Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum'da: "İlk kez bir hükümet devleti soyuyor"

"Şu seçim, bürosu, bu seçim bürosu, saldırılar, bunları da asla tasvip etmiyoruz. Düşünceye özgürlük diyoruz. herkes düşüncesini söylemeli. Aradığım tek şart var, siyasete giren adamın ahlaklı olması lazım"

"Küçük bir çocuk, 15 yaşında Berkin Elvan, ekmek almak için dışarıya gidiyor ve bu çocuğumuz hayatını kaybetti. Ailesine başsağlığı diyorum. Acaba bu başçalan ailesine telefon edip başsağlığı diler mi? Emin olun dilemez."

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum Abide Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

17 Aralık operasyonuna değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "17 Aralık'ın bizim tarihimizde önemli bir gün olduğunu hepimiz biliyoruz. 17 Aralık Şeb-i Arus'tur. Mevlana'nın Hak'a kavuştuğu, Hak'a yürüdüğü gündür. O nedenle Mevlana, "Benim ölüm günüm benim düğünümdür" demiştir. Şeb-i Arus Mevlana'nın düğünüdür ve o gün cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonu yapıldı ve Türkiye halkı bütün bu gerçeği bütün ayrıntılarıyla gördü" diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına değinen Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Çıktı dedi ki "bunlar montaj, bu sesler bana ait değildir" dedi. Kendisine şu çağrıyı yaptım, bunlar yalansa Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın kayıtlarını yayınla. Çünkü o 76 milyon yurttaşın izlendiği bir yerdir bu başkanlık. Açıkla dedim, orada görürüz senin telefon edip etmediğini. Telefon etmediysen eyvallah deriz, bunların tamamı sahtedir deriz. Açıkladı mı, açıklamadı. Çünkü açıklansa gerçekler bir daha ortaya çıkacak. İki, dedik ki bunlar eğer gerçekten şu veya bu şekilde doğru değilse o zaman dünyanın bu işleri bilen büyük şirketleri var. O şirketlere gönderin, bunların sahte olup olmadığını size raporlasınlar. Gönderdi mi? Gönderebilir mi? Çünkü gerçekler ortaya çıkacak.

Üç, yolsuzluk operasyonunun yapılmasından sonra dört bakanın adı çıktı. Dört bakandan birisi çıktı televizyonlara dedi ki "ben niye istifa edeceğim, sen söyledin ben yaptım, sen söylediğine göre ben de yaptığıma göre benim değil senin istifa etmen lazım". Allah aşkına şimdi bana diyor ki "bunlar yalan". Çorum'un leblebisi ne kadar doğruysa bunlar da o kadar doğru. Cumhuriyet tarihinde değil, Osmanlı tarihinde de değil, dünya tarihinde de değil, ilk kez bir hükümet bir devleti soyuyor. İlk kez bir başbakanın oğlunun evinde 1 milyar dolar keş para çıkıyor. Kamyon kamyon götürüyorlar."


"Türkiye’nin vicdanına sesleniyorum"
"Harama ortak olmayın, helale ortak olun. Haramdan yana olmayın, helalden yana olun. Zalimden yana olmayın mazlumdan yana olun. Kul hakkı yiyenden yana olmayın, kul hakkı yemeyenden yana olun" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"O nedenle ben Türkiye'nin vicdanına sesleniyorum. Yeni bir süreci başlatacağız. Ayrımcılık yok. Ayrılık gayrılık yok. Önce temiz siyaset. Önce ahlaklı siyaset. Siyasetin temiz olması için ahlak üzerinde yükselmesi lazım. Kişinin görüşü farklı olabilir, herkes bizim gibi düşünmeyebilir. Buna saygı göstereceğiz. Şu seçim, bürosu, bu seçim bürosu, saldırılar, bunları da asla tasvip etmiyoruz. Düşünceye özgürlük diyoruz. Herkes düşüncesini söylemeli. Aradığım tek şart var, siyasete giren adamın ahlaklı olması lazım, bitti."

"Bunlar devleti yönetemezler, bunlar devleti soymak için yönetiyorlar"
Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çiftçi hayatından memnun mu? Allah aşkına, Türkiye’deki bütün çiftçilere soruyorum, siz hayatınızdan memnun musunuz? Dünyanın en pahalı mazotunu sana satıyorlar. Litresi 5 lira. Hayvancılık öldü. İki yıl önce gelip buradan ‘Bunlar devleti yönetemiyorlar, bakın göreceksiniz yakında bu ülke saman bile ithal edecek’ deseydim siz diyecektiniz ki ‘Şu genel başkan amma da uçtu. Bu kadar toprağımız var, saman mı ithal edilir’. Saman ithal ettiler mi? O nedenle söylüyorum, bunlar devleti yönetemezler, bunlar devleti soymak için yönetiyorlar. Mazlumun hakkını yemek için yönetiyorlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek için yönetiyorlar. Önce hizmet diyor. Sen kendine ailene hizmeti yaptın. Bakanlar da çocuklarına hizmeti yaptılar. Soyulan kim oldu, halk oldu. Nasıl soyuluyor. mazotu 5 liraya satarak soyuyorlar sizi."

"Hepsini Yüce Divan’a göndereceğim"
Gürcistan’da da petrol olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Onda mazotun litresi 2 lira, bizde 5 lira. Neden, Gürcistan’da başçalan yok, Türkiye’de başçalan var, sebep bu. Bunların götürdüğü paranın miktarını söyleyeyim size. 85 milyar avro. 247 milyar. Eski parayla 247 trilyon. Şimdi neden başçalanın telaşlandığını biliyor musunuz? Bu nedenle. Polisleri değiştirdiler, emniyet amirlerini değiştirdiler, kendi özel uçağını gönderip özel vali getirtti istanbul'a. Böyle bir şeye tanık oldunuz mu? Hakimleri değiştirdiler, yönetmeliği değiştirdiler, kanunu değiştirdiler. Size sözüm, ne yaparlarsa yapsınlar, bu yolsuzluk yapanlardan hesabını soracağım. Gün gelecek göreceksiniz hepsini Yüce Divan'a göndereceğim" ifadelerini kullandı.

"Hitler neyse o adam da öyledir"
Kemal Kılıçdaroğlu, "Dikta yönetimlerinde, diktatörlerin bir özelliği vardır" diyerek, şunları söyledi:
"Birinci özelliği halkın manevi duygularını sömürmektir. Yani din iman edebiyatı yapmaktır. Din iman edebiyatı yapıp malı götürürler bunlar. Diktatörlerin birinci özelliği odur. Hitler neyse o adam da öyledir. Hiç fark etmez. Vatandaşları birbirine düşürmektir. Buna da engel olacağız. Ne yaparsa yapsın biz asla kavga etmeyeceğiz. Kavga etmemeye söz verdim. Hiç kavga etmeyeceğim. Başçalanı da muhatap almayacağım. Eskiden derdim ki "Gel televizyonlara çıkalım, senin televizyonların olsun, senin istediğin gazeteciler olsun, gel oturalım tartışalım. Vatandaş kim doğruyu söylüyor kim yalan söylüyor, kimin ne projeleri var öğrensin". Ama 17 Aralık'tan sonra gelip yalvarsa, elimi öpse, ne derse desin asla onunla televizyonlara çıkmayacağım. Yalancıdan başbakan olmaz. Hırsızdan başbakan olmaz. Hem hırsız hem yalancıdan hiç başbakan olmaz."

"Yeni bir Türkiye'ye, güzel bir Türkiye'ye ihtiyacımız var. Temiz bir siyasete ihtiyacımız var" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Sözüm var, CHP iktidarında ilk 4 ayda ilk yapacağımız iş siyasi ahlak yasasını çıkarmak olacak. Ahlak siyasetin üstünde yükselmeli. İkinci yapacağımız bir şey daha var. İlk 4 ayda aile sigortası kanunu çıkaracağız. Her ailenin sigortası olacak. Asgari ücretin altında geliri olan veya hiç geliri olmayan her ailede kadının banka hesabına asgari ücret kadar para yatıracağız, onu namerde muhtaç etmeyeceğiz. Gidecek parasını alacak oradan" diye konuştu.

"Haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız"
Bunları söylediğinde, "paranın kaynağını nereden bulacaksın" diye kendisine sorulduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"85 milyar avro. Eğer aile sigortası olsaydı 85 milyar avro ile 30 yıl para ödenirdi. Atanamayan öğretmen kalmazdı, atanamayan öğretmenlere 25 yıl aylık ödenebilirdi. İşsizlik, 2 milyon 800 bin civarında işsizimiz var, işsizlere asgari ücret üzerinden 25 yıl para ödenirdi. Şimdi kalkmış din iman edebiyatı yapıyor. Hala kalkmış milletin önüne çıkıyor, oy istiyor. Ben merak ediyorum, bu adamın ar damarı var mı yok mu diye? Var mı, var mı, utanma duygusu? Utanma duygusu insana özgüdür, sadece insana özgüdür, insan utanır yanlış bir şey yaptığı zaman ama bunlar utanmıyorlar. Bunlara dersi siz vereceksiniz. Hep beraber, ayın 30′unda sandığa gideceğiz. Haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız, söz mü? Söz, ben de hesabını soracağım. Beraber çalışacağız."

Rabia selamının anlamının artık farklı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu başçalanın yaptığı bir işaret var. Türkiye'deki dertleri bitirmiş Mısır’la uğraşıyor. Türkiye’deki işsizlik sorununu bitirmiş, çatışmayı bitirmiş, kalkmış Suriye ile uğraşıyor. Sen kendi ülkenin dertleri ile uğraş, efendim ne diyordu, bu işareti yapıyordu (Rabia selamını göstererek), Allah büyüktür. Bu işaret şimdi ne anlama geliyor. Dört bakan bir başçalan" diye konuştu.

Berkin Elvan’ın ölümü
Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanan Berkin Elvan'ın hayatını kaybettiğine işaret eden Kemal Kılıçdaroğlu, şu ifadelerde bulundu:
"Değerli kardeşlerim Gezi eylemlerini biliyorsunuz, gencecik çocuklarımız, onların anneleri, Taksim Parkı’nı korumak istediler. Küçük bir çocuk, 15 yaşında Berkin Elvan, ekmek almak için dışarıya gidiyor ve bu çocuğumuz hayatını kaybetti. Ailesine başsağlığı diyorum. Acaba bu başçalan ailesine telefon edip başsağlığı diler mi? Emin olun dilemez. O çocuk 15 yaşındaydı, evine ekmek götürüyordu. Ekmek almak için sokağa çıkmıştı ama onun hayatına son verdiler. O nedenle Türkiye'nin yaşadığı bu dramları hepimiz bilelim. O çocuk hepimizin çocuğu. Çocuğu olan annelere babalara sesleniyorum. 15 yaşında bir çocuğunuz hayatını kaybetse ekmek almak için, onun ekmeğini elinden aldılar hayatına son verdiler. Bunu kabul etmemiz mümkün değil."

"Allah'ın tuzağı vardır"
"Bu arada bu başçalan arada bir seçim meydanlarında bana da ağza alınmayacak küfürler ediyor. Onun terbiyesi odur" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Rahmetli babam derdi ki, "oğlum sen doğru dur, yalan yapan, yanlış yapan belasını bulur" derdi. Allah’tan da belasını buluyor. Ne diyeceksin başka? Şimdi bakınız, geçen gün beni eleştirmiş gene, en ağır şekilde, "sen benim çocuklarıma nasıl yolsuzluk yaptın diyebilirsin" diyor. Konuşurken, diyorum ya, Allah büyüktür, Allah’ın tuzağı vardır, öyle güzel bir şey yaptı ki, diyor ki, bana diyor, "sen, benim evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde, haramdan bahsedecek kalitede değilsin" diyor. Ben de aynı şeyi söylüyorum zaten. Sen çocuklarına helal yedirmiyorsun, ben de söylüyorum sen de söylüyorsun. Kim söyletiyor ? Rabbim söyletiyor Rabbim, Allah söyletiyor. "Çocuklarıma helal lokma yediremedim" diyorsun, sen söylüyorsun."

"Leblebinin başkentine de soyadı Nohut olan bir belediye başkanı yakışır"
Partisinin Çorum Belediye Başkan adayını tanıtan ve destek isteyen Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Değerli Çorumlular, üç yere daha gideceğim. Kısaca şunu söyleyeyim. Sizin bir belediye başkanınız var halen koltuğunda oturan. Adının betoncu Muzaffer olduğunu söylediler bana, oradan beton almadan kimse iş yapamıyormuş belediyede, betoncu Muzaffer’e hesabını soracak mısınız sandıkta? Söz mü ? Bakınız, güzel bir belediye başkanı adayımız var Metin Nohut, Şimdi Allah aşkına leblebinin başkentine de soyadı Nohut olan bir belediye başkanı yakışır. Öyle değil mi ? Beraber mücadele edeceğiz, güzel bir belediye meclis listemiz var. Kenan Başkan Çorum sevdalısı, Çorumlularla ilgili Ankara’da derneği var. O derneğin uzun yıllar yöneticiliğini yaptı. Şimdi, burada, Çorum'da sizlere hizmet etmek istiyor. Ona bir şey söyledim. "Seçildiğin gün parti rozetini takmayacaksın, sen, oy versin vermesin bütün Çorumlulara hizmet edeceksin. Ayrılık gayrılık yapmayacaksın, bunun mücadelesini vereceksin" dedim. Sağ olsun, "evet bunun mücadelesini vereceğim" dedi. Çorum'u Çorumluyu seviyoruz, sizlerle gurur duyuyoruz, Sizlere inanıyoruz, güveniyoruz, Umuyorum, ayın 30′unda Çorum yeni bir tarih yazacak. Kenan başkan inşallah belediye başkanlığı koltuğuna oturacak ve Çorum inşallah Orta Anadolu’nun güçlü, incisi olacak. Biliyorum, yürekten inanıyorum ona."

Mitinge gelen kadınlara da seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aranızda çok sayıda kadın kardeşim var. Çocuklarınızı sevdiğiniz gibi ülkeyi de sevdiğinizi biliyorum. Çocuklarınızı sevdiğiniz gibi bütün insanları sevdiğinizi biliyorum. Ben size inanıyorum ve sizlere güveniyorum. Sizin kılık kıyafetiniz üzerinden uzun süre siyaset yapıldı. Yok başı açık, yok başı kapalı bir sürü laf edildi. Ben sizlere söylüyorum, Çorum'a, bütün Türkiye'ye söylüyorum, herkes duysun istiyorum, ister başı açık olsun, ister başı kapalı olsun, her annenin benim başım üstünde yeri var. Ayrılık gayrılık yapmayacağız. Bütün Çorumlu kardeşlerime söylüyorum. İnancınız ne olursa olsun, kimliğiniz ne olursa olsun, siyasi görüşünüz ne olursa olsun, insan Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır ve benim başımın üstünde yeri vardır."

"En büyük hedefim bu ülkede atanamayan öğretmen kalmamasıdır"
Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum mitinginde sözlerini şöyle tamamladı:

"Büyük Nazım der ki, "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşamak". Eminim, hepimiz bu güzel ülkede, Türkiye'de bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayacağız. Barışı, huzuru getireceğiz, halk zenginleşecek, halkın cebi para görecek, inanın en büyük arzum, en büyük hedefim her ailenin mutlu olmasıdır. hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesidir, ülkede barışın olmasıdır, çiftçinin ektiği ürünün, alın terinin karşılığını almasıdır, esnafın her sabah siftah yapması, akşam evine huzur içinde gitmesidir. Her üniversite öğrencisinin çağdaş bir yurtta kalmasıdır, aile sigortasını getirerek her eve ekonomik güvence getirilmesidir. Bunlar için çalışacağım. En büyük arzum, en büyük hedefim bu ülkede atanamayan öğretmen kalmamasıdır, öğrencilerle buluşturacağım sizi, hiç meraklanmayın, bu benim hedefimdir."

    Salı, 11 Mart 2014 16:58

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica