"Halkından korkan hiçbir iktidar ayakta kalamaz!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün talebi doğrultusunda 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin Ankara’da mahkeme kararı olmadan kişileri arayabilmesi üzerine bir yazılı açıklama yaptı.

Sezgin Tanrıkulu'nun yazılı açıklaması şöyle:

"İnternet yasasıyla, sanal ortamda tüm kontrolü eline almaya çalışan AKP iktidarı, şimdi de ilan edilmemiş OHAL uygulamalarına geçerek sokakları da cezaevlerine dönüştürüyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün talebi doğrultusunda 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin Ankara’da mahkeme kararı olmadan kişileri arayabilmesi kararı fiili bir OHAL’dir.

Buna göre Çankaya, Altındağ, Keçiören, Mamak, Yenimahalle ve Pursaklar’da polis, istediği kişileri arayabilecek. Mahkeme kararına göre 13 Şubat 2014 ile 27 Şubat 2014 tarihleri arasında kişilerin üstleri, araçları ile özel kâğıtları ve eşyalarının da "önleme amacıyla" aranması söz konusu olabilecek.

Ankara Vali Yardımcısı Fahri Aykırı tarafından imzalandığı belirtilen arama talep yazısında gerekçe "kamu güvenliği" olarak gösterildi.

Kamu güvenliğini tehdit eden hususlar ise açıklanmamaktadır.

Acaba hükümet ve onun emrindeki Emniyet birimleri, yurttaşları mı kamu güvenliğine tehdit olarak görmektedirler!

Ankara Emniyet Müdürlüğü, hangi somut gerekçeyle Ankara'da mahkeme kararı olmaksızın arama yetkisi talep etmiş ve 10. Sulh Ceza Mahkemesi bu kararı hangi somut dayanaklara göre vermiştir? Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı bu konuda derhal açıklama yapmak ve şu sorulara yanıt vermek zorundadır!

Verilen karar üzerine, söz konusu bölgelerde arama noktaları oluşturulacak mı?
Arama kapsamına haneler, işyerleri dâhil edilecek midir?
Sınırsız arama kararının öngörülen süresinden sonra, uzatılması söz konusu olacak mı?
Benzer bir uygulama en son Türkiye'nin neresinde ve ne kadar süreyle gerçekleşmiştir?
Söz konusu bölgelerde arama yapmak üzere kaç polis memuru görevlendirilmiştir?
Uygulama sırasında aranmaya itiraz edilmesi halinde, yurttaşlar hakkında nasıl bir işlem yapılacaktır? Yurttaşların üzerlerini veya eşyalarını aratmaması halinde zor kullanılacak mıdır?
Aranmak istemeyen yurttaşlar ne tür haklara sahiptir? Örneğin avukatlarını çağırma hakkına sahip midirler?

OHAL hukukunu tekrar tedavüle sokan AKP, bu uygulamayı tüm Türkiye'ye yaygınlaştırdığı için övünebilir! Çünkü artık ülkenin dört bir yanında ve başkentinde halk, her an aranma, gözetlenme korkusu yaşıyor. Fakat halkımız bilmelidir ki onların bu korkusuna sebep olan uygulamalar, bizzat siyasi iktidarın korkularının eseridir. Bugün AKP'nin ve Başbakan'ın tüm korkularını ve paranoyalarını halk korkusu beslemektedir. Halkından korkan hiçbir iktidar ayakta kalamaz!"

    Perşembe, 20 Şubat 2014 16:44

Bağlantılı Konular