Kemal Kılıçdaroğlu, Karabük'te: "Bir ülkede siyasetçi zengin olursa, halk fakirleşir"

"Sakın unutmayın, bir ülkede siyasetçi zengin olursa, halk fakirleşir. Siyasetçi niye zengin olsun? Siyasetçi aylık alır, aylığı da yüksek, sizin aylığınıza göre yüksek milletvekili aylıkları, o aylıkla gül gibi geçiniyoruz. Eğer ben zenginleşirsem bilin ki sizden bir şeyleri götürüyorum. Yoksa ben niye zenginleşeceğim"

Karabük Albay Karaoğlanoğlu Caddesi'nde düzenlenen mitingde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, Karabük'e defalarca geldiğini, bugün bir defa daha burda olmaktan mutlu olduğunu belirterek, Karabüklülerin destek vermesiyle bir dahaki sefere kente Başbakan olarak geleceğini söyledi.

Kendilerine "Efendim CHP iktidar olursa devleti yönete bilir mi?" dediklerini aktaran Kemal  Kılıçdaroğlu, "Devleti kuran biziz, adaleti sağlayan biziz, fabrikaları kuran biziz, yedi düvelle mücadele eden biziz, işsizlikle mücadele eden biziz. Biz devleti namusumuzla yöneteceğiz. Devleti halktan yana politikalarla yöneteceğiz, devleti kadın-erkek eşitliğini sağlayarak yöneteceğiz. Burada çok güzel bir afiş var. "Tarih seni dünya lideri değil, masum çocukların katili" diye yazacak. "Ekmek hiç bu kadar pahalı olmamıştı" diyor. "İki ekmek bir can" diyor. Bugün bizim müziğimiz yok, Bolu'da da Düzce’de de müziğimiz olmadı, burada da müziğimiz yok. Bugün Berkin Elvan'ı toprağa verdiğimiz gün, 15 yaşında bir çocuğumuz. Şunu söylemek isterim; her anne baba için çocukları önemlidir, sevginin odaklandığı kişi ailede çocuktur" diye konuştu.

"Anneler yemezler yedirirler, içmezler içirirler, çocuklarını yetiştirirler, daha iyi bir hayat sürsünler diye dua ederler, arkasından bir tas su dökerler bir yere gittiğinde" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Her anne baba, sabahleyin çocuğunu şu veya bu şekilde gazete, ekmek almak için, bakkaldan bir şey almak için gönderir. Çocuğumuzun ilk tanıştığı kişi mahallenin bakkalıdır. Berkin'i de annesi ekmek almak için gönderdi, maalesef Berkin eve dönemedi. Onu yoğun bakıma kaldırdılar ve bir acıyı yaşadı aile. Zengin bir aile değildi, mütevazi bir aileydi. Babasının doğru dürüst bir işi bile yoktu ama o çocuk, biz onu toprağa verdik. Neden acaba? Ben Karabük'ün vicdanına sesleniyorum, neden? 15 yaşındaki bir çocuğumuzu toprağa veriyoruz? Neden? Baskı kuruyorlar, gaz fişeği ile çocuğu yaralıyorlar, neden acaba? Ne yaptı bu çocuk size? Gitti, Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmüş de Mısır'da ne oluyor orayla uğraşmaya başladı. Suriye'de ne oluyor? Birilerinin eline silahları verdi, "Git kardeşini öldür" diye. Müslüman Müslüman'ı niye öldürsün? Neden onun eline silah veriyorsun "Git kardeşini öldür" diyorsun? Bu, kabul edilebilecek bir şey değil. Mısır'da genç bir kız çocuğu öldü. Niye ölsün insanlar? O çocuk için ağladı. Ben isterdim ki Berkin için de ağlasın, Berkin'in de ailesini arasın baş sağlığı dilesin. Bunu yaptı mı? Yapmadı, yapamaz zaten. Bunu yapması için adam gibi adam olması lazım. Adam değilse ben ne söyleyeceğim ona."

