Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan'a sordu: "Senin bakanına 700 bin liralık kol saatini paralel devlet mi taktı?"

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu büyük bir coşku ile karşılandığı Kocaeli’deki aday tanıtım toplantısında Başbakan’a, "Sana açıkca milletin önünde "yalancı" diyorum. Yüreğin varsa, mahkemeye ver, senin yalancı olduğunu mahkeme kararıyla ispat edeceğim" diye seslendi.


Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına paralel devlet ve yolsuzluklarla ilgili değerlendirmeler yaparak devam etti.

"Diyor ki, "17 Aralık’ta bize darbe yapıldı". Kim yaptı darbeyi? Paralel devlet. Peki, Senin bakanına 700 bin liralık kol saatini paralel devlet mi taktı?"

"Senin bakanlarının çocuklarının yatak odalarına, kasaları, O kasaların içine milyon dolarları, avroları, milyarları, Ayakkabı kutusundaki 4,5 milyon doları paralel devlet mi yerleştirdi? Senin bakanlarını uçakla umreye götüren paralel devlet miydi?"


"Senin önüne 18 Nisan 2013 tarihinde MİT, bir rapor koydu. 3 sayfalık rapor. Dedi ki ‘Bu Zarraf’ın bakan çocuklarıyla ilişkileri, para alışverişleri var. Bunu millet duyarsa, AKP hükümeti zor durumda kalır’ Senin önüne o raporu paralel devlet mi koydu? Sen çocuğuna vakıf kurdurdun, adına "TÜRGEV" dedin. İş adamları devletten ihale alıyor, rüşvetini de götürüp  TÜRGEV’e  yatırıyor. Senin çocuğunun vakfına rüşvet yatıran iş adamlarını paralel devlet mi ayarladı? Senin oğlunun vakıf hesabına gününü, hesap numarasını  vererek  yurtdışından 100 milyon dolar gönderildiğini açıkladım. Bu parayı da paralel devlet mi gönderdi? Senin 4 bakanına birden fazla rüşveti paralel devlet mi verdi?"

"Son bir soruyu daha o yalancı adama sorayım, senin 4 bakanın istifa etti. O istifaları paralel devlet mi sağladı?"

"O yalancıya seslendim, "çık" dedim televizyonların önüne "söyle ki ben kul hakkı yemedim", diyemiyor. Siyasete yırtık ayakkabıyla girdi, şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Bütün sülalesi öyle. Bunun hesabını sormayacak mıyız?"

"Bunların bir bakanı var. Eski İçişleri Bakanı. Oğlu sabahın köründe arıyor, "Baba, polisler bastı" diyor. "Oğlum, kaç para var?" diyor. "Bir şey yok" diyor. "Oğlum, kaç lira var?" diyor. "3-5 kuruş var" diyor. "Oğlum kaç para var?" diyor. "Eee biraz, 1 trilyon civarında" diyor. Allah aşkına söyler misiniz? Bunu bakan yapan Başbakan’ın, o trilyonlardan haberi yok muydu?"

"Manisa’dan yürekli bir kadın kardeşimiz, bir ayakkabı kutusuyla koskoca Başbakan’ı korkuttu. Siz hiç  ayakkabı kutusundan korkan  Başbakan duydunuz mu? Dünyanın herhangi bir yerinde. Recep Tayyip Erdoğan’ın rüyalarına ayakkabı kutusu giriyor."

"Adalet ve Kalkınma Partisi, yolsuzluk yapan, kul hakkı yiyen, çocuklarımızı işsiz bırakan partidir. Bu parti milleti değil, cebini düşünen partidir."

"Bu Başbakan çıkıyor, "Yargı ve yasama organı benim için ayak bağıdır" diyor. Bunu ancak bir diktatör söyler. Onun için Recep Tayyip Erdoğan'a "diktatör" dediğimde hiç sesi çıkmıyor çünkü onu kabul ediyor"

"Müslüman bir ülkeyiz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum, Haram parayla umreye gidilir mi? Haram parayla umreye gidilir diyorsanız, vallahi koşa koşa AKP’ye oy verin. Hayır, haram parayla umreye gidilmez, gidenden de hesap sorulması lazım diyorsanız gelin, Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy verin."

"Ey AKP seçmeni kardeşlerim; Bu ülkede kul hakkı yeniyor, bu ülkede temiz siyaset olmalı, siyaset halkına hesap vermeli, herkesin çocuğu iş bulabilmeli, herkes alın teriyle kazandığı ekmeği akşam huzur içinde evine götürebilmeli. Eğer bunu diyorsanız yeniden düşünün, halktan yana, halkın çıkarlarını savunan Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelin, destek verin, beraber yola çıkalım, Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıralım."

"Suriye’de insan kanı akıyor, sebebi bu baş yalancı. Tırlarla silah gönderiyor oraya, Müslümanlar birbirlerini öldürsün diye. Birisi onu öldürüyor, Allah Allah diye, öbürü öbürünü öldürüyor, Allah Allah diye. Müslümanlığa sığar mı? Müslüman'ın önüne silah veriyor,  git, kardeşini öldür diyor. O nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Türkiye'yi görün, Türkiye'yi okuyun. Gerçekleri görün. Haramilerin iktidarı var. 4'ü gitti, diğerleri bekliyor. Baş yalancı ise koltuğunda oturuyor. Onu indirmek, hepimizin boynunun borcudur."

"Şimdi yeni bir süreci başlatıyorlar. 16 saatlik mücadeleden sonra parlamentoda kaba kuvvet kullanarak, HSYK Yasası’nı değiştirdiler. Kendi hakimlerini getirecekler."

"Bütün yargıçlara sesleniyorum, vicdanınıza göre karar vermezseniz, bu ülkede yatacak yeriniz yok sizin. Hırsızları koruyacaksanız sizin hakimliğiniz söz konusu olmaz. Bu ülkenin vatandaşlarının alın teriyle ödediği vergileri, birileri hortumluyor, sesinizi çıkarmazsanız, gerekli cezayı vermezseniz dünyanın hiçbir yerinde size hakim denmez."

Kemal Kılıçdaroğlu konuşması sırasında vatandaşlara seslenerek, "Türkiye  adım adım soyuluyor. Seçimlerde bu soyguna, kul hakkı yiyenlere "dur" diyelim. 30 Mart’ta haramilerin saltanatına son verelim." dedi.

    Pazar, 16 Şubat 2014 15:29

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica