"CHP’ye oy vermek demek, demokrasinin önünü açmak demektir."

Gürsel Tekin, Kalamış'taki Wyndham Otel'de  Kadıköy Belediye Başkan Adayı Aykurt Nuhoğlu'nun basına tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çok ciddi süreçten geçtiğini ifade ederek, "Önümüzdeki dönemde, bu seçim sadece bir klasik belediye başkanlığı seçimi değil, Türkiye’de bir ahlak seçimidir. Yurttaşlarımız ya ahlakı ya da bu yolsuzluğu tercih edecek" dedi.


Çok sıkıntılı bir süreç yaşandığını ve otoriter bir yapıya geçildiğini belirten Gürsel Tekin, "Yani, demokrasinin, özgürlüğün ve Türkiye’nin geleceğini tayin edeceğiz. Elbette Kadıköy seçmeni bu konuda çok güçlü. Fakat umut ediyorum ki; bütün Türkiye coğrafyası bu seçimde, bu dönem farklı siyasi partilere oy vermiş olsalar da bir kereliğine de olsa CHP'ye oy istiyoruz. Çünkü bir kereliğine CHP'’ye oy vermek demek, demokrasinin önünü açmak demektir. Özgürlüklerin önünü açmak demektir. Hukukun ve adaletin önünü açmak demektir. Sadece bir belediye başkanı seçmeyecek, çocuklarının geleceğini tayin edecektir."

Yolsuzlukların boyutunun çok yüksek olduğunu vurgulayan Gürsel Tekin, "Yasalarla kapatılmak istenen önemli belgeleri de önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Türkiye’de yolsuzluğun miktarı, benim değil, uluslararası kuruluşların ifadesinde 500 milyar Avro" ifadelerini kullandı.

Tayinli sistem devrinin biteceğini belirten Gürsel Tekin, "Dünyanın her yerinde olduğu gibi, millet kendi iradesiyle kendi adaylarını seçecek. Bunu yapmak için Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesi lazım. 2011 yılında CHP olarak biz kanun teklifi verdik, halen bekliyoruz. Diyoruz ki; gelin bu tayinli sistemden vazgeçelim, yurttaşlar bizdeki örneğinde olduğu gibi, muhtarını nasıl seçiyorsa, belediye başkanını da öyle seçsin. O sistemi getireceğiz inşallah. Ankara’da şu anda sıkıyönetim ilan edilmiş vaziyette. Kısacası olağanüstü hal dönemini yaşıyoruz. Olağanüstü ve sıkıyönetimli dönemlerde seçimin güvenliği olur mu?" şeklinde konuştu.

Gürsel Tekin toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Gürsel Tekin İstanbul'a gider, Sarıgül’ün elini kaldırır" şeklindeki sözlerini hatırlatan bir gazetecinin, "Sarıgül ile aranızda kırgınlık var mı?" şeklindeki sorusuna Gürsel Tekin şöyle karşılık verdi:
"Türkiye'nin çok ciddi meseleleri var. Elbette siyasi partilerde, burası CHP, burası AK Parti değil. CHP'nin farklılığı, insanlar kendi düşüncelerini rahatlıkla ifade etme olanağı olduğu için CHP olmuştur. Öbür tarafı AK Parti olurdu. Bu, şu demek değildir. Herhangi bir arkadaşıma, kırgınlık ve dargınlık söz konusu değil. Önümüzdeki günlerde elbette CHP'nin iktidar olması için İstanbul'da yapılması gereken ne varsa onların hepsini yapacağım."

MİT yasası ilgili bir soruya ise Gürsel Tekin, "MİT ile olan yasa sadece MİT ile değil, HSYK kararı ve benzer uygulamaların tamamı önümüzdeki süreçte diktatörlüğün işaretini veriyor. Bundan sonra ne yazık ki olağan dönem değil, olağanüstü dönemler yaşayacağız" şeklinde cevap verdi.
Seçimlerin güvenliğiyle ilgili bir soru üzerine de Gürsel Tekin, seçim sürecinde güvenlik tereddüdü olduğunu söyleyerek, "İşaret ettiğim iki bakanlık var. Bir tanesi İçişleri Bakanlığı diğeri Adalet Bakanlığı. Adaletimizi ve güvenliğimizi teslim ettiğimiz iki bakandan söz ediyoruz. Önümüzdeki seçim sürecinde, seçim güvenliği bu iki bakan arkadaşımızda olacak. Bu iki bakan arkadaşımızın özellikle son bir aydaki uygulamalarına baktığınızda, sadece bir şeyle meşgul oldular. Hırsızlık ve yolsuzluk yapanları korudular. Önümüzdeki süreçte seçim güvenliğinin bu bakanlarda olması son derece düşündürücü. Önümüzdeki dönemde şaibeli bir sonuç doğurabileceği inancı taşıyorum. Umut ediyorum ki ben yanılmış olurum ama yanılmayacağımı biliyorum" diye konuştu.

    Cumartesi, 22 Şubat 2014 19:08

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica