Erdoğan Toprak iktidarın despotikleşmesine vurgu yaptı

CHP Genel Başkan yardımcısı Erdoğan Toprak, Rekabet Kurulu'nun 4 yıllık dönemi kapsayan strateji belgesinde, kartelleri önlemek gerekçesiyle, şirket sahipleri ve ortaklarının ev ve iş yerlerine dönük "teknik takip" yetkisi istendiğini ifade ederek, "Korku imparatorluğu iş dünyasını teslim almak istiyor" dedi.

Erdoğan Toprak, yaptığı değerlendirmede şu görüşleri dile getirdi:
"Hükümet tarafından peş peşe TBMM'den geçirilen antidemokratik yasa düzenlemeleri, artık kurumların da iştahını kabartmaya başladı. TİB’e verilen sansür yetkileri, HSYK yasasıyla yaratılan yargı-hukuk üstü Adalet Bakanı, MİT yasası değişiklikleriyle getirilmek istenen telekulak devleti, ekonomiyi ve iş dünyasını da teslim almak istiyor.
Özerklikleri, sadece lafta ve kâğıt üstünde olan düzenleyici ve denetleyici kurullar, hükümetin işadamlarını, şirketleri, bankaları, medyayı, tehdit ve şantaj aracına dönüşmüş durumda. Bu kurullar da, hükümete daha çok yaranmak için, dünyanın hiçbir gelişmiş ekonomisinde var olmayan, serbest piyasa ekonomisi ile bağdaşmayan yetkiler ve güçler istiyor.
Rekabet Kurulu'nun 2014-2018 dönemi için hazırladığı strateji belgesinde yer alan talepler, kurulun MİT olma, Rekabet değil, "İstihbarat Kurulu" olma özlemini yansıtıyor.
Kartelleri önlemek gerekçesiyle, şirketler, işadamları, şirket ortakları için, işyerlerine, evlerine, kişisel yaşamlarına yönelik dinleme ve teknik takip yetkisine sahip olmayı, bu amaçla Rekabet Kurulu Yasası’nda değişikliğe gidilmesini öngören strateji belgesi, aslında gizlenen gerçek niyeti yansıtmaktadır. İşadamlarını, şirketleri teknik takibe almak, dinlemek dünyanın neresinde Rekabet Kurulu’nun yetki ve görev alanı içindedir?"


Erdoğan Toprak, hükümetin düzenleyici-denetleyici kurulları kullanarak, medyadan enerjiye, bankacılıktan otomotiv ve iletişime kadar pek çok sektörde, yandaşlarına servet aktardığını, mal varlıklarına el koyduğunu belirterek, Rekabet Kurulu aracılığıyla da cezalar yağdırdığını kaydetti.
Erdoğan Toprak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rekabet Kurulu, ekonomilerde haksız rekabet ve kazançların önlenmesini sağlamakla görevli iken, AKP hükümeti elinde, bir tehdit, cezalandırma, yok etme aracına dönüşmüştür. Pek çok şirket ve gruba açılan soruşturmalar, aylarca sürdürülerek, bu şirketler ve gruplar zan altında bırakılmaktadır.
Rekabet Kurulu, şimdi bir de işadamlarını, şirketlerini, evlerini dinleme yetkisi istemektedir. MİT'e verilmek istenen ticari sırları öğrenme, banka hesaplarını izleme, kredi bağlantılarını takip etme yetkisine ilave olarak, Rekabet Kurulu da benzer yetkilerle donatılırsa, iş dünyası ve işadamları siyasi iktidarın esirleri, köleleri haline getirilecektir. Bu girişimlerle, siyasi despotizm hayatın her alanında ve sonunda ekonomide de hakim kılınmak istenmektedir.
AKP, Başbakanlık dahil bütün kurumları MİT'e bağlasın böylece ülkeyi daha rahat yönetir. AKP, Türkiye bir istihbarat devletine dönüştürüyor. Dünya demokratikleştikçe AKP despotikleşiyor."

    Pazartesi, 03 Mart 2014 12:50

Bağlantılı Konular