"Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının değerini azaltmaya, küçük düşürmeye hiç kimsenin hakkı yok"

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesinin "Twitter" kararının ardından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) bu kararın uygulanması için başvuruda bulundu.


BTK'dan ayrılışı sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesine, "Twitter" konusunda başvuruda bulunan 3 kişiden biri olduğunu anımsatarak, Anayasa Mahkemesi kararının, bugün Resmi Gazete'de yayımlanmasının, yetkililere tebliğ hükmünde olduğunu ve derhal yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

Bu nedenle başvuruda bulunduğunu, konuyla ilgili diğer iki kuruma da başvuru yapacağını ve kararın gereği yerine getirilmediği takdirde suç duyurusunda bulunacağını ifade eden Tanrıkulu, "Çünkü açıkça "görevi kötüye kullanma" suçudur, bu saatten itibaren" diye konuştu.

Sezgin Tanrıkulu, şu görüşleri dile getirdi:

"Ağır insan hakkı ihlalinin tespitine, Anayasa Mahkemesi karar vermiştir. Dolayısıyla bu ihlal kararı halen devam etmektedir. Bunun yerine getirilmemesi "görevi kötüye kullanma" suçudur. Bu nedenle bu ihlale derhal, şu anda son verilmesi gerekmektedir. Bunu yerine getirmeyenler, bir avukat olarak söylüyorum aynı zamanda, bu işleri iyi bilen bir avukat olarak söylüyorum, "görevi kötüye kullanma" suçudur. Hiçbir siyasetçi, memurların arkasında durmaz. Tekrar sesleniyorum. Hem Tayfun Acarer'e, hem Cemalettin Çelik'e, hem de ilgili memurlara sesleniyorum. Bu kararın gereğini derhal yerine getirin."

Anayasa Mahkemesinin kararının içeriğinin herkesi bağlayacağını belirten Sezgin Tanrukulu, "En başta da hukuk tanımayan Başbakan'ı bağlar. Recep Tayyip Erdoğan'ı bağlar. Dolayısıyla hem bu yasak bakımından hem de bundan sonraki yasaklar bakımından yol gösterici bu kararın, Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri bakımından derhal uygulanması lazım" ifadesini kullandı.

BTK Başkanı Acarer ile görüşemediğini, 15.30 için kendisine randevu verildiğini ancak başvuru evrakını kayıttan geçirdiğini anımsatan Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı vermesindeki bir nedenin de Ankara 15. İdare Mahkemesi kararının uygulanmaması olduğunu kaydetti.

Twitter'a tedbir amaçlı erişim engelinin, seçim öncesi olmasını eleştiren Sezgin Tanrıkulu, "Hem siyasi partiler, hem aday olan siyasetçiler, hem de insanlar görüş oluşturma konusunda bu imkandan yoksun kalmışlardır. Anayasa Mahkemesi, bunu da tartışmıştır ve "ifade özgürlüğünün ağır bir ihlali" demiştir. Bu ihlal şu an itibarıyla devam ediyor. O nedenle kalkması lazım" diye konuştu.

Bu kalkmadığı takdirde suç duyurusuna bulunacaklarını söyleyen Tanrıkulu, "Bu "Anayasa'yı ihlal" suçudur artık. Anayasa Mahkemesi, şu anda bütün yurttaşlar bakımından bir Anayasa’yı ihlal suçunun oluştuğunu ve devam ettiğini söylemiştir. Anayasa'nın 26. maddesinin ihlal edildiğini ifade etmiştir. Her 3 kuruma da bildirimde bulunmuştur, "Bu yasağı kaldırın" diye. Resmi Gazete'de yayımlandığına göre, bu tebliğ hükmündedir ve derhal yerine getirilmesi lazım. Bu an itibarıyla yerine getirilmesi lazım. Suçtur, "Anayasa'yı ihlal" suçudur. Başbakan bakımından da bu suç işlenmiştir, yerine getirmeyen görevliler bakımından da aynı şey söz konusudur" dedi.

"Suç duyurusu için ne kadar bekleyeceksiniz" sorusu üzerine Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:

"Görev yapan memurların, bizleri adliye önüne götürmemesi lazım. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin üstünde bir mahkeme yok Türkiye’de. Anayasa Mahkemesinin kararları, yasama organını da bağlar, yürütme organını da bağlar, yargıyı da bağlar, bütün kurumları bağlar. Bunun üstünde bir organ yok. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin kararlarının değerini azaltmaya, küçük düşürmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bu hukuk devletini çok derinden yaralar. Bakalım Başbakan ne diyecek? ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımıyorum’ mu diyecek?"

    Perşembe, 03 Nisan 2014 13:55

Bağlantılı Konular