Sezgin Tanrıkulu basın açıklamasında Van'daki duruma değindi

Sezgin Tanrıkulu, açıklamasına "Gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış olan AKP iktidarı ve onun başındaki zat, halkın cebini sömürmekle kalmıyor, umutlarını da sömürüyor. Şimdi tüm foyaları ortaya çıkınca Recep Tayyip Erdoğan yine umut sömürüsüne sarıldı." sözleriyle başladı.

"12 yıldır, başörtüsünden Kürt meselesine, Alevi çalıştaylarından demokratikleşmeye, insan haklarından ekonomik büyümeye kadar her konuda bu halka yalan söylediler.

Açılım dediler, binlerce insanı hapsettiler.
İşkenceye sıfır tolerans dediler, işkenceyi sokaklara taşıdılar. Roboski'de, tüm dünyanın gözleri önünde katliama imza atılar ama bu halktan bir özrü bile esirgediler! Ekonomik büyüme dediler, insanları açlığa, taşeron sistemine, banka kredilerine mahkûm ettiler. Sağlık sistemindeki kusursuzluktan söz ettiler, Van'ın Gürpınar ilçesine bağlı Çeli mezrasında 3 yaşındaki Muharrem Taş'ı ölüme mahkûm ettiler.

Van depremi sırasında bu halkı kara kışa mahkûm ettiler.
Van halkına ikinci, üçüncü depremi bizzat bu AKP iktidarı yaşattı. Van, hâlâ depremin artçı sarsıntılarını yaşıyor. Esnaf kan ağlıyor. Daha düne kadar Vanlılar konteynırları elinden alınmasın diye açlık grevine girdi. Biz o zaman Van'a geldiğimizde gözlerimizle gördük, kulaklarımızla duyduk; AKP, Van'a insanlık dışı koşulları dayattı. Van'ı afet bölgesi ilan etmeyerek ayrımcılığın en alasını yaptılar. Van halkı için Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlara valilik eliyle el koydular! Kendileri trilyonları evlerinde toplarken, depremzedeleri kuru ekmeğe, soğuk çadırlara mecbur bıraktılar.

Artık AKP'nin gerçek yüzünü hiçbir makyaj gizleyemez.
Depremzedeler, işkence mağdurları, sağlık sistemi mağdurları, yoksullar, köylüler, esnaf, zanaatkâr, öğrenci, öğretmen bu iktidarın gerçek yüzünü görmüştür. Yerel seçimlerde bunlara gereken cevabın verileceğini biliyoruz. Fakat hırsızlık, yolsuzluk, temel insan hakları ihlalleri, yargısız infazlar, katliamlar seçim sandığında oylanamaz! Hukuksuzluk seçim sandıklarında oylanamaz! Hukuksuzluk yapanın yeri mahkeme salonlarıdır!

Evet, görüyoruz ki bizzat Recep Tayyip Erdoğan yargıyı yönlendirmiş, yönetmiş, kendi hesaplarına göre düzenlemiştir. Fakat bu güdümlü yargı sistemini de bağımsız hale getirmek zorundayız. Mahkemelerin iktidara göre değil, hakka, hukuka göre karar verdiği bir Türkiye'nin inşasına ihtiyaç var. Bu konudaki mücadeleyi hep beraber vereceğiz, vermek zorunayız.

Van'ın, bölgenin sorunlarının, ihtiyaçlarının farkındayız. Çünkü biz Ankara'da oturup dar hesaplarla uğraşmıyor, buralara her seferinde gelip halkın içine giriyoruz. İnsanların dertlerini dinliyoruz. Biz Van'a sadece seçim öncesinde uğrayıp hamasi nutuklar atanlardan değiliz!  Artık halkın oylarını çantada keklik gören AKP zihniyetinin sonuna gelinmiştir. Bu kadar hukuksuzluğa, zulme, adaletsizliğe, yolsuzluğa, yalan-dolana batmış bir hükümetin meşruiyeti de kalmamıştır. Van halkına buradan sesleniyorum; meşruiyetini bu kadar yitirmiş olan AKP'nin daha fazla umut sömürmesine izin vermeyelim!


Yoksulluğu, evlerinde trilyonlar saklayanlar değil şeffaflıktan yana olanlar çözer!
Adaletsizliği, Kürt sorununu, insan hakları sorununu diktatörler, zalimler değil, demokratlar çözer! Son olarak şunu belirtmeliyim ki, Van halkını asla rüşvetçi, yolsuzlukçu, umut sömürücü, dikta sevdalısı AKP'ye karşı yalnız bırakmayacağız!"

    Salı, 04 Mart 2014 16:13

Bağlantılı Konular