Genel Başkan Yardımcısı Öztrak’tan Erdoğan’a “Faiz Lobisi” soruları

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “faiz lobisi” iddialarını Meclis gündemine taşıdı.

Öztrak, Başbakan Erdoğan’a “Milletin alın terini sömürmekle” suçladığı faiz lobisinin, zarar etmemesi ve kârlarının erimemesi için 7 Haziran 2013 tarihinde kamu kurumlarının yoğun döviz satışlarına neden izin verildiğini sordu.  Öztrak, “tüyü bitmedik yetimin hakkı” olan bu dövizlerin ülkeden çıkmak isteyen sıcak paracıların kazancını korumak amacıyla kullanıldığı iddiasında bulundu.

Faik Öztrak, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Erdoğan’ın 3 Haziran 2013’te, Fas’a hareketinden önce Taksim Gezi Parkı olayları ile yaptığı değerlendirmelerle başlayan sürecin hafta boyunca piyasaları meşgul ettiğini, Erdoğan’ın açıklamalarıyla bu tarihte Borsa İstanbul’un (BİST) son 10 yılın en sert düşüşünü yaşadığını ifade etti.

O lobilerle ilişki kurmak için çabalarınız malumdur
Aynı tarihte dolar kurundaki ve referans borçlanma kâğıdının faizindeki artışlara dikkat çeken Öztrak, Erdoğan’ın Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde bulunmadığı 4–5 Haziran 2013 tarihlerinde piyasaların nispeten rahatladığını, 6 Haziran tarihinde bu sefer Tunus’tan Taksim Gezi Parkı olayları ile ilgili yaptığı açıklamalarla piyasada tansiyonun yeniden yükseldiğini belirtti. Öztrak, soru önergesinde, Erdoğan’ın son dönemdeki açıklamalarında, borsadaki dalgalanmanın sorumlusunu “faiz lobisi” olarak gösterdiğini hatırlatarak, “Oysa iktidarınızın ilk günlerinde iddia ettiğiniz bu ‘faiz lobisi’ çevreleriyle iyi ilişkiler kurabilmek amacıyla yurtdışında yoğun çaba harcadığınız milletimizin malumudur” ifadelerini kullandı.

Dalgalı kur rejimi çalıştırılmadı
AKP iktidarı döneminde “muhayyel” faiz lobisine dünyanın en yüksek karlarının verildiğini kaydeden Öztrak, “Sizin iktidarınız döneminde ‘iddia ettiğiniz’ bu lobinin borsaya yatırdığı her 1 milyon dolar, 7 milyon dolar olmuştur” dedi. AKP döneminde uygulanan politikalarla Türkiye ekonomisinin “borç-faiz/rant-spekülasyon” üçgenine sıkıştırıldığını belirten Öztrak, AKP’nin bir dönem dış basının methiyelerle dolu yayınlarını memnuniyetle kabul ettiğini ve bu lobilerle “Beraber yürüdük biz bu yollarda ahdini” beraber okuduğunu ifade ettiği soru önergesinde, “Faiz lobisi öcüsü ile millete seslendiğiniz ve bu lobiye milletin alın terini yedirtmeyeceğinizi söylediğiniz bir anda; bu muhayyel lobilerin spekülasyonunu engelleyebilecek en önemli emniyet mekanizması olan ‘dalgalı kur rejimi’ 7 Haziran 2013 tarihinde ‘her nedense’ başta Özelleştirme İdaresi ve diğer kamu kurumlarının yaptığı yoğun döviz satışları ile adeta çalıştırılmamıştır” dedi.

Yapılan yoğun döviz satışlarıyla 7 Haziran’da dolar kurunun 1,87 TL seviyelerine kadar çekildiğini ifade eden Öztrak, bu sayede Türkiye’den çıkacak spekülatörlerin kazançlarının korunmasına imkân tanındığını belirttiği önergesinde şu soruları yöneltti:

İktidara gelmeden önce ikna turları yaptınız mı?
3 ve 6 Haziran tarihlerinde borsadaki düşüşlerin sorumlusu olarak gösterdiğiniz “faiz lobisi” kim veya kimlerden oluşmaktadır? İktidara gelmeden önce siz ve partinizin yetkilileri uluslararası finans merkezlerinde bu lobileri ikna turları yaptı mı? İddia ettiğiniz bu lobinin spekülasyonları için Borsa’da herhangi bir inceleme veya soruşturma başlattınız mı?

Ne oldu da aranız bozuldu?
10 yılı aşkın süredir iddia ettiğiniz bir lobi kesimine dünyanın en tatlı karlarını sağlamış iken şimdi neden bu sözde lobi ile kavga etmeye başladınız? İddia ettiğiniz bu lobi sizden ne istedi de şimdi aranız bozuldu? Yıllarca milletimizin alın terini sömürmekle suçladığınız bu lobiyi engellemek ve milletimizin alın terini korumak için bu güne kadar hangi tedbirleri aldınız?

Cari açık “faiz lobisi” dediğiniz kesimden alınan borçla kapatılmadı mı?
1950 ile 2002 arasında iktidara gelmiş tüm hükümetlerin verdiği cari açık toplamı 44 milyar dolar iken; sizin Başbakan olarak 10 yıl 3 aylık iktidarınızda verilen toplam 350 milyar dolarlık cari açık nasıl kapatılmıştır? İktidarınızda verilen 350 milyar dolarlık cari açık yardım kuruluşlarından alınan paralar ile mi kapatılmış yoksa sizin ‘faiz lobisi’ dediğiniz kesimlerden alınan borçlarla mı kapatılmıştır? 52 yılda verilen cari açığın iktidarınızda 8’e katlanması, Türkiye’nin iddia ettiğiniz faiz lobisine teslim edilmesi anlamına gelmez mi?

O lobiler zarar etmesin diye kamunun döviz satışına neden izin verildi?
Yine iktidara geldiğinizde 85,5 milyar dolar olan Türkiye’nin net döviz açık pozisyonunun (net uluslararası yatırım pozisyonunun) iktidarınızda 5 kat artarak 434 milyar dolara çıkması Türkiye’nin iddia ettiğiniz faiz lobisine çok daha fazla para kazandırılması anlamına gelmez mi? Milletin alın terini sömürmekle suçladığınız bu ‘lobinin’, ‘zarar etmemesi ve karlarının erimemesi’ için 7 Haziran 2013 tarihinde kamu kurumlarının yoğun döviz satışlarına neden izin verilmiştir? Tüyü bitmedik yetimin hakkı olan bu dövizler neden ülkeden çıkmak isteyen sıcak paracıların kazancını korumak amacıyla kullanılmıştır? Bu çerçevede, 7 Haziran 2013 tarihinde hangi kamu kurumları ‘iddia ettiğiniz faiz lobisine’ ne kadarlık döviz satışı yapmıştır?

Sözlerinizin piyasaya etkisi iddia ettiğiniz lobilere yaramıyor mu?
Türkiye sahip olduğu yüksek cari açık ve kısa vadeli dış borç stoku nedeniyle üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar tarafından en kırılgan ekonomi olarak gösterilmeye başlanmışken, küresel ekonomide belirsizlikler yeniden artarken; siyasette kutuplaşma ve gerginliği artıran söylemlerinizin piyasalarda neden olduğu doldur boşalt hareketlerinin, varlığını iddia ettiğiniz faiz lobisinin karını daha da artıracağını düşünmüyor musunuz?

Fas’a giderken öyle, Türkiye’ye gelince böyle
Ekonomide son bir haftada yaşanan çalkantılar da toplumu geren, ayrıştıran söylemlerinizin sorumluluğunu üstlenmek yerine, ‘niteliği anlaşılmayan ve bilinmeyen’ bir lobiyi sorumlu göstermeyi etik buluyor musunuz? Bu çerçevede Fas gezinize başlarken Atatürk havaalanında ‘borsa bu iner de, çıkar da’ derken; dönüşünüzde borsadaki düşüşü faiz lobisi öcüsüyle ilişkilendirmenizin gerekçesi nedir?

Kamu banklalarına yatırın çağrısı hukuka uygun mu?
Bir Başbakan’ın özel bankaları kamuoyuna hedef göstererek vatandaşa, ‘devletin bankalarından istifade edersiniz’ çağrısı yapması hukuka uygun mudur? ‘Hukuk Devleti’ olan Türkiye’de BDDK ve Rekabet Kurulu gibi ‘bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumlar’ sözleriniz nedeniyle inceleme başlatmak isterse buna izin verecek misiniz?

    Pazartesi, 10 Haziran 2013 15:06
  • Yazdır