"İstikrar sürsün Türkiye büyüsün masalı ne iş yarattı ne de aş!"

"Türkiye’nin 12 yılını çalan AKP, halka iş-aş yaratmak yerine kendi küpünü doldurdu, eş, dost, yakın ve yandaşını kalkındırdı. AKP, ülkenin kanayan yarası işsizliği azaltmak yerine daha da büyüttü. Zaten 5 milyona dayanmış olan işsizler ordusu, önlem alınmazsa ülkenin adım adım bir ekonomik darboğaza sürüklendiği önümüzdeki süreçte giderek çığ gibi büyüyecek" açıklamasında bulundu.

AKP başka ülkelerin üretimine, istihdamına katkı yaptı
AKP ekonomide sırtını sıcak para denilen ve "para ile para kazanmaya" gelen her an da kaçabilecek olan "emanet" dış kaynağa dayadı. Bu sayede ucuzlayan döviz ithalatı patlattı. İthal girdi bağımlısı ve "yap-sat"çı hale gelen sanayi istihdam yaratamadı. Halk borçla tüketime özendirildi. Tüketim artışı "rekor büyüme" diye empoze edilerek halk kandırıldı. Ekonomide "başarı" yalanı ile beyinleri yıkayan AKP, Ağustos böceği gibi çalışmayıp hamaset üreterek halkın oylarını çaldı .  Ancak AKP’nin sıcak paraya dayalı; cari açık ve borç üreten ekonomi politikaları üretimi teşvik etmediği, istihdam yaratmadığı gibi, başka ülkelerin üretimine ve istihdamına katkı yaptı. Bu politikalarla işsizlik ile azalmak bir yana daha da arttı.

Gerçek işsizlik oranı yüzde 16
TÜİK'e göre işsiz sayısı Kasım’da 2 milyon 784 bine ulaştı, oranı ise yüzde 9.9'la çift haneye dayandı. Sadece  "umutsuzlar" dahil edildiğinde bile işsiz sayısı 4 milyon 739 bine, işsizlik oranı da yüzde 15.7'ye ulaşıyor.

Diplomalı da iş bulamıyor
Resmi tanımla toplamda 2 milyon 784 bin kişilik işsizler ordusunun 581 bini üniversite mezunu. Yani her 5 işsizden biri üniversite diplomalı … İşsiz olup da anket döneminde iş arama kanallarından herhangi birini kullanmamış olanlar bu sayılar içinde yer almıyor.  TÜİK'in işsizleri olduğundan az, istihdamdakileri olduğundan yüksek gösteren verilerine göre tarımda çalışanlar son bir yılda 299 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışanlar 451 bin kişi arttı. Kasım itibariyle istihdam edilenlerin yüzde 22.5'i tarım, yüzde 19.4'ü sanayi, yüzde 7.4'ü inşaat, yüzde 50.7'si ise hizmetler sektöründe

Çalışma çağındaki nüfus yarısı iş gücüne dahil olamıyor
Çalışma çağındaki 55 milyon 935 bin kişilik nüfusun 27 milyon 707 binle yaklaşık yarısı iş gücüne dahil değil. Bunların 11 milyon 673 binle en büyük bölümü ev kadınları. Yani kadın iş gücü, çalışma yaşamı yerine, evle özdeşleşen geleneksel konumunu sürdürüyor . 12 milyona yakın kadın “ev kadını” oldukları için işgücü sayılmıyor. Öğrenciler 4 milyon 757 binle ikinci büyük grup. 4 milyona yakın emekli var. 3 milyon 647 bin kişi bedensel özür, hastalık veya yaşlılık nedeniyle "çalışamaz" halde. İş bulma umudunu yitirmiş 2 milyona yakın işsiz de iş gücünün dışında sayılıyor.

Daralan ekonomide işsizlik tavan yapacak
Sıcak para gelmeyince döviz fırladı, sermaye kaçmasın diye faizde şok artırıma gidildi. Şimdi yüksek faiz-pahalı döviz, reel kesimde maliyetleri hızla artırıyor, iç talep daralıyor, büyüme hız kesiyor, döviz borcu-açığı bulunan firmalar ciddi sıkıntıda. Yüksek kurun maliyetleri artırıp şirketlerin mali yapısını bozması ile maalesef birçok iflası beraberinde getirecektir. Bu koşullar KOBİ'ler, sanayi, konut, bankacılık, hane halkları ve tüm kesimleri olumsuz etkileyecek. Reel sektörde artacak kan kaybı istihdama yansıyacak. AKP'nin ekonomide ülkeyi getirdiği darboğazda işsizlikteki artış da önümüzdeki günlerde ivme kazanacak.
2013'ün yıllık işsizlik oranı önümüzdeki ay açıklanıyor. Başlangıçta yüzde 8.9 öngörülen OVP'de yüzde 9.5'e revize edilen yıllık hedefin aşılması, Kasımda yüzde 9.9 olan oranın yıllık bazda çift haneli çıkması büyük olasılık… İş aramadığı için sayıya dahil edilmeyenlerle birlikte işsizler ordusunun 5 milyon dolayında, işsizlik oranının yüzde 16-17 olduğu görülüyor. TÜİK verilerindeki bu kamuflajlı işsizlikte 2014 için öngörülen yüzde 9.4 hedefi ise şimdiden anlamsız hale geldi. Oranı bu düzeylere çekmek bu koşullarda imkansız.Önümüzdeki dönemde resmi işsizlik oranında da çift haneli düzeyler kronikleşecek.

Gelinen nokta vahim
AKP ekonomi politikaları ve yönetim anlayışı nedeniyle yüksek döviz kuru, yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek cari açık, yüksek dış ticaret açığı, yüksek borçlanma, yüksek yoksulluk ve yüksek işsizliğin sonucunda;
"20 milyon insan yoksulluk sınırında, işsizlik çift hanelerde, kadın ve genç işsizlik normal işsizlik ortalamasının 2 katı, kişi başı gelir seviyesi çok düşük dünyada 90. sırada, gelir dağılımı bozukluğu 8 katdan 11 kata çıktı, bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farkı artmaktadır.

Peki ne yapmalı? İşte 17 maddelik yol haritası
"Yoksulluğun arkasında yüksek işsizlik, kayıtdışı çalışma, düşük ücretler, etkisiz sosyal güvenlik, niteliksiz eğitim yatmaktadır. Bu nedenle acilen şu 17 madde hayata geçirilmelidir:
1- Yoksulluk ve işsizlik ile mücadele kader olarak kabul edilmemeli, yönetilebilir görülmemeli, kararlılıkla mücadele edilmeli ve sonlandırılmalı
2- Kayıtdışı ekonomiyle mücadele edilmeli ve taviz verilmemeli. Bu mücadelede kararlı olunmalı ve caydırıcı uygulamalar yapılmalı
3- Kadınların gençlerin ve engellilerin üretim süreçlerine katılımı pozitif ayrımcılıkla teşvik edilmeli. Mevcut işletmelerde her yeni kadın genç ve engelli işe alımlarda vergi muafiyeti uygulanmalı
4- Asgari ücret insan onuruna yakışır bir gelir düzeyine getirilmeli
5- Asgari ücret üzerindeki vergi yükü yeniden yapılandırılmalı en düşük maliyete çekilmeli
6- Örgütlü toplum teşvik edilmeli
7- Ekonomik Sosyal Konsey düzenli toplanmalı
8- KOBİ’lere bir önceki yıl ödedikleri vergi oranı doğrultusunda sıfır faizli kredi imkanı tanınmalı
9- Ziraat Bankası tarım ve çiftçiyi. Halk Bankası esnaf ve KOBİ’leri destekleyecek hale getirilmeli ve özelleştirilmemeli
10- Öncelikle mevcut istihdamın korunmasına yönelik politikalara önem verilmeli
11-  Yeni istihdam yaratılması için ayrı ve özel bir destekleyici teşvik edici merkez oluşturulmalı
12- Mesleki eğitimi planlayan ve uygulayan ayrı bir birim oluşturulmalı
13- Girişimcilik ve yenilikçilik ile daha fazla katmadeğer yaratılmasına yönelik ayrı bir uygulama birimi ve politikaları geliştirilmeli
14- Bilim ve teknolojiye dayalı kalkınma politikaları planlanmalı
15- Yeşil ekonomiyle insan ve çevreye duyarlı üretim teşvik edilmeli
16- Açlık ve yoksulluğu ortadan kaldıracak sosyal güvenlik ve destek ağları oluşturulmalı
17- Daralan ekonomide vergi ve prim borçlarının af değil ama yeniden yapılandırılmasının gündeme alınması gerekiyor

İş, aş ve sosyal barışı CHP sağlar
Vatandaşı yandaş diye ayırmadan, her vatandaşın bu ülkenin zenginliğinden varlığından hak ettiği payı almasını sağlayan, vatandaşa yatırım yapan bir anlayışla, orta gelir tuzağına düşmeyen, planlı, katmadeğer yaratan, istihdam odaklı, ihracat hedefli, sektörel kümelenmelerle, aynı zamanda bölgesel kalkınma da yaratabilen, çevreye duyarlı, demokrasi ve insani gelişmişlik standartlarını da yükseltecek, yeni güçlü bir ekonomi paradigmasına ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç biran evvel öncelikli olarak dikkate ve ciddiye alınmalıdır. CHP olarak ekonomiyi ve işsizliği son derece önemsiyoruz. Bu konuda hükümet programımız ve ilk 100 günlük acil eylem planlarımız hazır. CHP olarak daha çok iş, aş ve daha çok sosyal barış sağlayacağımızı herkes bilmelidir."

    Pazar, 23 Şubat 2014 20:03

Bağlantılı Konular