Kemal Kılıçdaroğlu: "Ben halkıma güveniyorum"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş ve diğer ilçe adayları ile seçim turu yaptı. Planlanmamış coşkulu bir miting yapan Kemal Kılıçdaroğlu, "Başbakan Kılıçdaroğlu" sloganları üzerine, "O da olacak inşallah" dedi.


Ankara'nın yanı sıra Türkiye’yi de "adam gibi" yöneteceklerini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'de de her kuruşun hesabını vereceğiz. Orada da göreceksiniz, bunlar kaçacak yer arayacaklar. Tuzluçayırlılara sözüm; Bu adam, bu zat, dünyanın neresine kaçarsa kaçsın, getireceğim ve hesabını soracağım" dedi ve şunları söyledi;

“İnşallah bir dahaki sefere Tuzluçayır'a Başbakan olarak geleceğim. Buna inanıyorum, buna güveniyorum. Çünkü ben halkıma inanıyorum, çünkü ben halkıma güveniyorum. Size inanıyorum, size güveniyorum. Tek güvencem sizsiniz.

Güzel bir anaokulu sorusu var. En çok hangisi çalar diyor. A) Telefon zili. B) Kapı zili. C) Saat zili. D) Tayyip. En çok hangisi çalar? Siz vallahi benden iyi biliyorsunuz. Ankara'yı gerçek anlamda bir Ankara yapacağız. Ankara'yı gerçek anlamda bir Ankaralı yönetecek. Ankara'yı dürüst ve namuslu kişiliğiyle bilinen bir kişi yönetecek. Ankara'yı Ankara'yı seven birisi yönetecek. Ankara’yı Ankaralıları seven birisi yönetecek. Ankara'yı Ankaralılara hesap vermeyi namuslu görev kabul eden birisi yönetecek. Ankara'yı inşallah Mansur Yavaş yönetecek.

Ankara'yı birisi yönetiyordu adını söylemek istemiyorum. Allah aşkına ondan bıktınız mı? Eskilerin tamamını şöyle bir süpüreceğiz, tamamını bir göndereceğiz. Gökçek gidecek Mansur gelecek. Ankara'yı bir köye döndürdüler. Sosyal hayatını bitirdiler, kültür hayatını bitirdiler. Ankara gerçek anlamda Türkiye'nin başkenti olacak. Bağımsızlık savaşımızın merkezi olan Ankara’yı yücelteceğiz ve büyüteceğiz. Mansur başkan diyor ki, herkese hizmet vereceğim. Bana oy versin vermesin bütün Ankaralıların başkanı olacağım diyor. Ve tabi Ankara'yı adam gibi yöneteceğiz Türkiye'yi de öyle yöneteceğiz. Türkiye'de de her kuruşun hesabını vereceğiz. Orada da göreceksiniz bunlar kaçacak yer arayacaklar. Tuzluçayırlılara sözüm o adam, bu zat dünyanın neresine kaçarsa kaçsın getireceğim ve hesabını soracağım.

Buradan AKP'ye oy veren saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum. Ben hükümeti eleştirirken sakın ola ki o yurttaşlarımız bunu üstüne almasınlar. Ben o yurttaşlarımı seviyorum. Onlar demokrasinin gereği olarak gidip oylarını kullandılar. Ama 17 Aralık bir gerçeği ortaya çıkardı. Neydi o gerçek? Bir; diyorlardı ki biz yolsuzlukları önleyeceğiz. Oy istediler. Biz yoksulluğu önleyeceğiz dediler oy istediler. Biz yasakları kaldıracağız, özgür bir Türkiye yaratacağız dediler yeni yasaklar getirdiler. 17 Aralık bunların kimliğini ortaya çıkardı. Şimdi ben o yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum ayın 30'unda sandığa gideceğiz. İki seçeneğimiz var. Ya helalden yana oy kullanacağız ya haramdan yana. Hangisinden yana oy kullanalım. Helalden yana öylemi? Oyumuzla demokrasiyi ödüllendireceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Temiz siyasetin yolunu açacağız. Halka hesap veren siyasetin yolunu açacağız. En büyük arzum bu, en büyük hedefim bu. Her ailede huzur olsun istiyorum. Herkesin gelecek güvencesi olsun istiyorum. Hiçbir çocuk yatağa aç girmesin istiyorum. Benim en büyük arzum bu.

Aile sigortasını getireceğiz. Sözüm sözdür aile sigortasını getireceğiz dedim. Geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan bütün evlerde ailelerin sigortası olacak ve her ay asgari ücret tutarında bir miktar kadının banka hesabına yatırılacaktır. Ve ben bunun sözünü vermiştim. Bana dediler ki, parayı nereden bulacaksın? 17 Aralık gösterdi götürdükleri malın miktarı 247 milyar. Eski parayla 247 katrilyon. Şimdi paranın kaynağını öğrendiniz mi? Malı götüreni öğrendiniz mi? Ben size söz veriyorum verdiğim her sözün arkasında duracağım. Aile sigortasını getireceğim o paraları hortumlayanların burnundan fitil fitil getirip halka vereceğim.

Tabi ben Ankara'yı yönetecek kişiyi söyledim. Bir de Mamak'ı yönetecek birisi lazım. Hep diyordunuz ya bu gençler niye siyasette yok. İşte genç. E Allah'ı var aynı zamanda yakışıklı. İyi eğitim almış, Mamak'ı Ankara'nın incisi haline getirecek. Bakınız, Yenimahalle Belediye Başkanımız burada, Yenimahalle'yi gerçekten iyi konuma getirdi. Aynı şeyi şimdi Coşkun Torun yapacak. Ben ona güveniyorum. Sizde güveniyor musunuz? O zaman ayın 30’unda sandığa gideceğiz. Kavga etmeden, barış içinde, kol kola omuz omuza bir bayram havası gibi, bir demokrasi şöleni gibi gideceğiz haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız. Söz mü? O nedenle 30 Mart bizim için çok önemli. Demokrasimiz için çok önemli. Ankaramız için çok önemli, Mamak için çok önemli. Elbirliğiyle gönül gönüle. Hiçbir provokasyona girmeyeceğiz ve katılmayacağız. Çok dikkatli olacağız. Çünkü Abbas yolcu her an provokasyon yapabilir. Çok dikkatli olacağız.

Siz böyle slogan atarsanız o gider patent enstitüsüne başvurur bunun beraatını alır emin olun bir daha slogan atarsanız sizden parasını ister. Onun unvanını sadece Mamak bilmiyor, sadece Ankara bilmiyor, sadece Türkiye bilmiyor. Artık bütün dünya onun unvanını biliyor.

Geçenlerde bir vatandaş demiş ki ya gidiyim şu başçalanın bir mitingine katılıyım demiş. Bakalım bu kadar malı götürdü millete ne söyleyecek. Gitmiş şöyle uzaktan dinliyor bir bakmış ceplerine cüzdan gitmiş. Fakat korkudan hırsız var diyemiyor. Dese dayak yiyecek. Geldiğimiz hal bu. Onun için söylüyorum 30 Mart önemli. Demokrasimiz için önemli, ülkemiz için önemli, çocuklarımız için önemli. Bakın dün 18 Mart Çanakkale Zaferinin 99. yıldönümüydü. Dedelerimiz Çanakkale’de kucak kucağa yatıyorlar. Hiç ayrım yapmadılar. Senin etnik kimliğin bu, senin inancın bu demediler. Ulusal bağımsızlık savaşının ilk noktasıdır orası. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının ilk mücadelesidir orası. Şehitlerimiz bizim şehitlerimizdir. Onlar bize güzel bir Türkiye bıraktılar. Şimdi benim ahdim, bizim ahdimiz, bizim hedefimiz bizde çocuklarımıza daha güzel bir Türkiye bırakacağız, daha özgür bir Türkiye, daha demokrat bir Türkiye bırakacağız.

Ayrılık yapacağız. Hiç kimseyi kimliğinden ötürü, inancından ötürü ayrıştırmayacağız. Bunun sözünü veriyorum. Bu ülkede yaşayan 76 milyon yurttaşın benim başımın üstünde yeri var. Çünkü biz halk partisiyiz. Çünkü biz halkın partisiyiz.

Düne kadar kadının başörtüsü üzerinden siyaset yapıyorlardı. Onu da elinden aldım. Kadın kardeşlerime sesleniyorum. İster başınız açık olsun, ister kapalı olsun bütün kadınların, bütün hanımların, bütün bayanların benim başımın üstünde yeri var. Ayrılık yok bizde.

Birleşe birleşe kazanacağız. Ülkesini seven bütün vatandaşlarımı Cumhuriyet Halk Partisi'nin çatısı altında bekliyorum. Eğer daha güzel bir Türkiye istiyorsanız gelin. Huzur içinde bir Türkiye istiyorsanız gelin. Açlığın, yoksulluğun olmadığı bir Türkiye istiyorsanız gelin Cumhuriyet Halk Partisinin şemsiyesi büyüktür, geniştir, halkın partisidir. İster doğu, ister batı, ister güney, ister kuzey 76 milyon yurttaşımı kucaklıyorum ben.

Şimdi sözü Mansur Başbakana vereceğim. Bakalım Mansur Başkan neler vaat ediyor.


Mansur Yavaş: Sayın Genel Başkanım, çok değerli Mamaklılar hepinize ve saygılarımı sunuyorum. Biliyorsunuz televizyonlarda vaatlerimizi söylüyoruz. İmarla ilgili rantı söylüyoruz imar rantı yok demiyorlar. Bu rantı belediyeye aktaramazsın diyorlar. Peki bu imar rantı yani sadece 30 değişiklikteki imar rantı 18 katrilyon birilerinin cebine aktarılınca oluyor da belediyeye aktarınca mı problem oluyor Sayın Gökçek? Ben yuh çekmek yerine yuh çeken herkesten 5'er ilave oy istiyorum. Çünkü hedefimiz en az %51. En az %51 Ankara'da oy istiyoruz. Ve ben diyorum ki, bu imar rantlarının hepsi belediyeye aktarılacak. İnsan hakkı olan ulaşım ve su ucuzlayacak. Sayın Gökçek ucuzlatamaz diyor. Ucuzlatacağım! Buna söz veriyorum ucuzlatacağım. Herkesin yoğurt yiyişi farklı. Siz birilerine imar rantı verirsiniz, fakir fukaraya sadece yardım gönderirsiniz. Biz o yardımların daha fazlasını yapacağız. Ancak o ailelerin çocuğunu iyi yetişmiş birer birey olarak yetiştirmek suretiyle inşallah şehrin Çayyolu istikametindeki insanların çocukları istikballerini nasıl garanti ediyorsa bu insanların çocuklarının da istikballerinin garanti olması için uğraşacağız. 10 yıl sonra artık onlar her gün balık alan insanlar değil, artık balık tutmasını bilen, başkalarına da balık ikram eden insanlar olacak. İnsan onuruna en yakışan şey budur. Emeğiyle kazanacak, alın terini istediği gibi harcayacak. Bizim belediyecilik anlayışımız budur.

Sayın Genel Başkanımın yanında daha fazla uzatmak istemiyorum. Bütün hareketlerimiz, bütün icraatımız vatandaştan yana olacak. Bunlar artık bir takım çevrelerin insanları olmuşlar. Astıkları afişlerde benim başkanım diyor. Hayır bunu kabul etmiyoruz. Hepinizin başkanı olacağız, herkesin başkanı olacağız inşallah. Artık Ankara belediyesinde öteki yok. Benden olmayan diye bir şey yok. Ortak akılla, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, meslek odalarıyla işbirliği yapıp ortak akılla bu kenti hep birlikte yöneteceğiz arkadaşlar.

Biliyorsunuz bu bölgede birçok kentsel dönüşüm mağdurları var. Eleştiriyoruz bazı şeyleri. Çünkü belediyenin önceliği olması lazım. Önce siz kentsel dönüşüm mağdurlarının mağduriyetini ortadan kaldıracaksınız ondan sonra fantezi projelerle uğraşacaksınız. Sizlerin vergisiyle maaş alıyoruz, sizlerin vergisiyle personel maaşını ödüyoruz, sizlerin vergisini harcıyoruz. Biz şehreminiyiz. Dolayısıyla harcayacağımız parayı cebimizdeki para gibi özene özene harcamak zorundayız. Bundan dolayı yapacağımız her işten sizin haberiniz olacak, sizin onayınız olacak. Belediyeyi uluslararası denetim firmalarının incelemesine açacağız. Kendimizi kontrol ettireceğiz. Yarın sizin belediye başkanınız olarak karşınıza çıktığımız zaman ne kendi başımızı eğeceğiz, ne de siz destek olan değerli Mamaklıların söz veriyorum başını eğdirmeyeceğiz.

Son olarak şunu söylüyorum. Biliyorsunuz Beypazarı'nda 10 yıl belediye başkanlığı yaptım. Orada başkalarının yardımına ihtiyaç duyan insanları, belki tarlada çalışan insanların her birini birer iş kadını yaptık. Yanlarında 15 – 20 tane insan çalışır hale geldi ve sonuç itibariyle bugün hane halkı araştırmasında Çankaya’dan sonra Beypazarı ikinci sıraya geldi. İşte bu başarıyı şimdi Ankara için uğraşacağız, Ankara için yapacağız.

Sayın Genel Başkanım, sonuç olarak etrafımızı değil, esnafı zengin edeceğiz. Kendimizi değil, kentimizi zengin edeceğiz. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum Allah’a emanet olun diyorum.


Kemal Kılıçdaroğlu: Öyle anlaşılıyor ki sizin tamamınızı Silivri'ye göndermemiz lazım. Korsan bir miting yapıyorsunuz. Çünkü 360 derece her taraf dolu. Vatandaşların tümüne hitap etmekte zorluk çekiyorum. Bir şeyi söyleyeyim sözümü bitirmek istiyorum.

Bir, siyasette siyasetçi zenginleşirse bilin ki halk fakirleşir. Bunu unutmayın. Onlar zenginleştiler siz fakirleştirdiniz. Tabloyu tersine dönüştüreceğiz. Düzgün bir siyaset için var mısınız? Kul hakkı yemeyen bir siyaset için var mısınız? Güzel bir Ankara için var mısınız? Çağdaş bir Ankara için var mısınız? Özgür bir Ankara için var mısınız? Barış içinde yaşadığımız bir Ankara için var mısınız? O zaman ayın 30’unda sandığa gideceğiz. Omuz omuza, kol kola, barış içinde, bir demokrasi bayramı içinde gideceğiz. Mührümüzü alacağız Altıok’un üstüne basacağız.

Bizim bir hedefimiz var. Her bireyin mutlu olduğu bir Türkiye. Nazım'ın söylediği gibi herkes bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşamalı. Bizim amacımız o. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimsenin siyasi görüşü, inancı, mezhebi ayrımı yapmaksızın 76 milyon yurttaşımı aynı havayı teneffüs eden bütün yurttaşlarımı bir orman gibi kardeşçe yaşatmak için yola çıktık, yola devam ediyoruz. Tek güvencem sizlersiniz. Bu işin teminatı sizlersiniz.

Mansur Başkanı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için, Coşkun Başkanı Mamak Belediye Başkanlığı için size emanet ediyorum, sizi de Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun diyorum.

    Çarşamba, 19 Mart 2014 18:27

Bağlantılı Konular