Ali Özgündüz "Paralel yapı"nın telefon dinleme iddiasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu

İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, "paralel yapı"nın telefon dinleme iddiasıyla ilgili, kendisinin de dinlenilenler listesinde bulunduğu gerekçesiyle, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Ali Özgündüz, hazırladığı suç duyurusu dilekçesini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sundu. Dilekçesini verdikten sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu ile bir süre görüşen Ali Özgündüz, adliye çıkışında basın mensuplarına açıklama yaptı.

Haberlere konu yasa dışı dinlemeyi talep eden emniyet görevlileri, talebi mahkemeye ileten cumhuriyet savcıları, kararı veren hakim ve kararı icra eden tüm kamu görevlileri hakkında şikayette bulunduğunu belirten Özgündüz, sorumluların "haberleşmenin gizliliğini ihlal", "kişiler arasındaki görüşmelerin kayda alınması", "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "memuriyet görevini kötüye kullanma" suçlarından yargılanmasını talep ettiğini bildirdi.

Tuzun koktuğu yerdir
Toplam 107 klasörlük bir soruşturma dosyasından bahsedildiğini ve Başsavcının kendisinin de dinlenildiğini söylediğini anlatan Ali Özgündüz, "Sayın Başsavcı, kendisinin de bu soruşturma kapsamında dinlenildiğini söylüyor. 'Konu nedir?' dediğimde, 'Selam Kudüs' örgütü adıyla, bir soruşturma kapsamında bu dinlemelerin yapıldığını söylüyor. Tabi bu rezalet, bu hukukun bittiği bir an. Aslında insanların haklarının ihlal edildiği zaman haklarını arayacakları yer olan yargı, hukuksuzluğa aracı oluyorsa, artık tuzun koktuğu yerdir" diye konuştu.
Hükümetin bu konudan mağduriyet çıkarmaya çalıştığını öne süren Ali Özgündüz, “Artık kendi bakanları, müşteşarları, milletvekilleri dahi mahkeme kararıyla dinleniliyor. Bu, yasa dışı dinlemeden daha vahimdir. Mahkeme, hukuku ihlal ederek hukuksuzluğa araç oluyorsa, böyle uyduruk bir soruşturmadan dolayı bir dinleme kararı veriliyorsa, artık hukuk devletinin bittiği yerdir” ifadelerini kullandı.

Bu işi yapanlar mutlaka cezalandırılacak
Ali Özgündüz, kendisinin de dinlenilenler arasında yer alması ve milletvekili olmasından kaynaklanan sorumluluk gereği işin peşini bırakmayacağını anlatarak, "Bu işi yapanlar mutlaka cezalandırılacaktır. Haklarında dava açılacaktır. Ayrıca tazminat davası açmayı düşünüyorum" dedi.

Bir gazetecinin, "Savcı Adnan Çimen iddiaları yalanladı, başsavcı da tam tersini söyledi, siz ne diyeceksiniz?" diye sorduğu Ali Özgündüz, şunları söyledi: "Şu anda 107 klasör soruşturma dosyası olduğunu söyledi (Başsavcı). Ben hatta sayın Başsavcımdan şahsımla ilgili kısımlardan talep ettim; ‘Bize biraz müsaade edin, biz şu anda klasörleri ayırmaya çalışıyoruz, olayı anlamaya çalışıyoruz’ dedi. Dolayısıyla ‘Suç nedir?’ dediğimiz zaman, ‘Selam Kudüs’ örgütü denilen uyduruk bir şey söyledi. 2011′den beri bu dinleme yapıldı. Benim gördüğüm kadarıyla, buradaki dinlenilenlerin yüzde 90′ı AKP’nin Suriye, Orta Doğu politikasını eleştiren kesimlerdir. Bazı AKP mensupları da vardır ancak benim, yine eski cumhuriyet savcısı olarak kendi analizim; birkaç dinleme var, birkaç dosya var, bunlar harmanlanmış, karıştırılmış. Asıl ana gövde, emniyet istihbaratın yaptığı AKP’nin Orta Doğu, Suriye politikasını eleştiren bütün unsurlar, dinlenilmiş fakat kendileriyle ilgili bazı dinlemeler de var."

İçişleri Bakanı Efkan Al'’nın istifa etmesi gerektiğini savunan Ali Özgündüz, "Hükümetinin mutlaka çıkıp kamuoyundan, şahsımdan, dinlenenlerden özür dilemesi gerekiyor. Sadece 'paralel yapı' diyerek, bu işten kurtulamazlar. Beni ilgilendirmiyor bu yapılar. Benim muhatabım hükümetti" ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin, "Dinlemeye takılmayla, dinlemeyi ayıralım. Burada herkes dinlenmiş mi, dinlemeye takılmış mı?" diye sorduğu Ali Özgündüz, şunları kaydetti:
"Başsavcımız kendilerinin de henüz konuya yeterince vakıf olmadıklarını, 107 klasör dosya olduğunu, dolayısıyla ayıklamaya çalıştıklarını söyledi. Şahsımla ilgili kısımları talep ettiğimde, ‘bize bir hafta müsaade edin, biz ayıklayalım bir hafta sonra gelin bilgi verelim’ dediler. Ama bu işin peşini bırakmayacağım. Dinlenilmiş miyim, hedef kişi miyim, yoksa bir başkası dinlenilirken mi görüşmelerim kaydedilmiş onu bilmiyorum. Öyle olsa dahi suçtur. Yani benim hakkımda bir soruşturma yokken, bir soruşturmada bir milletvekilinin konuşmaları kaydedilip dosyaya intikal ediyorsa bu da suçtur."

Avukattan da suç duyurusu
Bu arada, adliyeye gelen avukat Müşir Deliduman da aynı kapsamda suç duyurusunda bulundu.
İddialarının yer aldığı gazete kupürlerini eklediği dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunan Deliduman, yasa dışı dinleme yaptıklarına ilişkin haklarında şüphe oluşan yargı mensuplarının, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenen "silahlı örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, haberleşme gizliliğini ihlal, kişiler arasında ki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi ve temel ulusal yararlara karşı hareket" suçlarından yargılanmasını talep etti.
 

    Salı, 25 Şubat 2014 13:09

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica