 17 Haziran 2013 tarihi itibariyle 3 bin 224 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar içinde taciz ve tecavüzle tehdit vakalarının çok azı basına yansıdı. İstanbul başta olmak üzere pek çok il ve ilçede fiilen Olağan Üstü Hal uygulamalarına başvuruldu.

Temel insan hak ve hürriyetleri rafa kaldırıldı. Yaşam hakkı, kişi güvenliği, toplu gösteri ve yürüyüş hakkı, ifade özgürlüğü en ağır şekilde ihlal edildi. Raporda polisin "münferiden" biber gazı ve su kullanmaya "tevessül ettiği" ifade edilmiştir. O "münferiden" kullanılan biber gazı yüzünden şahsen hastanelik olmuş biriyim.

Biber gazı fişeğiyle hemen yanımdaki gazeteci Ahmet Şık'ın başından yaralandığına tanığım. Protestolar sırasında bulunduğum Gezi Parkı'nda hiçbir şiddete başvurmayan yurttaşların canına kast edildiğine de tanığım. Bu olaylarda kullanılan şiddetin, yargısız infazın tanığı milyonlarca Türkiye yurttaşı bulunuyor. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin kendilerine bağlı kolluk güçlerini ve mülki amirleri korumak üzere hazırladıkları düzmece raporların hiçbir hükmü, iler-tutar yanı yoktur!

Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu ağır ihlalleri İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin akla ziyan raporuyla temize çıkarabileceğini düşünenler de büyük yanılgı içindedirler. Gezi olayları sırasında gençleri öldüren, 8 bine yakın kişiyi yaralayan kolluk güçleri ve onlara vur emri veren en tepedekiler er veya geç bu ağır hak ihlallerinden ötürü yargı önünde hesap verecektir.

Başka Berkinler, Ethemler, Ali İsmailler, Medeniler, Abdullahlar, Mehmetler ölmesin diye adalet mücadelemizi hayatın her alanında sürdürmeye devam edeceğiz."

    Cuma, 11 Nisan 2014 16:38

Bağlantılı Konular