Kemal Kılıçdaroğlu Sivas'ta, Başbakan'ın fezlekesini beklediklerini söyledi

"Sende bir parça insanlık onuru kaldıysa hemen ayrıl. Mahkemeye git, Mahkemeye gitmezsen, aklanmazsan, söylediğim gibi, hırsızdan başbakan olmaz. Şimdi namuslu, yürekli, vatansever, düzgün, kul hakkından yana olan, cumhuriyet sevdalısı bir başsavcı daha bekliyorum. Başçalan için fezleke bekliyoruz. İhaleye fesat karıştırmaktan, rüşvet alanları korumaktan fezleke bekliyoruz. Bu ülkenin irfanına güveniyorum, inanıyorum. Onun da fezlekesi gelecek, o da hesap verecek"


"Egemen Bağış var ya "Bakara mı makara mı?" diyor. "Ben her cuma günü giriyorum Google'a bir ayet buluyorum sallıyorum" diyor. "Sen de salla" diyor. Sivas'ın vicdanına sesleniyorum. Düne kadar bunlara, "alnı secdede" diyordunuz. Gerçeği gördünüz mü? Dini, inançları siyasete alet ediyorlardır bunlar. Bunların Allah’tan korkusu yok, kuldan da utanmaz bunlar."

"Bu ülkenin tarihinde görülmemiştir,  ilk kez tanık olunuyor, bu ülkede Allah’ın kelamıyla dalga geçiliyor, dalga geçen Adalet ve Kalkınma Partisi'dir, o partinin rüşvete bulaşmış bakanıdır"

Miting meydanındaki, "Sizin çocuklar çaldı, bizim çocuklar öldü" pankartı okuyan Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir çocuğun ölmemesi için mücadele ettiklerini söyledi.

"Çiftçi mazotun litresinin neden 5 liraya alıyor.  Kendisi, oğlu, aile boyu, bakanları milyar dolarları götürülerse faturayı elbette size çıkaracaklar. CHP iktidarında mazot çitçiye birbuçuk liraya verilecek"

"Ben bunların bütün kirliliklerini meydan meydan gezip halkıma anlatacağım, sonra sandığa gideceğiz, haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız"

Kılıçdaroğlu, Sivas Cumhuriyet Meydanı’ndaki coşkulu, sık sık alkış ve sloganlarla kesilen, "Başbakan Kemal" sloganlarıyla devam eden konuşmasında, "Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak, hesabını sormak için inşallah halkın desteğiyle başbakan olacağım ve Sivas’a Başbakan olarak de geleceğim" dedi.

Sivas ile CHP arasında güzel bir ilişki olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi;  "Sivas, 4 Eylül 1919 bağımsızlık ateşinin yakıldığı yerdir. Bağımsız bir devletin kurulması için ilk kez milli iradenin ortaya çıktığı kenttir. Demir yolunun, fabrikaların geldiği kenttir. Bu, "CHP'nin bir dikili ağacı var mı?"diyor. Sözde bizim tarihi bize anlatacak. Sen kendi tarihini bilmiyorsun zaten. Bu ülkede ilk uçak fabrikasını yapan parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede kendi parasını basmak için Merkez Bankası'nı kuran parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kuran parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede aydın din adamları yetişsin diye imam hatipleri kuran parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunu alan parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede bir metre demiryolumuz yokken ülkeyi demir ağlarla ören parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını arayan parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede inancı, kimliği ne olursa olsun herkesi kucaklayan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir, halkın partisidir. Bu ülkede toplu iğne yapılamazken demir çelik fabrikalarını kuran parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede şeker üretilemezken Anadolu’nun her tarafında şeker fabrikalarını kuran parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkede her kuruşun hesabını halka vermeyi namuslu görev kabul eden parti, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu ülkede, tarihinde görülmemiştir ilk kez tanık oluyor, bu ülkede Allah'ın kelamıyla dalga geçen parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'dir."

Miting meydanını dolduran coşkulu vatandaşlara internete düşen ses kayıtlarını dinleyip dinlemediklerini soran Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Ses kayıtlarını duydunuz değil mi? İnternete girin. Egemen bağış var ya "Bakara mı makara mı?" diyor. "Ben her cuma günü giriyorum google'a bir ayet buluyorum sallıyorum" diyor. "Sen de salla" diyor. Sivas’ın vicdanına sesleniyorum. Düne kadar bunlara ne diyordunuz? "Bunlar alnı secdede"diyordunuz. Gerçeği gördünüz mü? Dini siyasete alet ediyorlar, inançları siyasete alet ediyorlardır bunlar. Bunların Allah'tan korkusu yok, kuldan da utanmaz bunlar. Bunu söyleyen kişi, aynı zamanda rüşvetten yargılanan kişi. Allah'ın kelamıyla dalga geçen kişi, şu anda AKP'de milletvekili. Elinizi vicdanınıza koyun, Cumhuriyet Halk Partisi'nin herhangi bir ilçe başkanının ağzından böyle bir laf çıksa ne olurdu? Türkiye'de kıyamet kopardı. Meydan meydan gezerdi "CHP var ya, şu CHP görüyorsunuz neler yapıyorlar" derdi. Bu Adalet ve Kalkınma Partisi var ya bu parti, partiye oy verenlere saygım var, başındaki adama söylüyorum kul hakkı yiyen, yetim hakkı yiyen, köşeyi dönen sen, milletin çocuğunu işsiz bırakan sen. Bunların bir milletvekili vardı, 17 Aralık'tan sonra bizim günah işleme özgürlüğümüzü elimizden aldılar dedi. Böyle bir laf millete söylenir mi? Çıkıp söylüyor meydanda. Günah işleme özgürlüğü mü olur Allah aşkına?"

Kılıçdaroğlu, günah işleme özgürlüğünün hiçbir dinde ve inançta olmadığını belirterek, "Ama bunlar, "biz malı götürüyoruz, niye müdahale ediyorsunuz, neden bunu millete açıkladınız?" demek istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece, biz de halkın partisi olduğumuz sürece ben bunların bütün kirliliklerini meydan meydan gezip halkıma anlatacağım, emin olun bunu yapacağım" dedi.

Çiftçinin mazotun litresinin neden 5 lira olduğunu sorması gerektiğini belirten  Kemal Kılıçdaroğlu, "Kendisi, oğlu, aile boyu, bakanları milyar dolarları götürülerse faturayı bir yerden çıkaracaklar. Kime çıkarıyorlar? Size çıkarıyorlar" dedi.

"Yeni bir Türkiye"
Alandakilere "hesabını soracak mısınız?" diye soran ve "söz" yanıtını alan Kılıçdaroğlu, kendisinin de bunun hesabını soracağını söyledi.

"Siz böyle slogan atarsanız, o gider bunun patentini alır. Ondan sonra slogan atarsanız sizden parasını ister. Onların hayatı, dünyaları para üzerine kurulu" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Emin olun ben anlatırken utanıyorum onlar çalarken utanmıyor. Ben anlatırken sıkılıyorum, onlar çalarken sıkılmıyor. O nedenle söylüyorum. Yeni bir Türkiye'yi, güzel bir Türkiye'yi ayağa kaldıracağız. Bunun yolu şudur. Yeni bir siyaset anlayışını egemen kılmak istiyoruz. Hangi partiden olursa olsun geçmişte Milliyetçi Hareket Partisi'nden, Doğru Yol Partisi’nden, Anavatan Partisi'nden, Demokrat Parti'den hatta iktidara oy veren saygıdeğer Adalet ve Kalkınma Partisi'nden olan her yurttaşıma sesleniyorum. Sen kul hakkı yemeyen bir siyaset mi istiyorsun? Sen toplanan her kuruşun hesabının vatandaşa verildiği bir siyaset mi istiyorsun? Sen herkesin işi herkesin aşı olsun bu toplum mutlu olsun mu istiyorsun? Sen, her evde huzur, barış olsun bunu mu istiyorsun? Sen işsizlik olmasın, herkesin işi olsun bunu mu istiyorsun. Yer, adres belli ayın 30′u geliyor kol kola gireceğiz, barış içerisinde, huzur içerisinde geleceğimiz olacak. Varlık içinde sandığa gideceğiz. Bir demokrasi şöleni içerisinde. Sandığa gideceğiz, haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kurmak için halktan yana politika kurmak için."

Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, 4 eski bakan hakkındaki fezlekelere dikkat çekerek, "Şimdi namuslu, yürekli, vatansever, düzgün, kul hakkından yana olan, Cumhuriyet sevdalısı bir başsavcı daha bekliyorum. Başçalan için fezleke bekliyoruz. İhaleye fesat karıştırmaktan, rüşvet alanları korumaktan fezleke bekliyoruz. Gelir mi? Bu ülkenin irfanına güveniyorum, inanıyorum. Onun da fezlekesi gelecek, o da hesap verecek" diye konuştu.

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un, istifa ettikten sonra hakkındaki yolsuzluk suçlamalarını açıklığa kavuşturmak için mahkemeye başvurduğunu ve aklandığını aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bu başçalan mahkemeye başvurur mu? Aklanmak ister mi? Bir adamın alnında kara leke varsa o aklanamaz zaten. Onun için cesaret edemiyor. Düzgün adamsan, adam gibi adamsan "bunlar iftira" diyorsan, hemen mahkemeye başvurursun. "Ben aklanmak istiyorum, iftira atanlardan hesabını sormak istiyorum" dersin. Yapabilir mi? Yapamaz. Diyor ki, "bunları paralel devlet yaptı."O bakanların koluna 700 milyarlık saati paralel devlet mi taktı? Başbakanın oğlunun evine 1 milyar dolar parayı, paralel devlet mi koydu? Başbakana sabahın 8'inde telefon ettirip "oğlum paraları sıfırla" diye paralel devlet mi tavsiye etti? Bakanların çocuklarının yatak odalarına para kasalarını paralel devlet mi koydu? Kasaların içine milyon dolarları paralel devlet mi yerleştirdi? Bu sorulara cevap veriyor mu? Cevap veremediği için ben ona ‘başçalan’ diyorum. Bir tarih vereceğim çok önemli; 18 Nisan 2013. Milli İstihbarat Teşkilatı, bu başçalanın önüne 3 sayfalık bir rapor koyuyor. Raporda diyor ki Rıza Sarraf ile senin bakanların ilişkileri var. Eğer bu ortaya çıkarsa hükümet zor durumda kalabilir. 18 Nisan, mayıs, haziran temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım ve 17 Aralık… Bir şey yapıyor mu? Haberi var, biliyor. Onun için ben "başçalan" diyorum. Balık baştan kokar. Bakan diyor ki, "O götürüyor, ben niye götürmeyeyim." O da götürüyor. Banka genel müdürü de diyor ki, "Başbakan götürüyor, bakanlar götürüyor, benim de götürmem lazım" diyor. "Benim günahım ne?" O nereye götürüyor? Ayakkabı kutularının içine."

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren yurttaşlara seslendiğini ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, kul hakkı yiyen, halkı ayrıştıran ve hesap vermeyenlerin eleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Yaşamlarını yitiren Berkin Elvan ve Burak Can Karamanoğlu ile şehit polis memuru Ahmet Küçüktağ için başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, "Allah, hiç kimseye evlat acısı vermesin. En ağır acılardan biridir. Ama o ne yapıyor? Ayrıştırıyor, bölüyor. 15 yaşındaki bir çocuk miting meydanlarında yuhalatılır mı? Allah aşkına, Allah'ın rahmetine kavuşan bir çocuğa bunu nasıl yapabilirsiniz? Bunu yapan insanda ahlak, vicdan olur mu?" dedi.

Alandaki "Sizin çocuklar çaldı, bizim çocuklar öldü" yazılı pankartı okuyan Kılıçdaroğlu, hiçbir çocuğun ölmesini istemediklerini dile getirerek, hırsızlığın babadan evlada geçtiğini, evlattan babaya geçmediğini söyledi.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 21 Mart 2014 11:13

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica