”Bir valiye ayakçılık yakışmaz”

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Koç, toplantı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Taksim Gezi Parkı odaklı olaylara değinen Koç, uykusuz bir gece geçirdiklerinin altını çizdi.

“Ortak insanlık değerlerine inanan, hür ve demokratik tüm kamuoyları için bir duyuruda bulunmak istiyorum” diyen Koç şunları söyledi;

“Türkiye, tiranlık hırslarının esiri olmuş ve siyasi etik değerlerini tamamen kaybettiği anlaşılan bir Başbakan eliyle ağır bir faciaya sürüklenmektedir. Başbakan elinin altındaki ancak bir diktatörün sahip olabileceği devasa propaganda aygıtını kullanarak, gerçekleri çarpıtmakta, hem Türkiye hem de dünya kamuoyuna açıkça yalan söylemektedir. Tarih boyunca sayısız mazlum ve mağdurlar yaratmış, facialara yol açmış, insanlığın lanetlediği en acımasız ve en ahlaksız  provokasyonların benzerleri bugün bizzat Başbakan tarafından Türkiye’de yapılmaktadır. Kutsallarımız, mabetlerimiz, mukaddeslerimiz, dini değerlerimiz üzerinden acımasızca provokasyon yapacak ölçüde vicdanını karartmış ve bu işe başkoymuş bir Başbakanın bundan sonrasında ne gibi bir sahneyi planlayacağını, hangi yalan ve iftiralara başvuracağını bugünden kestirmek imkansızdır. ”

Başbakanın halkın bir kesimine düşman gözüyle baktığını belirten  Koç, bunu sözlerine ve eylemlerine de yansıttığını söyledi.

“Kim, halkı düşman olarak görüyorsa bilin ki o halk düşmanıdır” değerlendirmesini yapan Koç, evrensel bir gerçek olarak, halk düşmanlarının sadece demokrasilerde değil, bütün rejimlerde yönetme meşruiyetinin olamayacağını bildirdi.

”Ezemeyeceksin sayın Başbakan. Bu talepleri susturamayacaksın…”
Başbakanın yüzleşmesi gereken en acı gerçeğin bu olduğunu belirten Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkını düşman görenlerin, dünyanın neresinde olursa olsun yönetme meşruiyetleri yoktur. En temel demokratik hak taleplerini, acımasız bir şekilde cezalandıran Başbakanın meşruiyeti söz konusu bile değildir. Bu aşamaya gelinmiştir. Türkiye’de ciddi bir meşruiyet tartışması başlamıştır, başlamak zorundadır. Bu yöntemleri kullanan, bu yöntemleri icraate döken bir Başbakanın yönetme meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye’nin, sayısız badireler atlatarak, bedeller ödeyerek, bugüne kadar getirdiği demokratik birikim, patolojik tiranlık, diktatörlük heveslerine asla kurban edilemez. Türkiye’nin geleceğinin teminatı ve dünyaya açılan yüzü olan, gurur verici bu yeni küresel kuşağı, bir diktatörün ayakları altında ezdirmeme kararlılığımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Ezemeyeceksin sayın Başbakan. Bu talepleri susturamayacaksın. Aksi yönde gittiğin sürece meşruiyetin daha da bir sorgulanır hale gelecek, kendi kuyunu kazacaksın.”

Koç, CHP olarak meşru demokratik hakların kullanılmasının engellenmesine asla müsaade etmeyeceklerini yineledi.

Adaletin, hak ve hukuka uygunluk demek olduğunu hatırlatan Koç, “Adaletin zıttı, zulümdür, baskıdır. Halkına zulüm yapan, adaletli davranmayan, inançlarımız çerçevesinde de en çok kullandığı söz olan ‘Yaradılanı Yaradandan ötürü seviyoruz’ sözündeki Yaradana da karşı gelmektir. Bir insan hem inançlı, hem münafık olamaz. Bu kelimeleri bilerek, seçerek kullanıyorum” dedi.

“Bugünkü direnişin, Başbakanın eseri” olduğunu belirten  Koç, “Yaptığı tüm hukuksuzlukların, haksızlıkların, yarattığın tüm ayrımcılığın, baskının, ötekileştirmenin, şiddet söyleminin, yaşam tarzı dayatmasının, cumhuriyet değerleriyle hesaplaşma gayretlerine karşı birikmiş bir ortak tepkidir” ifadesini kullandı.