"Emeklinin emeklilik yaşamını huzur içinde geçirmesi lazım"
Karabük’ün Orta Anadolu’nun biraz Kuzeyinde güzel bir köy olduğunu, burada maden çıkınca rahmetli İnönü’nün buraya fabrika kurduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Diyorlar ya CHP'nin dikili bir ağacı bile yok. Bunu söyleyen adam Karabük'e bir gelsin şu fabrikayı görsün. Kim yaptı bunu? Bu küçük köy bugün bir il oldu. Bugün burası bir sanayi kenti ama aynı zamanda emekli kenti. 59 bin emeklisi var Karabük'ün. 59 bin emekliye sesleniyorum. Emekliler aç mı? Siz Recep’e bu kadar imkan verirseniz o da sizi aç bırakır. Malı o götürecek. Emekliler kentinde emeklinin yüzünün gülmesi lazım. Emeklinin emeklilik yaşamını huzur içinde geçirmesi lazım, bütün arzumuz bu zaten. Bir insan düşünün bütün yaşamı boyunca çalışıyor, devlete vergisini ödüyor, zamanı gelince emekli olacak, aldığı emekli aylığıyla bugün gül gibi geçinmesi lazım. Çok varlıklı, yüksek paralar verilemez gerçekçi olmak lazım. Ama bir insanın en azından ay sonunu huzur içinde geçirebileceği bir maddi desteğe, bir imkana, bir maaşa ihtiyacı var. Onun olması lazım. Ama bu, onları yapamadı, size verdiği sözleri tutmadı. Ama sizler Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermeye devam ettiniz."

Kemal Kılıçdaroğlu, 10 milyon emeklinin tek başına parti kursa birinci parti olacaklarını dile getirerek, "Niye bölünüyorsunuz, niye ayrışıyorsunuz? Sizin haklarınızı size teslim etmeyen kişiye oy veriyorsunuz? Devleti soyana oy verilir mi? o nedenle söylüyorum, ben temiz siyasetten yanayım. Diyorlar ki "CHP iktidar olursa faizler yükselecek, CHP iktidar olursa dolar yükselecek, CHP iktidar olursa üretim nasıl olacak?" Cumhuriyet Halk Partisi, iktidar olursa ne olacak ben size söyleyeyim. Bu ülkede her kuruşun hesabını veren iktidar olacak. Kul hakkı yemeyen iktidar olacak. Cebini dolduran değil, vatandaşın cebi para görsün diye çalışan bir iktidar olacak" ifadesini kullandı.

Buna bir örnek vermek istediğini dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Sakın unutmayın bir ülkede siyasetçi zengin olursa, halk fakirleşir. Siyasetçi niye zengin olsun? Siyasetçi aylık alır, aylığı da yüksek, sizin aylığınıza göre yüksek milletvekili aylıkları, o aylıkla gül gibi geçiniyoruz. Eğer ben zenginleşirsem bilin ki sizden bir şeyleri götürüyorum. Yoksa ben niye zenginleşeceğim. Onu sakın unutmayın. Ne diyordu, Ben yırtık ayakkabıyla siyasete girdim diyordu. Ben değil o söylüyordu, Peki şu soruyu sormayacak mısınız? Kardeşim madem ki yırtık ayakkabıyla siyasete girdin, nasıl olur da sen dünyanın en zengin başbakanlarından birisi oldun? Sormayacak mıyız? Ben söylüyorum" diye konuştu.

"İyi niyetli bir siyasetçi olarak çağrı yaptım"
"Siz hiç ayakkabı kutusundan korkan bir Başbakan gördünüz mü?" diyen Kemaş Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Ayakkabı kutusundan korkuyor. Ne olduğunu gayet çok iyi biliyor. Buradan ses kayıtlarını izlediniz. Beni mahkemeye veriyor Neden vatandaşa izletiyorsun diye. Allah aşkına bir ülkenin başbakanlık koltuğunda oturan bir adamın oğlunun evinde 1 milyar dolar para olur mu? Keş para. Bu ülkede banka yok mu? Var. Götür bankaya yatır. Niye yatıramıyor? Ben size söyleyeyim. Bu para helal para mı haram para mı? Ne parası? Vallahi de billahi de haram para."

Erdoğan’ın "Bu ses kayıtları montaj" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Kendisine çağrı yaptım, iyi niyetli bir siyasetçi olarak çağrı yaptım. Dedim ki, Eğer bunlar sahteyse, montajsa Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı var. Bu Türkiye’deki 76 milyon yurttaşın bütün telefon kayıtlarını kaydettiği bir merkez. Madem ki sen montaj diyorsun, senin 17 ve 18 Aralık’ta oğlunla görüşme yapıp yapmadığının kayıtlarını açıkla. Açıklarsa görürüz, bir sahtekarlık var mı? yok mu görürüz. Açıkladı mı? Niye açıklamıyor? Karabük Demir Çelik Fabrikası ne kadar gerçekse o kayıtlar da o kadar gerçek herkes bilsin. Eğer bu kayıtlar sahte diyorsan, gayet basit. Amerika’da bu işin uzmanları var ,firmalar var. Gönderirsin oraya dersin ki ‘Bu kayıtların sahte olup olmadığını rapor ver, Türkiye’de kamuoyuna açıklayacağım, benim böyle bir konuşmam olmadı’ Kendisine teklif ettik, gönder oraya. Gönderdi mi? Niye göndermiyor? Çünkü bende biliyorum Safranbolu ne kadar gerçekse, bu kayıtlar da o kadar gerçek"
ifadesini kullandı.

"Yeni bir kurtuluş savaşını, yeni bir heyecanı hayata geçirelim"
Dört bakanın istifa ettiğini, bunlardan birisinin önüne "istifa et" dilekçesinin konduğunu, birde deklarasyon koyduklarını iddia eden Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu da çıktı milletin önüne dedi ki, "Ben niye istifa edeceğim, sen söyledin ben yaptım, sen söyledin ben imzaladım, eğer istifa edecek birisi varsa ben değil senin istifa etmen lazım" onu duyduk mu, gördük mü? Televizyonların önüne çıktı ve konuştu. Bu AKP'nin, başçalanın bakanı değil miydi? Montaj mı? değil. Hırsızlığını sana söyleyen kim? senin bakanın söylüyor. Şimdi ben buradan AK Parti'ye oy veren saygı değer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum. Ben onu eleştirirken sakın ola ki siz üstünüze alınmayın. Geldiler dediler ki, "biz yolsuzluğu engelleyeceğiz" onlar da oy verdi. Onlar geldiler dediler ki "Biz yolsuzluğu engelleyeceğiz" onlar da oy verdi. "Biz yoksulluğu engelleyeceğiz" dediler, onlar da oy verdi. "Biz yasakları kaldıracağız, özgür bir Türkiye kuracağız" dediler onlar da oy verdiler. Geldiğimiz nokta ne? Sizi kandırdılar, size yalan söylediler. Ben ne demiştim? Yalancıdan başbakan olmaz, hırsızdan başbakan olmaz. hem yalancı hem hırsızdan hiç başbakan olmaz. İsterseniz gidin Papua Yeni Gine'ye, isterseniz Amerika'ya, isterseniz Japonya'ya, ister Uganda'ya, isterseniz Kenya'ya gidin, sorun oradaki yurttaşlardan herhangi birine, Hırsızdan başbakan olur mu? Size diyecekler ki Hırsızdan olmaz, Yalancıdan başbakan olur mu? Olmaz. Bizim ülkemizde de hırsızdan ve yalancıdan başbakan olmaz ve onun o koltuğu bırakması lazım.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Tayyip istifa eder mi? Vallahi etmez. Niye etsin? Oturmuş koltuğa, devleti tümüyle emrine almış vaziyette. Bir eli yağda bir eli balda. Bakalım kaç liraya doyacak? Ben ayrılması için bir çağrı yaptım. Dedim ki "Arkadaş kaç liraya doyacaksan bana söyle, vallahi bir kampanya açacağım, bütün dünyada kampanya açacağım, parayı vereceğiz milletin yakasından düş." Karabük güzel bir kentimiz, emekli kenti Karabük aynı zamanda işsizliğin en yoğun olduğu kentlerden birisi. İşsizlik Türkiye'de bir numaralı sorun. Eğer bir evde bir işsiz varsa o evde huzur olmaz. Çünkü anne de baba da oğlum kızım iş bulsun evereyim diye düşünür. İş bulması için çaba harcar. Bütün emeklilere ve onların işsiz olan çocuklarına sesleniyorum. 11 yıldır iktidardalar, 11 yıldır sizin çocuğunuza iş bulmadılar. Ama onların çocukları, ceplerinde ne vardı? Dolar vardı, avro vardı. Sizin çocuğunuz işsiz, onların çocuklarının durumu çok farklı. 30 Ağustos'ta bu ülkede büyük başarılara imza attık. Şimdi 30 Mart geliyor. Yeni bir kurtuluş savaşını, yeni bir barışı, yeni bir heyecanı hayata geçirelim. Hep beraber 30 Mart'ta sandığa gidelim ve biz Haramilerin iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuralım. Kesinlikle kul hakkını yiyenden hesabını soracağım" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınların başörtüsü üzerinden siyaset yaptığını belirterek, "Benim derdim şu; Her evde sıcak tencere kaynayacak. Her evde huzur olacak. Her evde mutluluk olacak. İşsizlik, atanamayan öğretmen derdi olmayacak. Atama bekleyen öğretmenler size sözüm, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında atama bekleyen öğretmen diye bir şey olmayacak" diye konuştu.

Erdoğan'nın kendisine arada bir laf söylediğini ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bugün Erdoğan, "Benim İsviçre bankalarında hesabım olduğunu Kılıçdaroğlu ıspat etsin" demiş. Sayın Deniz Baykal bizim eski genel başkanımız. Onun hakkında da bir haber çıktı. "Baykal'ın İsviçre bankalarında hesabı var" diye. Deniz Baykal hemen İsviçre hükümetine dilekçe verdi. "Benim İsviçre bankalarında hesabım olup olmadığını bana bildirin" diye. Bir süre sonra Baykal, İsviçre bankalarında beş kuruş dahi hesabının olmadığına dair resmi yazıyı aldı oranın hükümetinden. O da milletin önüne koydu. Kendisine şu çağrıyı yaptım, "Sen temiz olmak istiyorsan İsviçre bankalarında benim hesabım yok" diyorsan Baykal'ın yaptığını yap. Git dilekçe ver, yazıyı al getir buraya. Yazıyı aldı mı? Başvurdu mu? Diyor ki, "Sen ispat et" Ben senin yanında değilim ki seninle beraber hesap açtırmadım ki. Ayrıca birşey söyleyeyim düne kadar "Sayın Başbakan" diyordum. 17 Aralık'tan sonra onun adı artık Başçalan, başbakan değil. Milleti soyacaksın, ondan sonra oy isteyeceksin."

Partilerinin iktidarı döneminde çiftçiye gerekli desteği vereceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, çiftçinin mazotu 5 liradan değil, litresini 1,5 liradan alacağını, geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan her ailenin sigortasının olacağını dile getirdi.

O ailede kadının banka hesabına her ay asgari ücret kadar para yatacağını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, "O da onurlu bir yurttaş gibi gidecek parasını çekecek çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayacak. Son 17 Aralık operasyonunda yolsuzluğun boyutu 85 milyar avro. Türk lirası ile 247 milyar. Eski parayla 247 katrilyon. Bu bir operasyon. Diğerlerini kestiler, yapılmadı. İzmir ve diğerleri yapılmadı. Hesap yaptık bu parayla ne yapılır. 2 milyon 831 bin işsizimiz var. Bunlara 8 yıl asgari ücret üzerinden para ödeyebilirsiniz. 300 atama bekleyen öğretmen var. Bunların atamasını yapabilirsiniz ve bunlara 30 yıl maaş ödeyebilirsiniz. Her emekliye ayda bir kez 25 bin lira ikramiye verebilirsiniz. Altı GAP yapabilirsiniz. 30 Marmaray yapabilirsiniz. 5 bin 163 adet F16 uçağı alabilirsiniz. Çalınan paranın boyutu bu. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu. Dünyada hiçbir örneği görülmemiştir. Bir hükümet bir devleti soyuyor. Balık baştan kokar. Baştaki çalarsa bakanlar diyor ki, biz niye çalmayacağız" ifadesini kullandı.

Mısır’da bir kız çocuğu öldü diye  Recep Tayyip Erdoğan'ın Rabia işareti yaptığını belirten Kemal Kılıçdaroğılu, şunları kaydetti:

"Bu işaret nedir biliyor musunuz? Dört bakan, bir başbakan. Ayın 18'inde meclisi topluyoruz. Fezlekeleri görüşeceğiz. O fezlekelerdeki rakamları söyleyeyim. Yolsuzluğun ne kadar büyük olduğunu öğrenmeniz için. Bu söylediğim yolsuzluk. Bir de rüşvet var. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, tam çağlamış. 28 seferde 52 milyon dolar götürmüş. Bunu ben söylemiyorum. Mahkeme kararıyla ses kayıtları var. Fezlekelerde yer alıyor. 700 bin liralık saat daha yok. Karabüklülerin vicdanına sesleniyorum. Haram parayla umre yapılır mı yapılmaz mı? Bu Zafer Çağlayan Rıza Zarrab'ın uçağıyla aile boyu umreye gitmişler. İkincisi dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, o biraz daha mütevazi. 10 defada 10 milyon dolar götürmüş. Hani sabahın köründe telefon açıyor ya, "Oğlum ne var" Oğlu da, "evi polisler bastı" diyor. "Evde ne kadar var. Sen biliyorsun. Bir kaç kuruş var. Bir trilyon civarında babacağım" diyor. Bunlar sahte değil mahkeme kararıyla tespit edilmiş ses kayıtları. Bu adamlara ne diyeceksiniz? Karabük'ün vicdanına sesleniyorum. Ayın 30′unda sandığa gideceksiniz. ya helalden yana oy kullanacaksınız ya da haramdan yana oy kullanacaksınız. Olay bu kadar nettir."

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala'yla ilgili internet sitelerine ses kaydı düştüğünü ifade ederek, "Dönemin başbakanlık müsteşarı. Bilal’in evini de basacaklar. O bir milyar doları çıkaracaklardı. Ama telefon ediyor. "Bilal'in evine baskına giden bütün polisleri açığa alın. O evi kimse basmayacak. Evi kimse aramayacak" diyor. Karşılığında ne oldu. Rüşvet karşılığında İçişleri bakanı oldu. Haram ortaya çıkmasın diye çaba harcayan bir adam" diye konuştu.

"Adaleti kirletmememiz lazım"
CHP iktidarında ilk 4 ayda çıkaracakları kanunun adının, "siyasi ahlak kanunu" olacağına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Siyasette ahlak olacak. Siyaseti kirlilikten arındıracağız. Ahlaklı adamın siyasette yerinin olması lazım. Adalet kavramını bitirdiler. İçini boşalttılar. Adalet soylu bir kavramdır. Herkes adalet olsun diye bekler. Adaleti kirletmememiz lazım. Adaletin üzerine titrememiz lazım. Açıyor telefonu, "şu iş adamının mahkum olması lazım" diyor. Neden arkadaş sen hakim misin? Hayır. Kendisini devlet ve hakim olarak görüyor. O nedenle 30 Mart'ta yeni, güzel, barış içerisinde yaşayan, kadın erkek eşitliği için, işsizlerin iş bulması için, herkesin ürettiği, herkesin kazandığı, adaletin olduğu bir Türkiye için sandık başına gidecek misiniz? Söz mü? Yeni bir Türkiye yaratacağız. Bunu yapacağız."

Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan'ın Eskişehir'de kendisi hakkında konuştuğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Ne cibilliyet, ne ahlak hiçbir şey bırakmamış. Söylesin, "Allah'ın tuzağı var" deriz ya kullandığı cümleyi okuyorum, "Sen benim evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde haramdan bahsedecek kalitede değilsin" diyor. Allah söyletiyor. Ne söyleyeyim? Ben ona üzülmüyorum emin olun. Ben evlatlarına üzülüyorum. Bir baba çocuklarına haramı öğretmez. Bunu yapmaz. Daha önce ne diyordu? "Hırsızlık babadan oğula geçer" diyordu. Evlattan babaya hırsızlık geçmez” dedi.

Partilerinin iktidarında her bireyin onuruyla geçineceğini dile getirden Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Alın teriyle geçinecek. Her evde huzur olacak. Hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçe yaşayacağız. Hiç kimseyi kimliğinden ve düşüncesinden ötürü ötekileştirmeyeceğiz. Siyasi görüşü ne olursa olsun. Her bir yurttaşa saygı göstereceğiz. Biz kimsenin ekmeğiyle oynamayız."

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından Karabük ve ilçe belediye başkan adaylarını halka tanıttı.

    Perşembe, 13 Mart 2014 15:41

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica