Umut Oran, CHP'nin reklam afişi sansürünün deşifre olması üzerine sert bir açıklama yaptı

CHP afişinin Başbakan Erdoğan, danışmanı Mustafa Varank, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek ve stroer firması tarafından sansürlendiğinin telefon kayıtlarıyla kanıtlanması üzerine CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran çok sert bir açıklama yaparak, konuyu YSK'ya ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu ile taşıyacağını bildirdi.

Umut Oran'ın bugün yaptığı yazılı basın açıklaması ve konuyla ilgili soru önergesi şöyle:

"Dün sosyal medyada ve internette yer alan ses kayıtlarına göre Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Başbakan'ın danışmanı Mustafa Varank'ı aramış, kendisine partimizin İstanbul, Ankara ve İzmir'de afişler yayınlayacağını bildirmiş, bu afişlerin yayınlanmasının engellenmesi noktasında Başbakan'ın bir talimatı olup olmadığını sormuş, daha sonra ikili arasında yapılan görüşmede Mustafa Varank Melih Gökçek’e afişlerin yayınlanmaması yönündeki Başbakan’ın talimatını bildirmiştir.

İlgili afişimizde  "Vatandaş vergisini veriyorsa Hükümet de hesap verecek" diyorduk. Demokrasinin olmazsa olmazı olan hesap verebilirlik ve şeffaflığın altını çizdik. Dünyanın her demokratik ülkesinde iktidarların en büyük onuru kendi halklarına karşı hesap verebilmek, kendi halklarının parasını nasıl harcadıklarını namuslu bir şekilde açıkça halkın denetimine açmaktır. Dünyada çeşit çeşit rejim vardır ama bir tek demokrasilerde kamu yöneticileri bütçenin şeffaf bir şekilde nasıl kullanıldığını, halkın parasının nereye ve niçin harcandığını söylerler. Demokrasinin bir onuru da buradadır.

Recep Tayyip Erdoğan'ın bu söylemden rahatsız olması çok doğal . Onun arzu ettiği rejimde hesap verebilirlik, şeffaflık gibi demokrasinin temel değerleri yok. O kamu kaynaklarını keyfi ve hesap vermeden kullanmayı, halkın parasını belli iş adamlarına aktarmayı, havuzlar oluşturarak, salmalar salarak, bu parayı alabildiğine yönetmeyi istiyor. Bu rejimi devam ettirmek için sansüre ve baskıya ihtiyacı var, o yüzden de basın ve serbest siyaset üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı kuruyor.

Açıkça şunu söylemek lazım, Recep Tayyip Erdoğan eğer Türkiye'de bir suç örgütü arıyorsa önce etrafına bakmalıdır. Yürütme organının Başkanı yani Başyürüten olarak sadece muhalefeti her türlü hukuk dışı yolla izlemiyor, kanunsuz emirlerle muhalefetin millet adına denetim görevini yapmasına da yasak, sansür ve hukuk dışı engellemeler getiriyor. Kendi adamları da onun talimatları doğrultusunda bu kanunsuzluğa, hukuksuzluğa ve suçlara bilerek ve isteyerek alet oluyor.

CHP olarak bu hukuksuzluğa imza atan, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, ilgili şirket, Melih Gökçek ve Mustafa Varank'a yönelik suç duyurusunda bulunacağız . Siyasi partiler arasındaki adil rekabeti bozan, siyasi sebeplerle ayrımcılık yaparak muhalefet partilerinin yasal haklarını hukuka aykırı bir şekilde engellemeye çalışanlar mutlaka yargı önünde hesap verecek.

Aynı zamanda Yüksek Seçim Kurulu da konuya el atmalı , bundan sonra siyasi partiler arasındaki rekabeti engelleyici her türlü tutumun engellenmesi, piyasada tekel konumunda olan bu firmanın bütün siyasi partilere adil ve eşit şartlarda hizmet vermesinin sağlanmasını teminat altına almak zorundadır. İlgili firmanın CEO'su Erdoğan'ın 20 yıldan fazla bir süredir tanıdığı , Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu gün Belediyenin billboard işini alan, daha önce de "ilan panolarının yandaş firmalar kollanarak tekelleşme yaratıldığı" gerekçesiyle Rekabet Kurumu nezdinde bir soruşturmaya tabi olan, halen kamudan ihale almakta olan Murat İlbak'tır. Erdoğan'dan dolaylı veya doğrudan talimat alarak ticari imkânlarını siyasi ayrımcılık yapmak için kullanan bu kişi ve firması sürekli denetlenmek zorundadır.

Varlık içinde, Birlik içinde Özgür bir biçimde Türkiye için çalışan Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm gücümüzle, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin temel ilkelerini koruyacağımızı bildirir, Erdoğan ne kadar korkarsa korksun "korkunun ecele faydası" olmadığını hatırlatırız. Bugün kendisi için söylenebilecek tek bir söz var: "Yolcudur abbas, bağlasan durmaz." Ne yapsalar boş, Türkiye hak ettiği adil, demokratik, şeffaf ve hesap veren yönetime kavuşacaktır."


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. 26.2.2014
Umut Oran
İstanbul Milletvekili

Sosyal medyada ve internette dün gece yayınlanan kayıtlara göre  Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, danışmanınız Mustafa Varank'ı telefonla aramış, kendisine partimiz CHP'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'de afişler yayınlamak istediğini bildirmiş, bu afişlerin yayınlanmasının engellenmesi noktasında bir talimatınız olup olmadığını sormuş, daha sonra ikili arasında yapılan görüşmede Mustafa Varank Melih Gökçek'e afişlerin yayınlanmaması yönündeki sizin verdiğiniz talimatı bildirmiştir .

Bu kapsamda,
1- Danışmanınız Mustafa Varank’a ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'e, CHP’nin İzmir, Ankara ve İstanbul'da yayınlanması planlanan "Vatandaş vergisini veriyorsa Hükümet de hesap verecek" başlıklı ilanlarının yayınlanmaması yönünde bir talimat verdiniz mi?
2- Başbakanın görevleri arasında muhalefet partilerinin ilanlarını denetlemek, yayınlanıp, yayınlanmamasına karar vermek de bulunmakta mıdır? Bu yetkiyi nereden alıyorsunuz?
3- Piyasada tekel konumunda olan firmanın CEO'luğu görevini sürdürmekte olan ve 20 yıldan fazla bir süredir tanıdığınız Murat İlbak'a daha önce kaç defa benzer talimatları verdiniz? 2003 – 2013 yılları arasında bu şahısla kaç defa, nerelerde buluştunuz, görüşmelerin içeriği nedir?
4- İletişim, Medya, İnşaat, Baskı Teknolojileri, Madencilik ve Turizm alanında faaliyetlerini sürdüren Ticaret Siciline 451361 numarasıyla kayıtlı, İlbak Holding Anonim Şirketi  2002 – 2012 yılları arasında hangi kamu ihalelerini kazanmıştır, bu ihalelerin bedelleri nedir?
5- 2003 – 2013 yılları arasında yıllara göre yayınlanmaması yönünde talimat verdiğiniz kaç adet muhalefet ilanı bulunmaktadır, bu ilanlar hangi partilere aittir?
6- Böyle bir talimatta bulunmadıysanız adınıza böyle bir talimat verildiğini ifade eden Mustafa Varank ve yayını engelleyen Melih Gökçek için hangi adli veya idari işlemi başlattınız? Suç duyurusunda bulundunuz mu?"

    Çarşamba, 26 Şubat 2014 11:28

Bağlantılı Konular