Kemal Kılıçdaroğlu Giresun'da temiz siyaset vurgusu yaptı

Kemal Kılıçdaroğlu, Karadeniz'in CHP ile yeniden görkemli günlerine kavuşacağını söyledi.

Giresun'un fındığın başkenti olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Giresun'un yetiştirdiği fındık dünyada bir numara. O zaman bir şeye karar vermemiz lazım. Peki fındığın fiyatını kim belirliyor? Hamburg Borsası belirliyor. Madem ki fındıkta bir numarayız, dünyada bir numarayız, fındığın borsası neden Giresun'da olmaz, hangi gerekçeyle olmaz? Her Giresunluya bu soruyu soruyorum ve cevabını bekliyorum" diye konuştu.

Bunun cevabını iktidarın vereceğini, hesabı iktidara soracaklarını aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"12 yıldır oturuyorsun, 11 yıldır ülkeyi yönetiyorsun. 'Fındığın borsasını neden Karadeniz'e getirmedin' diye hepimiz bu soruyu oy kullanırken soracağız, söz mü? Hepimiz bu soruyu soracağız. Sormak yurttaşlık görevidir, hepimizin ortak görevidir. Bu soruyu soracağız ki bu ülkeye demokrasinin geldiğini iktidarda oturanlar öğrenmiş olsunlar."

Kadınlar, ülkelerine çocukları gibi sahip çıksınlar
2B konusunu da çözüme kavuşturacaklarını savunan Kemal Kılıçdaroğlu, her kesimin kendi arsasında huzur içinde yaşayacağını açıkladı.
Görevlerinin topluma huzur getirmek olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizim görevimiz büyük Türkiye’dir. Hep beraber kucaklayacağımız, barış içinde yaşayacağımız büyük Türkiye’dir ve bizim bir görevimiz daha var, kul hakkı yiyenlerle mücadele etmek" ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hırsızlar aranızda geziyor, ceplerinize dikkat edin. O cep sizin helal paranızı sakladığınız cep. O cebe haram el ulaşabilir, ona engel olun. Sadece ceplerinize değil, ayın 30′unda sandığa gideceğiz, sandığa da el uzatabilirler. Sandıklara da sahip çıkacağız. Bu ülkede kadınlar çocuklarına nasıl sahip çıkıyorsa, kendi ülkelerine de öyle sahip çıksınlar. Bu kadınların da görevidir ve sizler sahip çıktığınız ölçüde demokrasi güç kazanacaktır."

17 Aralık soruşturmasına değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "İlk kez dünya tarihinde bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna hep beraber tanık olduk" dedi.
Recep Tayyip  Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında 17 Aralık sabahı geçen telefon görüşmelerinden bahseden Kemal Kılıçdaroğlu, "Geldiğimiz nokta şu. Bir ülkeyi yöneten insanın namuslu adam olması lazım. Bir ülkeyi yöneten insanın önce vatandaşını düşünmesi lazım, bir ülkeyi yöneten insanın Dicle'nin kenarında koyun kaybolsa sorumluluk hissetmesi lazım, bir ülkeyi yöneten insanın ailelerde huzur var mı yok mu diye düşünmesi lazım. Bir ülkeyi yöneten insanın ülkenin sorunlarıyla ilgilenmesi lazım ama o, devleti soymakla meşgul" diye konuştu.

Mazotu 1,5 lira yapacağım
"Fındık üreticisi kardeşlerime sesleniyorum" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Siz fındık üretirken alın teri döküyorsunuz, çaba harcıyorsunuz. Çoluk çocuk, kadın erkek gidiyorsunuz. Fındık üretiminden ne kazanırım diye bakıyorsunuz. Onunla geçinmeye çalışıyorsunuz. Helalinden kazanmaya çalışıyorsunuz, alın terinizin karşılığı bile verilmiyor. Ben söyledim, 'çiftçi için mazotu 1,5 lira yapacağım' deyince bana dediler ki ‘'parayı nereden bulacaksın'. Buradan Türkiye'deki bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında mazotu 1,5 lira yapacağım çiftçi için. Ona helali hoş olsun diyeceğim. Hiç meraklanma sen çiftçi kardeşim diyeceğim. 85 milyon avroyu çalanlardan o parayı alacağım, çiftçiye, esnafa, emekliye, memura dağıtacağım. Hiç kimse endişe etmesin. ‘Parayı nereden bulacaksın…’ Sen yürütmezsen zaten bu ülkede para çok. Zengin bir ülkeyiz biz."

Kemal Kılıçdaroğlu, dünyada tarımla ilgili duruma değinerek, şunları kaydetti:
"Hollanda'nın tarım ürünü ihracatı 80 milyar dolar. Türkiye'nin ihracatı ne kadar, 12 milyar dolar. Konya'dan küçük bir devlet 80 milyar dolar tarım ürünü ihraç eder. Dünyada bir numara olan fındıkta, biz götürürüz, çiftçinin alın terini, ekmeğini, helalini birilerine peşkeş çekeriz. Fiskobirlik'i yok ettiler mi? Yok ettiler. Size sözüm. Bütün Karadeniz'e sözüm, bütün fındık üreticilerine sözüm, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında dünyanın bir numaralı fındık borsası Karadenizli olacak. Bu benim sözümdür."

Kemal Kılıçdaroğlu,  temiz siyasete vurgu yaptı
Vatandaşlara "harama ortak olmak istiyor musun" diye soran Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O zaman yapacağınız bir şey var, sandığa gideceğiz ve diyeceğiz ki 'yeter artık, sizden bıktık arkadaş' diyeceğiz, 'bu ülke bıktı' Giresun'da işsizlik var mı? Hanımlar, çocuklarınız işsiz mi? Şunu unutmayın, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki hiçbir yurttaşım unutmasın, çocuğunuz işsizse sebebi başçalandır, ürettiğiniz ürünün karşılığını alamıyorsanız sebebi devleti soyanlardır. Emeklinin aylığı düşük, ikinci, üçüncü işte çalışmak istiyorsa, aylığı düşükse sebebi devleti soyanlardır. Esnaf kardeşim, sabahın köründe dükkanını açarsın, nerede ise 24 saat çalışırsın, iki ay primini aksattığın zaman sana sağlık hizmeti verilmiyor. Emekli olup işine devam etmek istediğin zaman senin aylığından yüzde 15 sosyal güvenlik destek primi kesiliyor. Sormayacak mısın arkadaş, 'benim emekli aylığımdan bu parayı sen niye kesiyorsun. Ben primimi yatırdım, alın teriyle kazandım o parayı, niye kesiyorsun', Eğer kesiliyorsa sebebi bu devleti soyanlardır. O zaman önümüzde bir şey var. Ülkemizi seviyoruz, demokrasi, özgürlükleri, çocuklarımızı, insanımızı seviyoruz, birbirimizi tanımasak bile sokakta birbirimize huzur için selam vermek istiyoruz. O zaman ayın 30'u geliyor. Hep beraber çalışacağız."

Kirli adam siyasetin içinde olmayacak
İktidara gelmeleri halinde ilk 4 ay içinde "siyasi ahlak yasasını" çıkaracaklarının sözünü veren Kemal Kılıçdaroğlu, "Çocuklarımız için, güzel Türkiye için, geleceğimiz için ben size, büyük, güzel, barış içinde yaşayacağımız bir Türkiye vadediyorum. Şunun sözünü veriyorum sizlere, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında ilk 4 ay içinde siyasi ahlak yasası çıkaracağız. Kirli adamlar siyasetin dışına çıkacak. Kirli adam siyasetin içinde olmayacak. Temiz olacak, halka hesap verecek, halka hesap vermeyi namuslu görev olarak kabul edecek. Bunun sözünü veriyorum sizlere" diye konuştu.

İkinci vaadinin ise kadınlarla ilgili olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bugüne kadar başı örtülü, başı kapalı bir sürü kadının giysisi, elbisesi, başörtüsü üzerinden siyaset yapıldı. Size Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözü, kadın nasıl giyinirse giyinsin, nasıl isterse giyinsin, her kadının, başı açık olsun, başı kapalı olsun tamamının benim başımın üstünde yeri var. Bütün kadınlara inanıyorum. Kadın bu toplumun temel direğidir. Bizi annelerimiz yetiştirdi, kendileri yemedi bize yedirdiler, 'çocuğum, kızım, oğlum daha iyi bir iş olanağı bulsun, bizden daha iyi yaşasın' diye hep mücadele ettiler, Size sözüm, ben bu ülkede çalışırken, siyaset yaparken işsizliği önlemek için her türlü çabayı göstereceğim. Oy versin vermesin bütün yurttaşlarımın çocuklarına eşit yaklaşacağım. Onlar iş buldukça ben mutlu olacağım. Bunun sözünü veriyorum size."

Kemal Kılıçdaroğlu, annelere seslenerek, "Temiz siyasetin yolunu sizler açacaksınız, çünkü siz kirliliğe izin vermezsiniz, evleriniz tertemizdir, arkada bir çöp olsun, emin olun anneler gider onu kaldırırlar, emin olun bu kadar duyarlılar. Türkiye’yi de sizler temizleyeceksiniz. Buna yürekten inanıyorum" ifadelerinde bulundu.

Türkiye'de yeni bir yüzü, yeni bir siyaset yolunu açmak zorundayız.
Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye oy veren seçmenlere de seslenerek, şöyle dedi:
"Sizi asla kınamıyorum, oy verdiniz diye size en ufak bir şekilde sitem de etmiyorum. Şu gerçeği artık kabul etmek zorundasınız, bu hükümet sizi kandırdı, bu hükümet size doğruları söylemedi. Bu hükümet köşeyi döndü, sizler fakirleştiniz. Sizin çocuğunuz işsiz kaldı. Buradan bütün yurttaşlarıma, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. Türkiye'de yeni bir yüzü, yeni bir siyaset yolunu açmak zorundayız, beraber yapacağız biz bu işi, güzel Türkiye için, bayrağımız, İstiklal Marşımız, şehitlerimiz için yapacağız. Bu ülkeye barışı ve huzuru getireceğiz."

Edirne'de CHP Genel Başkanı olarak katıldığı Kırkpınar güreşlerinde yaşadığı bir olayı anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, taşınan büyük bir Türk bayrağını gören herkesin ayağa kalkmasına rağmen 4 bakanın ayağa kalkmadığını iddia ederek, "Ben bunu affedemiyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren yurttaşlara bu hükümeti ve bu bakanları şikayet ediyorum. Hala sıkışınca milliyetçilikten bahsediyor, Kuvayı Milliye'den bahsediyor. Sen değil miydin çıkıp da 'ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum’ diyen. Şimdi Kuvayı Milliye, ben Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıyım diyor" diye konuştu.

Size güzel bir Türkiye vadediyorum
"Hırsızdan başbakan olmaz. Yalancıdan başbakan olmaz. Namuslu adamdan, halka hesap veren adamdan, kul hakkı yemeyen adamdan, ar damarı olan adamdan başbakan olur" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Size güzel bir Türkiye vadediyorum. Yerel yönetimlerde çok büyük başarılara imza attı CHP'li belediyeler. İlk metroyu Türkiye'ye getiren CHP belediyesidir. İlk tercihli yol uygulamasını getiren, ilk tanzim satış mağazalarını getiren, ilk kentsel dönüşümü sağlayan, Ankara'da davul zurnayla gecekonduların yıkılıp orada oturan yurttaşların kentin varoşlarına sürülmeden yine orada ev sahibi olduğu, ilk kent ormanını kuran, ilk doğal yaşam parkını kuran, ilk halk ekmek fabrikalarını kuran belediyeler Cumhuriyet Halk Partili belediyelerdir."

Doğru dürüst eve uğradığımız da yok
Seçim platformuna  Giresun Belediye Başkan adayı Kerim Aksu'yu çağıran Kemal Kılıçdaroğlu, Kerim Aksu'nun belediye başkanlığı döneminde yaptıklarından söz etti. Kerim Aksu'nun Giresun'a kent meydanı yaptığını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, "Meydanlar kentin enerjisini boşalttığı yerlerdir. O nedenle meydanlarda yasak olmaz. Bunlar kalktılar Taksim Meydanı'nı yasakladılar. Meydan yasaklanır mı Allah aşkına. Akıl var mantık var. O nedenle söylüyorum, şanslısınız, güzel bir belediye başkanına sahipsiniz" ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin değişime, yeni bir yönetime ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Saygınlığı olan bir devlet istiyoruz biz. Topluma hesap veren bir siyaset istiyoruz biz. İşsizlikle mücadele eden bir siyaset istiyoruz. Yoksulluğu engelleyen bir siyaset istiyoruz. Hepiniz görmüşsünüzdür, Van'da bir çocuk babasının boynunda torba içinde, cesedini babası taşıyor. Bu 21'inci yüzyılın Türkiyesi'ne yakışmıyor. 21'inci yüzyılın Türkiyesinde böyle manzaralar olmamalı. Ben deprem olduğu zaman oraya gittim, defalarca gittim. Yılbaşında bile onlarlaydım. Çünkü siyaset halka adanmışlık demektir. Siyasetçi kendisini halka adayan kişilerdir. Gecemiz gündüzümüz yok. Doğru dürüst eve uğradığımız da yok. Toplum için çalışmak zorundayız. Sizler için çalışmak, sizlere hesap vermek zorundayız. Sizin için mücadele etmek zorundayız. Bizim dedelerimiz Çanakkale'de kucak kucağa yatıyor. Onlar bize güzel bir Türkiye bıraktılar. Bizim görevimiz, biz de çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakalım. Barış, varlık içinde, özgür biçimde yaşayan bir Türkiye."

    Perşembe, 06 Mart 2014 18:00

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica