"Başbakanlık Koruma Ekibine kimin talimat ve imzasıyla atanmışlardır?"

Sezgin Tanrıkulu çalışma ofisine konulan "böcek"i koyan polislerin yurt dışına kaçmasıyla ilgili soru önergesi verdi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Basına kapalı gerçekleştirdiğiniz toplantıda çalışma ofisine böcek koyan kişilerin tespit edildiğini, "böcek"i koyan polislerin yurt dışına kaçtığını ifade etmiştiniz. Böceği koyan kişinin S.D olduğu ve bacanağı A.T ile birlikte hareket ettiği ve yurtdışına kaçtıkları iddia edilmiştir. İçişleri Bakanı katıldığı bir televizyon programında "Başbakanın ofisine konulan böceklerle ilgili olarak bunları koyan kişiler yakın zamanda yurt dışına kaçtılar. Bunlar Başbakanın yakın koruma ekibinden kişiler. Hangi ülkeye kaçtıklarını ise şuan için söylemem doğru olmaz" sözleriyle sizin sözlerinizi doğrulamıştı. Ancak söz konusu polislerden A.T'nin görevden ayrıldığı ve Ankara'da ikamet ettiği, S.D'nin ise bizzat İçişleri Bakanlığı'nın resmi görev yazısıyla yurt dışına gittiğinin belirlendiği iddiaları mevcuttur.

Bu bağlamda;
1- A.T ve S.D isimli polisler Başbakanlık koruma ekibinde ve size yakın olarak görev yapmış mıdır? Yapmışlarsa, hangi tarihler arasında ilgili görevlerde bulunmuşlardır? Bu kişiler kimin referansıyla ilgili görevlere getirilmişlerdir?
2- Bu kişiler Başbakanlık Koruma Ekibine kimin talimat ve imzasıyla atanmışlardır?
3- İçişleri Bakanlığınca görevlendirilen polis S.D ve Ankara'da yaşayan eski polis A.T'nin yurt dışına kaçtıkları iddiası ile ilgili bilgi size kim veya kimler tarafından iletilmiştir?
4- Kamuoyunda manipülasyon yapmak için bu sözlerin sarf edildiği iddiası doğru mudur?
5- İçişleri Bakanının, başında olduğu kurumdaki bir polis için  "yurtdışına kaçtılar" ifadesini kullanması, kurumda güvenlik zafiyeti olduğu iddialarını doğrulamakta mıdır?
6- Kendi sorumluluğundaki polisten haberi olmayan bir Bakanın kamuoyuna yanlış bilgi vermesi bulunduğu makamdan haberdar olmadığının bir göstergesi değil midir?
7- Soruşturma dosyasında polislere yönelik "somut bir delil" bulunmadığı bilgisi mevcutken, tarafınızdan neden bu bilgi kesinmiş gibi açıklama yapılmıştır?
8- Halihazırda devam eden bir soruşturma mevcutken ve henüz sonuçlanmamışken, kişilerin masumiyet karinesi gözetilmeksizin hedef haline getirilmesi etik midir?
9- S.D’nin bizzat İçişleri Bakanlığı'nın resmi görev yazısıyla yurtdışına gittiği iddiası doğru mudur? Doğru ise hangi tarihte kimin talimatıyla S.D hangi ülkeye görevlendirme ile gitmiştir?
10-  Danışmanınızın Başsavcı Vekilinden soruşturmanın hızlanmasını, polislere yönelik operasyonun kısa sürede yapılmasını istediği, Başsavcı Vekilinin ise "Somut delil yok" diye buna karşı çıktığı, Danışmanınızın da "Bizzat Başbakanın talimatı" dediği iddiaları doğru mudur?

    Pazartesi, 24 Şubat 2014 16:45

Bağlantılı Konular