"CHP ve cemaat arasında pazarlıkların olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor"

İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, müdahil olmadıkları konularda bile kendilerine haksız şekilde saldırılmasının çok anlamlı olduğunu söyledi.


Aydın Ayaydın, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, iki günden beri bazı yayın organlarında kendisinin de adının geçtiği bir kasetten söz edildiğini belirterek, kendisinin 25 Ekim 2012 tarihinde Samanyolu TV'de bir programa davet edildiğini, İstanbul trafiğini de dikkate alarak erken gittiğini ve orada program saatini beklerken kanalın üst düzey yöneticisiyle odasında sohbet ettiğini anlattı. Programa giderken gazetelerde Fethullah Gülen'in, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle kendisine geçmiş olsun dileklerini iletenlere teşekkür ilanını gördüğünü ifade eden Aydın Ayaydın, kendisinin de yayın grubunun temilcisine Gülen için geçmiş olsun dileklerini ilettiğini kaydetti.

Aydın Ayaydın, dini cemaatlerin de birer sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, STK’ların siyasetçilerin odak noktasında olduğunu söyledi.
Aydın Ayaydın, "Benimle ilgili ikinci iddia; CHP PM'de henüz karar almadan 27 gün önce, CHP adına Mustafa Sarıgül'ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adaylığıyla ilgili sanki ben Gülen cemaatine önceden bilgi veriyorum, onlarla görüş alışverişi yaptığım izlenimi veren bu haberin bu şekilde değerlendirmesinden son derece rahatsızım. 3 Aralık'ta aday olacağını ben söylemiyorum. Bugün bunu konu eden gazetelere bakın. Benim kanalda olduğum 25 Ekim'deki gazetelerde bu haberler var. Sarıgül'ün adaylığını, 3 Kasım'da ben değil, bütün basın yayın organları o gün söylüyor. Bu haberlerin yanlı şekilde değerlendirmeye alındığı açıktır" diye konuştu.

Kendisinin CHP Genel Başkan Yardımcısı olmadığını, partinin karar organlarında görevi bulunmadığını belirten Aydın Ayaydın, "Ben kişisel görüşlerimi açıkladım, açıklarım. Bugün de olsa orada söylediklerimin hepsini söylerim. Söylediklerimde hiçbir yanlış yoktur. Bir televizyonu ziyaret etmişim, o ziyaretten önce medya grubunun üst düzey yöneticisiyle sohbet etmişim. O sohbette söylediklerim de gizli şeyler değil, kamuoyunun bildiği şeylerdir. Bu CHP adına yürütülen bir görüşme değildir, kişisel olarak yapılan bir sohbetin parçasıdır. Bunu gazetelerinde yanlış değerlendirerek sanki CHP ve cemaat arasında önceden başlayan birtakım pazarlıkların olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor. Bu doğru değildir" dedi.

Görüşmesini, gazetelerinin manşetlerine taşıyan medya grubu sahip ve yöneticilerine de teşekkür edildiğini anlatan Aydın Ayaydın, rahatsızlanan bir kişiye geçmiş olsun dileğini iletmek kadar doğal bir şey olamayacağını söyledi.

Aydın Ayaydın, görüşmenin bir televizyon kanalında yapıldığına işaret ederek, "Bir televizyon kanalında yapılan görüşmenin ne gizliliği ne pazarlığı olur. Ben orada Aydın Ayaydın olarak orada kişisel görüşlerimi beyan ettim. Bunun da arkasındayım Bugün de olsa o sözlerimi aynen söylemeye devam ederim. Çünkü Sarıgül’ün adaylığının 3 Ocak'ta CHP PM’de onaylanacağı ben değil, o günkü tüm gazetelerde vardı. Sarıgül’ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gelmesi benim de arzumdur. Ama benim temennimin ötesinde, CHP karar organları karar verir. Ben o karar organlarında yokum. Benim verdiğim karar değil" diye konuştu.

Aydın Ayaydın, bazı bakanlıklara personel alımında fişleme yapılmasını nasıl değerlendirdiği sorusuna, bunun kendisinin yanıt vereceği konu olmadığını belirterek, "Bu tür işlere fazla da burnumu sokmak istemiyorum. Bizim hiç müdahil olmadığımız konularda bile bize bu kadar haksız saldırılmasını çok anlamlı buluyorum. Böyle bir ortamda birtakım açıklarını kapatmak isteyenler olayın boyutunu farklı yerlere taşımaktadırlar" karşılığını verdi.

    Perşembe, 20 Şubat 2014 15:30

Bağlantılı Konular