Şevki Kulkuloğlu "Bu ne kadar hukukidir, ahlakidir, etiktir?"

Şevki Kulkuloğlu, düzenlediği basın toplantısında, MİT Kanunu'ndaki birtakım soru işaretlerini akla getirecek Kayseri'deki bir soruşturma dosyasına değinmek istediğini söyledi.

Bu soruşturma ile ilgili olarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya soru önergesi yönelttiğini ifade eden Şevki Kulkuloğlu, MİT Yasası'na göre, MİT Müsteşarı hakkındaki soruşturma konusu Başbakan'ın iznine bağlı iken, şimdi bu izne MİT'te çalışan, MİT'le iş yapan herkesin soruşturmasının bağlandığını kaydetti.

Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; "Kayseri'de kasım ayı içinde Mustafa Pusmaz isimli şahsın kendisine gelerek, eski MİT mensubu olduğunu, şu an Kayseri'de kendisi gibi 24 gizli tanık ile beraber konumlandırıldıklarını, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı'na bağlı çalıştıklarını, kendilerini kimsenin soruşturamayacağını söyleyerek, varsa devletle işi halledebileceğini söyler. Kendisini tanıtırken İlhan Cihaner dosyasının örgütleyicilerinden birisi olarak tanıtır. İlhan Cihaner adı geçince bunu dinleyen şahıs benimle irtibata geçer.

Bu süreçte gelişen olaylarda Mustafa Pusmaz, ismi Reşit Güven olan bu şahsı dolandırdığını tespit ettiği şahıslar nedeniyle dolandırıcılıktan ve var ise böyle bir bağı muhbirlikten savcılığa şikayetçi olur. Kayseri Başsavcılığı, Reşit Güven isimli şahsın yaptığı soruşturması sonucunda kamu davasını açar. Yalnız bu dosyada öyle vahim durumlar var ki kişi, kendisi Ağrı, Iğdır bölgesinde faaliyet gösterdiğini, 2009 yılında Erzurum özel yetkili cumhuriyet başsavcılığını talebi ile tanık koruma programına alındığını söyler. Bu arada şikayetçi olan kişinin, 'bu kişi MİT elemanı mıdır?' diye sorduğu soru üzerine, MİT Bölge Başkanlığı da kişinin 1992-1999 ve 2002-2007 yılları arasında MİT muhbiri olarak çalıştığını söyler. Dosyada kişinin tanışırken bahsettiği birçok konu vücut bulmuştur. Bu kişi hakkında dolandırıcılık suçu dışındaki suçlardan, gizli tanık koruma kanunu nedeniyle işlem yapılamamıştır. Ancak olay bize aksetmese, Cihaner adı geçmese, diğer şikayetçi olan şahsın da cesaret edebileceğini zannetmiyorum. Kişiye bu konuda hakkında şikayetçi olması gerektiğini söylememiz üzerine kişi şikayetçi olmuştur. Ve gelinen noktada kişi hakkında iddianame düzenlenmiştir."


Şevki Kulkuloğlu, burada bazı soruların akla geldiğini belirterek, "Gerçekten gizli tanık koruma programı kapsamında belli şehirler havuz olarak seçilmiş midir? Bu seçilmiş şehirlerde Kamu Güvenliği Müsteşarlığı adına çalıştırılan gizli tanıklar ve MİT muhbirleri var mıdır? Eğer bunlar birtakım suç örgütlerinin oluşturulması yolundaki düzmece dosyalara aracılık ediyorlarsa, bu ne kadar hukukidir, ahlakidir, etiktir? Sayın Başbakan’ın bunu cevaplaması gerekmektedir" dedi.

"Tanık koruma programı istismar ediliyorsa bu şekliyle korunmalı mıdır?" diye soran Şevki Kulkuloğlu, dönemin itirafçılarının dolandırıcılık yaptığının tespit edildiğini kaydetti.

Şevki Kulkuloğlu, "İlhan Cihaner dosyasında yıllarca MİT'e muhbirlik yapan birisi özel yetkili savcı tarafından çağrılarak gizli tanık olarak kullanılmış mıdır? MİT Kanunu ile bu şahıslar daha da koruma altına alınacaktır" dedi.

TBMM Başkanı'nın bu duruma el atması lazım
Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz da daha önce CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ile Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın saldırıya uğradığı gibi dün de Şevki Kulkuloğlu'nun saldırıya uğradığını belirterek, bu saldırıları kınadı.

AKP’li milletvekillerinin, "Yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlıktan bahsederek bizi tahrik ediyorsunuz" dediğini belirten Yılmaz, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in bu duruma el atması gerektiğini kaydetti. "Meclis’te milletvekillerine saldırıyı kanıksatmaya çalışıyorlar" diyen Dilek Akagün Yılmaz, gerçekleri söylemeye devam edeceklerini belirtti.

Dilek Akagün Yılmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gittiği her yerde önleme gözaltıları yapıldığını iddia etti. Hiç kimsenin suç işlemeden gözaltına alınamayacağını belirten Yılmaz, "Başbakan'ın Burdur ve Uşak'ta mitingleri vardı. Başbakan Uşak'a giderken bütün yollar kapatılmış. Gazeteciler, güzergah üzerinde evlerde gösterilen ayakkabı kutularını çekmesinler diye, başka bir güzergahtan miting alınına götürülmüş. Polis o evlere girerek kişilerin kimlik bilgilerini almış" dedi.

Uşak'ta gençlerin ve çocukların da gözaltına alındığını ve o çocuklardan bir tanesinin kızı olduğunu söyleyen Dilek Akagün Yılmaz, "Bu gencecik insanlar bu şekilde düşüncelerini ifade ettikleri için gözaltına alınıyor ama Tayyip Erdoğan'ın oğulları ifadeye bile gönderilmiyor" diye konuştu.

    Cuma, 28 Şubat 2014 18:06

Bağlantılı Konular