Sezgin Tanrıkulu'nun gündemi Marmara İletişim'deki cezalandırmalar

Gezi Parkı direnişi sırasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki araştırma görevlilerinin destek vermesi ve eylemlere katılması nedeniyle üniversite yönetimi tarafından cezalandırımlası konusunu Meclis'e taşıyan Sezgin Tanrıkulu iki tane soru önergesi verdi.

Sezgin Tanrıkulu'nun konulara ilişkin verdiği soru önergeleri şöyle:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

1- Marmara İletişim'de Gezi Direnişi sırasında KESK'in çağrısına uyarak "İnsanca Yaşam, Güvenceli İş ve Gelecek" talebiyle 4 Haziran 2013 günü aynı greve katılan on bir araştırma görevlisinden ikisinin YÖK Disiplin Yönetmeliğinin hangi maddelerine istinaden cezalandırılmıştır?
2- İki araştırma görevlisinin, 2 yıl kademe durdurma cezası alan diğer araştırma görevlilerinden daha ağır ceza almalarına neden olacak 'ağır suçları' nelerdir?
3- Fakülte Dekanı Yusuf Devran’ın görev süresi boyunca "Ceza alana, sosyal medyada kendisinin ve kurumun 'itibarını' zedeleyene, Akademiye Özgürlük Kampanyasına imza atana" kadro vermeyeceğini açıkça ifade ettiği iddiası doğru mudur?
4- Araştırma görevlilerine verilen cezayı protesto etmek için fakülte önündeki eylemlere katılan öğrencinin fakültede medya merkezindeki işine son verildiği iddiası doğru mudur? İddia doğru ise hangi gerekçeyle işine son verilmiştir?
5- Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Yaşar'ın memurların grev hakkının uluslararasısözleşmeler ve anayasa tarafından düzenlendiğini bilmesine rağmen Marmaraİletişimden greve katılan 11 asistan için kamu görevinden çıkarılma cezası istediği iddiası doğru mudur? İddia doğru ise bu durumun gerekçesi nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde iki araştırma görevlisi, Gezi eylemleri sırasında yasal sendikal haklarını kullanarak Kamu Emekçileri Sendikası'nın iş bırakma eylemine katıldıkları için açılan soruşturma sonrasında okuldan atılmıştır.. Dr. Figen Algül ve Araştırma Görevlisi Can Özbaşaran'ın okuldan atılmasının yanısıra sekiz araştırma görevlisine de kıdem durdurma cezası verilmiştir. Kamuoyunda öğrencilerini fişlemesi ve öğretim üyelerini tehdit etmesiyle tanınan fakülte dekanı Yusuf Devran'ın özgür düşünceye, ifade özgürlüğüne yönelik bu tutumu akademi camiasında infial yaratmıştır. Yasal bir eyleme katılan öğretim görevlilerinin bu şekilde cezalandırılması özgür düşüncenin zapturapt altına alınma girişiminin bir parçasıdır. Nitekim iki hocanın, yasal bir eyleme katılmalarına rağmen fakülteden atılmaları şu ifadelerle savunulmuştur: "Cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birini değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik eylem yapmak; ideolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak; boykot işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek, yardımda bulunmak." Dekanlık koltuğunda oturduğu andan itibaren öğrenciler ve hocalar arasında ayrışma yarattığı, fakültenin huzurunu bozduğu, akademik çalışmaları sekteye uğrattığı iddia edilen Yusuf Devran'ın benzer uygulamaları daha önce öğretim üyesi Dç. Dr. Gözde Yılmaz'ın savcılıktan koruma talep etmek zorunda kalmasına kadar uzamıştı. Devran’ın uygulamaları yüzünden Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki sorunlar çeşitli vesilelerle TBMM gündemine taşındığı gibi, 24 ülkeden yüzlerce üniversitede görev yapan 1431 akademisyenin imza attığı "Akademinin özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür" adlı protesto metnine dünyaca ünlü düşünürlerden Noam Chomsky, Judith Butler ve Nancy Fraser gibi isimler de destek vermiştir.Devran'ın son olarak iki akademisyeni işten atmasıyla ilgili son kararı YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya verecek.

Bu bağlamda;
1- Demokratik haklarını kullanarak yasal bir eyleme katılan öğretim üyelerinin işten çıkarıldığı doğru mudur?
2- Doğru ise, Dr. Figen Algül ve Araştırma Görevlisi Can Özbaşaran hakkında verilen kararın hukuki bir dayanağı var mıdır?
3- Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki hukuksuz uygulamalara son verilmesi konusunda herhangi bir girişiminiz olacak mıdır?
4- İki öğretim üyesi hakkında verilen işten atma kararı üzerine YÖK'le herhangi bir görüşme gerçekleştirip söz konusu fakültedeki uygulamalar değerlendirilecek midir?
5- Gerekçesi ne olursa olsun, yasal hakkını kullanan bilim insanlarına yönelik bu tutum akademik özgürlükle bağdaşmakta mıdır?
6- Dr. Figen Algül ve Araştırma Görevlisi Can Özbaşaran hakkında verilen kararın gayrihukuki olduğu açıkken, bu kararın uygulanmaması konusunda herhangi bir girişiminiz olacak mıdır?"

    Cumartesi, 08 Mart 2014 11:12

Bağlantılı Konular