Kemal Kılıçdaroğlu: "Çocuklarım için değil, Türkiye için çalışacağım"

Kırklareli Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her evde huzurun olduğu, kadınların sabahleyin çocuklarını güler yüzle okula gönderdiği bir Türkiye istediklerini söyledi.


Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin zorluklarla büyük mücadele verilerek kurulduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Herkesin huzurlu olduğu bir Türkiye için çalışacağım. Böyle bir Türkiye için size söz veriyorum. Çocuklarım için çalışmayacağım. Sizler için çalışacağım. Eğer Hakkari'de, Diyarbakır'da, Edirne'de, Van'da, Trabzon'da bir işsiz varsa önce ona iş bulacağız. Önce o çalışacak. Herkes huzur, herkes barış içinde yaşayacak. Biz bu ülkeyi kan ve gözyaşı içinde kurduk. Büyük mücadele verdik. Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bıraksınlar diye dedelerimiz, babalarımız şehit oldu, gazi oldu. Her seferinde demokrasimizi daha büyüttük. Biraz daha geliştirdik. Ülkenin saygınlığını bütün dünyaya duyurduk. Nereye gidersek gidelim, ülkemizden gurur duyduk, insanımızdan gurur duyduk."

Siz halkın polisisiniz
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bugün hiç kimsenin kabul etmediği bir başka Türkiye ile karşı karşıya olunduğunu savunarak, şöyle devam etti:
"Size üç ayrı hikaye anlatacağız. Birincisi bir adamın hikayesi. Yırtık ayakkabı ile siyasete girip bugün dünyanın en zengin başbakanlarından biri olan bir adamın hikayesini anlatacağım. 17 Aralık günü bir operasyon yapıldı. Adı rüşvet ve yolsuzluk operasyonuydu. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonuydu. Burada arkadaşlarımız size bu adamın oğluyla yaptığı konuşmayı dinletti. Polis arkadaşlarımız gelmişler, büyük bir ihtimalle başçalanın talimatı üzerine. 'Onları durdurun, onları millet öğrenmesin' diye… Buradan polis kardeşime sesleniyorum; siz halkın polisisiniz, bir hırsızın polisi olamazsınız. Herkes bunu bilsin, devleti soyanın polisi olmaz. Polis yolsuzlukla mücadelede eder, haksızlıkla mücadelede eder."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyor ya 'montajdı'. Ne montajı kardeşim, Ergene Nehri ne kadar gerçekse bu sesler de o kadar gerçektir" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye oy verenlere de seslenerek, şunları kaydetti:
"Elinizi vicdanınıza koyun. Bir Başbakan çıkıp evinde milyon dolarları tutarsa, polisin operasyon yaptığı saatlerde ‘bu paraları sıfırlayın’ diye talimat verirse bu kişiye ne denir? Elinizi vicdanınıza koyun. Siz bunu Başbakan olarak seçtirdiniz. Eyvallah, demokrasiye saygımız var. Sizin oylarınıza bir şey söylemiyorum. O oylar sizin ananızın ak sütü gibi helaldir. Ama haram olanla ortak olmayın. Çünkü seçtirdiğiniz adam önce sizi soydu."

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık operasyonuna değinerek, "Ayakkabı kutusunda 4,5 milyon dolar para çıkıyor. Bu genel müdüre kefil olan kim? Başçalan. O zaman Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren değerli yurttaşlarıma bir kez daha sesleniyorum; 4,5 milyon doları ayakkabı kutusuna saklayan bir bankanın genel müdürüne kefil olan Başbakana siz acaba hala kefil olmayı sürdürecek misiniz? Elinizi vicdanınıza koyun" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yaşanan son olayların dünya tarihinde görülmediğini söyleyerek, vatandaşları ülkeye ve vatana sahip çıkmaya çağırdı. Kemal Kılıçdaroğlu, "Dünya tarihinde böyle bir hırsız görülmemiştir. Bu kişi, din iman edebiyatı yapıyor. Birisi din iman edebiyatı yapıyorsa öbür taraftan malı götürüyordur. Bunların en büyük özelliği yalan söylemektir. En büyük özellikleri odur. O nedenle söylüyorum bütün yurttaşlarıma, hepiniz ülkeye sahip çıkın, çocuklarınıza sahip çıktığınız gibi" diye konuştu.

Ülkenin, herkesin olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Bir kişi geldi, devleti soymaya kalkıyor. Dersini demokratik yollardan vereceğiz. Ben çalışacağım, hep beraber çalışacağız. Bunun bir özelliği daha var. Geçmişte demişti ki, hırsızlık babadan oğla geçer demişti. Evlattan babaya hırsızlık geçmez. Doğruyu söylemiş. Şimdi öğreniyoruz ki, onu çok iyi öğrenmiş. Kendisi, bütün ailesi, hep birlikte bir yolsuzluğun içindeler. Siz buna 'evet' diyor musunuz? O zaman ayın 30'u geliyor. Sandığa gideceğiz. Çocuklarınızın hakkı için hesap sormak zorundasınız. Ülke için hesap sormak zorundasınız. Sadece miting meydanlarında değil, her yerde bu hırsızlığı anlatacağız. Diyeceğiz ki, artık yakamızdan düşün."

Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele edeceği gerekçesiyle iktidara geldiğini ifade ederek, 4 bakanın hizmeti kendilerine yaptığını, ceplerini parayla doldurduklarını ileri sürdü.
17 Aralık operasyonuna değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu dört bakanın evlerine baskın yapıldı. Çocukları gözaltına alındı ve dört bakanın da yolsuzluğa bulaştığı gün gibi meydana çıktı. Arkasından birileri bekledi, bunlar hemen istifa ederler, ayıptır milletin yüzüne bakılmaz diye. İstanbul Yeşilköy'de başçalanla beraber otobüsün üzerine çıktılar, ellerini kaldırdılar. Dediler ki, 'biz Türkiye'yiz'. Toplum bunu içine sindiremedi. Türkiye bu manzarayı kaldıramadı. Büyük protestolar oldu ve sonra başçalan bir talimat verdi; 'Dördünüz istifa edin ama istifa ederken de lehime bir deklarasyon yayınlayın’ dedi. Bunlardan biri çıktı dedi ki, televizyonların önünde, 'ya ben niçin istifa edeceğim. Talimatı sen verdin ben de yaptım. İstifa edecekse önce sen istifa et' dedi mi, dedi. Şimdi diyor ki, 'bu sesler montajdır'. Senin bakanın yüzüne söylüyor zaten. Ben söylesem derler ki, 'bu muhalefet partisinden'. Bir sivil toplum kuruluşu söylese 'bunlar bize muhalefet yapıyor o yüzden' diyecekler. Senin bakanın söylüyor sana. Hala arlanmadın mı, hala utanmadın mı? Hala dönüp milletin yüzüne nasıl bakıyorsun diye emin olun ben rahatsız oluyorum ama bunlarda vicdan yok."

Vatan severler hapiste, hırsızlar dışarıda
Kemal Kılıçdaroğlu, elindeki iddianame olduğunu belirttiği belgeye göre, eski bakanlardan Zafer Çağlayan'ın 28 seferde 52 milyon dolar, Muammer Güler'in ise 10 seferde 10 milyon dolar rüşvet aldığını söyledi.
"Ülkeyi yönetmek üzere iktidar olanlar ülkeyi soydular" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, Egemen Bağış'ın da 3 seferde 1,5 milyon dolar rüşvet aldığını hatırlattı.
Kemal Kılıçdaroğlu, dünyada gazetecilerin hapiste olduğu bir numaralı ülkenin Türkiye olduğunu savunarak, "Neden gazetecilerimiz hapse atılır, neden akademisyenlerimiz hapse atılır? Vatan severler hapiste, hırsızlar dışarıda" dedi.

Türkiye'nin yeni yol haritasının çizilmesi gerektiğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben de bir şey söylüyorum; hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye istiyorum. Ne ezen olsun, ne ezilen olsun. Varlık içinde yaşayalım, birlik içinde yaşayalım, özgürlük içinde yaşayalım" ifadelerini kullandı.

Çiftçiye mazotu 1,5 liradan satacağım
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki çiftçilerin çok zor durumda olduğunu, dünyanın en pahalı mazotunun Türkiye’de çiftçilere satıldığını savunarak, çiftçiye mazotu 1,5 liradan satacağını söyledi.
"Siyasete girip zenginleşiyorsan fakir fukara hakkı, kul hakkı, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorsun anlamına geliyor" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti.
"Erdoğan siyasette zenginleşti. Yırtık ayakkabıyla siyasete giren ben değilim. O girdiğini söylüyor. O söz de bana ait değil. Ben her zaman bütün yaşamım boyunca onun elde ettiği maaştan en az 2 kadar fazla maaş aldım. Söylüyorum, seçildiğim gün mal varlığımı internet sitesinde yayınladım. Her kuruş benim alın terimle kazandığım paradır. Ama o 'ben yırtık ayakkabıyla siyasete girdim' diyor. E peki kardeşim, nasıl oluyor da dünyanın en zengin başbakanlarından birisi oluyorsun? Harama ortak olmasın hiçbir yurttaşım. Emekliye, çiftçiye, memura, işçiye, taşeron işçisine söylüyorum; AKP'ye verdiğin her oyla harama ortak olacaksın. Elini vicdanına koy."

    Pazartesi, 03 Mart 2014 17:29

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica