Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mısır'a "siyasal idamları yapmayın" çağrısı

"Herkesin düşüncesini özgürce açıklayabileceği bir Mısır'ı arzu ederiz. O nedenle Mısır yöneticilerine CHP'nin, anamuhalefet partisinin genel başkanı olarak, siyasal idamları yapmayın çağrısında bulunuyoruz"


"27 Mart 2014′te AGİT'in bir  toplantısında  Türkiye Cumhuriyeti'nin büyükelçisi Reyhanlı'da 52 kişinin hayatını kaybetmesine ve 146 kişinin yaralanmasına neden olan bombalı saldırıların El Kaide unsurları tarafından yapıldığını söylüyor”

"Büyükelçisi  bu saldırının El Kaide tarafından yapıldığını açıkça söylüyor ve uluslararası tutanaklara geçiriyor. Acaba Başbakanlık koltuğunda oturan zat utanacak mı?"

"13 Mart 2014'te Dışişleri Bakanlığı makamında, Bakan dahil dört kişi konuşuyor; Suriye’ye saldırının yollarını arıyorlar."


"Biri diyor ki, "Ben oraya dört adam gönderir, Süleyman Şah Türbesi'ne saldırtırım." veya "Türkiye'ye sekiz füze gönderirim, savaş gerekçesi yaratırım" diyor. Dışişleri Bakanlığı bu görüşmeyi, konuşmayı  doğruladı. Devletin mahremi diye birşeyin kalmadığını öğrendik."

"Kendi askerini öldürteceksin, sonra "Suriyeliler öldürdü" diye oraya asker göndereceksin. AKP'ye oy veren vatandaşım sen vicdanını sorgula bakalım, ne oluyor bu ülkede?"

"Cumhurbaşkanı Gül, "içeriden bu dinlemeler yapılmıştır" diyor.  Bu daha da vahim. Nasıl olur da böyle bir dinleme yapılır. O zaman iş yine bize düşüyor. Sağır kulaklar duyuncaya, uyuyan vicdanlar uyanıncaya kadar çalışacağız. Onurlu duruşumuzu asla değiştirmeyeceğiz, çocuklarımız bizden güzel bir Türkiye bekliyor"


CHP Grubu’nda alkış ve "Başbakan Kemal" sloganları arasında görüşlerini açıklarken, Türkiye’nin demokrasi tarihine baktıklarında "toplumun vicdanını kanatan birden fazla olay" olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, bunların  "siyasi idamlar" olduğunu belirterek şunları söyledi:

"27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, 12 Mart'ta insanlarımızı idam ettik, siyasi düşünceleri nedeniyle. Bu idamlar toplumda çok derin yarılmalara yol açtı, hala tedavi etmiş değiliz. Türkiye'de idamlara son verildi. Bu bir olgunluk belirtisidir. Mısır'da 529 kişi idama mahkum edilmiş. Mısırlı kardeşlerimize sesleniyoruz; ister dünya tarihine bakın, ister Türkiye tarihine bakın, siyasi idamlar bir topluma asla huzur getirmemiştir. İdamlar toplumun vicdanında derin yaralar açmıştır. Bizim tarihimizde bunları görebilirsiniz, dünya tarihinde de görebilirsiniz. Bizim tarihi örnek göstermemin nedeni, bunun faturalarını yakın bir geçmişte ödemiş olan bir ülke olarak söylüyorum; eğer 529 kişi idam edilirse bu doğru değildir. Mısır'da barışı sağlayamazsınız, barışın yolu, huzurun yolu idamdan geçmez. Özgürlüklerin büyümesinden, genişlemesinden geçer. Herkesin düşüncesini özgürce açıklayabileceği bir Mısır'ı biz arzu ederiz. O nedenle Mısır yöneticilerine CHP'nin, anamuhalefet partisinin genel başkanı olarak, siyasal idamları yapmayın çağrısında bulunuyoruz."

Mahkemelerin idam kararı verdiği kişilerin, kendileriyle aynı dünya görüşünü paylaşmadıklarını da vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Ama biz idamların topluma getirdiği faturayı çok iyi biliyoruz. Bunun için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz" dedi.

Türkiye'nin Mısır'da dahil Ortadoğu'nun üç büyük ülkesinde, büyükelçisi olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Nasıl olur da üç büyük ülkede büyükelçimiz olmaz. Bunlardan birisi de Mısır. İktidarın söyleyecek sözü yok ama bizim var" ifadesini kullandı.

Kendilerinin Mısır'a heyet gönderdikleri zaman eleştirildiğini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, Mısır'da daha fazla demokrasi istediklerini söyledi.

Suriye politikası konusunda karşılarına önemli bir tablo çıktığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, parti olarak öteden beri hükümetin Suriye politikasını eleştirdiklerini, doğru olmadığını defalarca söylediklerini aktardı.

Bunu yaparken kendilerinin "Baasçı" olarak suçlandığını anımsatan Kılıçdaroğlu, tek istediklerinin Suriye’de akan kanın durması olduğunu kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Gelinen noktada önemli bir gelişme oldu. 27 Mart 2014′te AGİT'in bir toplantısı var. Türkiye Cumhuriyeti'nin büyükelçisi, eleştiriler üzerine alıyor ve şöyle söylüyor; "Reyhanlı'da 52 kişinin hayatını kaybetmesine ve 146 kişinin yaralanmasına neden olan bombalı saldırılar, El Kaide unsurları tarafından yapıldı. Bu El Kaide unsurlarının Suriye dışındaki operasyonudur." Başbakanlık koltuğunda oturan zat ne diyordu? CHP'yi suçluyordu. Peki Allah aşkına bu nedir? Türkiye Cumhuriyeti'nin büyükelçisi çıkıyor, bu saldırının El Kaide militanları tarafından yapıldığını açıkça söylüyor ve uluslararası tutanaklara geçiriyor. Acaba Başbakanlık koltuğunda oturan zat utanacak mı? Dış politikada halkına yalan söylemek olur mu? Hadi içeride söylersin, alıştık zaten. Dış politikada yalan söylenmez. En ağır eleştiriler yapıldı bize. Neredeyse bombayı bizim koyduğumuzu söyleyecekti."

"Güvenlik toplantısının illegal dinlenmesi"
13 Mart 2014'te bir başka olay yaşandığını da hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesine değindi.

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Dışişleri Bakanlığı makamında, Bakan dahil, dört kişi konuşuyor; Suriye'ye saldırının yollarını arıyorlar. "Nasıl saldıracağız" diye. Bunlardan biri diyor ki "Ben oraya dört adam gönderir, Süleyman Şah Türbesi’ne saldırtırım." Veya "Türkiye'ye sekiz füze gönderirim, savaş gerekçesi yaratırım" diyor. Emin olun ilk dinlediğimde bunun doğru olmadığına kanaat getirdim. "Böyle birşey olamaz" dedim. Arkadaşlar dediler ki "Biz de aynı görüşteyiz, bunu kullanmayalım." Ve kullanmadık. Fakat bir süre sonra Dışişleri Bakanlığı bu görüşmeleri doğruladı. İki açıdan sakınca var, bir travma yaşanıyor. Bir, devletin mahremi diye birşeyin kalmadığın öğrendik. Şimdi ben Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren değerli yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum; şu soruyu kendinize bir sorun, "devletin mahremi kalmadı" dediğiniz ortamda hükümette kim vardı. Devletin mahremi kalmadı dediğiniz ortamda bu konuşmalar nasıl yapılıyor. Kendi askerini öldürteceksin, sonra "Suriyeliler öldürdü" diye oraya asker göndereceksin. Sen vicdanını sorgula bakalım, ne oluyor bu ülkede?"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "içeriden bu dinlemeler yapılmıştır" şeklinde bir açıklaması olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu daha da vahim. Nasıl olur böyle bir dinleme yapılır. O zaman yapmamız gereken, yine bize iş düşüyor, yine biz çalışacağız, yine biz anlatacağız. Sağır kulaklar duyuncaya, uyuyan vicdanlar uyanıncaya kadar, çalışmalarımızı götüreceğiz. Asla moralimizi bozmayacağız, onurlu duruşumuzu asla değiştirmeyeceğiz, çocuklarımız bizden güzel bir Türkiye bekliyor" diye konuştu.

    Salı, 08 Nisan 2014 12:54

Bağlantılı Konular