”Cumhurbaşkanının takdiridir…”
Dünkü olaylar çerçevesinde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun meşru siyaset mekanizmalarının,  anamuhalefet partisi tarafından işletilmesine dönük, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den “Liderler zirvesini toplaması” yönünde bir talebi olduğunu anımsatan Koç, “Biz meşru siyasi mekanizması içerisinde anamuhalefet partisi olarak o aşamada bir görev yaptık, çağrıda bulunduk. Sayın Cumhurbaşkanının takdiridir, farklı değerlendirmiştir” dedi.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ya yönelik eleştirilerde de bulunan Koç, “Sosyal medya aracılığıyla kanarya sesleri, arı vızıltıları söylemleri, yaprak yeşili, bahar sabahı söylemleri, ucuz sözler ve ondan sonra Taksim Meydanı’nda çok kolaylıkla enterne edebilecekleri marjinal olarak ifade ettikleri 3-5 kişiyle kovalamaca oynama, molotof atmaca, su sıkmaca oynama. Enterne edemiyorlar. Bir bahane yaratmaya çalışıyorlar. Amaç; dünyanın en haklı, en gurur verici, en temiz, en dayanışmacı, en şiddetten uzak, en paylaşımcı tepkisini gösteren o insanlara karşı müdahalenin bir müdahalenin aklı sıra altyapısını hazırlamıştır” diye konuştu.

Üç dört kişinin molotof attığını, 3-5 TOMA’nın da üzerlerine gidip geldiğini ifade eden Koç, “Niye enterne edemiyorsunuz? Marjinal diye ifade ettiğiniz söylemleri bütün kitleye mi yaymak istiyorsunuz? Amacın ne Sayın Vali? Akşam, ‘Vatan, Millet, Sakarya’ inanç temeli üzerinden halkı zehirlemeye çalışıyorsun tıpkı başında sana buyruk veren gibi. Sayın Vali utanmalıdır. Sayın Vali acz göstermiştir. Sayın Vali devletin valisi değildir, bugünün modası iktidarın valisidir. Şiddet uygulamanın başaktörü olmuştur dün. Ne yapmak istemektedir” değerlendirmesini yaptı.

Mutlu’nun “Çocukların can güvenliği konusunda ciddi kaygılarım var, gelin çocuklarınızı alın” şeklindeki açıklamasına da tepki gösteren Koç, şöyle devam etti:

“Ne demek istiyorsun sen? Kamuoyuna, o yapıyı bir marjinal yapıymış gibi sunmak, bir vatan millet kurtarma edasında açıklamalarda bulunuyorsun. Yakışıyor mu bu? Bu ayakçılık yakışıyor mu bir valiye? Kimden korunacaklar o çocuklar? ‘Ben şiddet uygulayacağım, benim uygulatacağım şiddetten koruyun’ diyorsun öyle mi? Tercümesi bu. Hükümet, bu tipteki yöneticiler eliyle, yurttaşına, ne demokratik meşru hakkını kullan yurttaşına şiddet pususu kurmaz, kuramaz, tuzak kuramaz”

”Dünya medyası olanları objektif görüyor”
Mutlu’nun mesajlarının ibretlik olduğunu söyleyen Koç, elinde Türk bayrağı bulunan tekerlekli sandalyeli bir göstericiye yapılan tazyikli su müdahalesine ait olduğunu belirttiği fotoğrafları da basın mensuplarına gösterdi. Koç, “İbrettir. Utanın, utanın” ifadelerini kullandı.

Yabancı basın kuruluşlarının yayınlarına ilişkin bir soru üzerine Koç, Başbakanın dünyada kendine uygun bir medya ortamı yaratamadığını hatırlattı.  Koç, “Başbakan alıştı kendi saha ve seyircisi önünde alkışlanarak oynamaya. Dünya medyası olanları objektif görüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül’e yaptıkları çağrının hatırlatılması üzerine ise Koç, kendilerinin meşru siyasi mekanizmalar içerisinde görevini yaptığını, takdirin Cumhurbaşkanında olduğunu söyledi.

Başbakanın bazı sanatçılarla yapacağı görüşmelerin hatırlatılması üzerine de Koç, “Sanatçılarımızın hemen hemen tamamı, birkaç kişi dışında bu eylemlerle ilgili görüşlerini ortaya koymuşlardır. Başbakan, dediğim gibi kendisi pişirip kendisi yemeyi tercih ediyor, istediğini yapsın. Meşru talepleri dile getiren insanlarla Başbakan karşılaşmak dahi istemez. Gideceği yere kadar gider, ama sonu hayırlı değil” değerlendirmesinde bulundu.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 14 Haziran 2013 11:20

Bağlantılı Konular