"Merkez Bankası Başkanı siyasete bulaştı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan'ın Kabataş'ta başörtülü bir kadına saldırdığı iddialarıyla ilgili görüntüleri değerlendirerek, "Başbakan mütedeyyin vatandaşlarımızı sokaklara dökmeye çalıştı. Görüntüleri izledik, Başbakan’ın tüm topluma yalan söylediği anlaşıldı" dedi.


Merkez Bankası Başçı'nın TBMM'deki konuşmasında yılsonu dolar kurunu 17 Aralık nedeniyle tutturamadıkları yönündeki açıklamalarına da değinen Faik Öztrak, "Merkez Bankası, şimdi de siyasete bulaşan, teknisyenlik vasfını kaybeden ve bankanın güvenilirliğine zarar veren Başkanının bu sözleri nedeniyle de döviz satmak faiz artırmak zorunda kalacak" dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi. FED'in Türkiye'yi gelişmekte olan ülkeler içinde en kırılgan göstermesini değerlendiren Faik Öztrak, AKP’nin 11 yıldır uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle Türkiye kırılgan ülkeler listesinin başına oturmuştur dedi. Türkiye'nin mevcut küresel iklimde dünyanın en dayanıksız, en korunaksız limanı haline geldiğini söyleyen Öztrak, "Hükümetin borca batırdığı vatandaşlar ve şirketler ciddi tehdit altındadır. Türkiye bugün dünyanın en kırılgan ekonomisi ise bunun tek sebebi AKP’nin yanlış politikalarıdır" diye konuştu.

AKP'nin göreve geldiği dönemde 2001 yılında ekonomide yapılan reformlar ve olumlu küresel koşullar sayesinde 2007'ye kadar ekonomiyi rahat götürdüğünü, dünyada para bol ve ucuzken gerekli reformların yapılmadığını ifade eden Faik Öztrak," AKP iktidarı reform yerine otoritesini artırmak, medyayı, iş alemini kontrol altına almak amacıyla ekonominin günlük işleyişine müdahale etmenin alt yapısını hazırladı" dedi. 2013’ün 22 Mayıs tarihinden bu yana Türkiye'nin; borsası en fazla düşen, faizi en çok artan ülke olduğunu, aynı zamanda parası en çok değer yitiren ülkeler listesinde ikinci oluğunu ifade eden Faik Öztrak, özetle şunları belirtti:

Başbakan paralel bir dünyada yaşıyor
"Hükümet ekonomide yaşananları önce 22 Mayısta FED'in dolar musluklarını kısmasına, sonra Gezi parkı protestocularına ve dış mihraklara, daha sonra faiz lobilerine, 17 Aralık'tan sonra mahdumların evlerindeki kasaları bulan savcılar ve polislerden oluşan paralel devlete bağladı. Paralel devleti bilmem ama bu söylemleri tedavüle sokan bir Başbakan kendisine paralel bir dünya yaratmıştır."

Ekonominin gereğini yapan kazandı, Türkiye'nin notu düştü
"Türkiye, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler bu kadar çok sarsılırken neden Kore veya Tayvan sarsılmıyor? Türkiye’nin görünümü 'durağandan' 'negatife' inerken; neden Meksika'nın notu artıyor. Çünkü bu saydığım ülkeler para bol ve ucuz iken; kendi evlerine çeki düzen verdiler. Gerekli yapısal reformları yaptılar ve bugün gelen dalgaya karşı daha güçlü bir şekilde karşı koyabiliyorlar. Bu parayı hovardaca harcayan Türkiye, Brezilya ve Hindistan gibi ülkeler ciddi sorunlar yaşayacak. Bunun sorumlusu FED değil, Gezi Parkı’ndaki kızlı erkekli gençler de, 17 Aralık da, paralel devlet de, ortaya çıkan yolsuzluk tapeleri de değil. Tek sorumlu AKP’nin kötü yönetimi."

İmam Kıbleyi şaşırdı
Faik Öztrak, cari açık rakamlarına da değinerek, "2013 yılında cari açık 65 milyar dolara çıktı; yani 2013'de yüzde 4'lük büyümeyi yüzde 8’lik bir cari açık/GSYH oranıyla sağlayabilmişiz. Bu çok düşündürücü ve ciddi bir tablodur” dedi. Türkiye’nin daha yüksek büyüme hızlarını çok daha düşük cari açıklarla sağlayabildiğini hatırlatan Öztrak, “İşte bu yeni tablo Türkiye’yi dünyanın en kırılgan ekonomisi yapıyor" ifadelerini kullandı. TCMB Başkanı’nın Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı  "17 Aralık olmasa idi 1,92 TL’lik kur hedefini tuttururduk" anlamına gelen sözlerini hatırlatarak şu soruları yöneltti:
"GSYH’nın yüzde 8’i kadar cari açık 17 Aralık’tan sonra mı ortaya çıktı? Yetersiz döviz rezervleri 17 Aralık’ta mı oluştu? Başbakanın baskısıyla faiz silahını kullanmayacağım demenin kur üzerindeki etkisi ne oldu?  İmam kıbleyi şaşırırsa, cemaat ne yapsın. Bugün TL en çok değer yitiren para birimlerinden biri ise, borsa en çok değer kaybeden borsa ise, Türkiye bugün en kırılgan ekonomi ise bunda TCMB yönetiminin sorumluluğu büyüktür."

TCMB Başkanı siyasete bulaştı
"2013 yılı Temmuz ayında bu yönetim TCMB bağımsızlığını götürüp Dolmabahçe’ye rehin bıraktıktan sonra Merkez Bankasına güven kalmaması da kuru ve faizi bugüne getirmiştir" diyen Öztrak sözlerine şöyle devam etti:
"Tek bir günde 3,1 milyar dolar döviz satan Merkez Bankası, şimdi de siyasete bulaşan, teknisyenlik vasfını kaybeden ve bankanın güvenilirliğine zarar veren Başkanının bu sözleri nedeniyle de döviz satmak faiz artırmak zorunda kalacaktır. Artık para eskisi gibi bol ve ucuz değil. Bu satılacak dövizler artık daha yüksek faizle toplanacak. Daha bu  hafta içinde Hazine dışarıdan döviz cinsinden borçlanırken yüzde 7'ye yaklaşan faiz ödedi. Hazine’nin borçla topladığı bu paraları bizim çocuklarımız geri ödeyecek."

Başbakan tüm topluma yalan söyledi
Başbakan'ın Türkiye'de istikrarın önünde en büyük engel olduğunu, ifade eden Faik Öztrak, Başbakan'ın toplumu bölen söylemlerinin ve iddialarının gerçekleri yansıtmadığının bir bir ortaya çıkmaya başladığını kaydetti. Son olarak Başbakan’ın "Kabataş iskelesinde başı örtülü bir kadına ve çocuğuna saldırdılar, görüntüleri var" iddiasının da yalan çıktığını söyleyen Faik Öztrak, "Başbakan mütedeyyin vatandaşlarımızı sokaklara dökmeye çalıştı. Toplumun içine kin ve nefret tohumları ekti. Dün haberlerde görüntüleri izledik. Başbakan’ın tüm topluma yalan söylediği anlaşıldı. Bir Başbakan kendi vatandaşlarına yalan söyler mi? İktidarda bir gün daha kalmak için milletin arasına kin ve nefret tohumları eker mi?" dedi.

Başbakan yargı bağımsızlığının tabutuna çivi çakıyor
Türkiye'nin "hibrit" demokrasiden, bir parti devletine doğru koşar adım ilerlediğini kaydeden Öztrak, “Başbakan içine düştüğü 'Yolsuzluk ve Rüşvet' skandalından kurtulabilmek için hukuku tepelemektedir, yargı bağımsızlığının tabutuna çivi çakmaktadır, önce telefonları dinleyen, sonra medyaya kendi atadığı memurlarla ayar veren başbakan şimdi interneti karartmaktadır. Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde ve ardından gelecek Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde milletimiz kendi kaderine el koyacaktır. Bu kötü gidişe dur diyecektir. Yaşar Kemal'in dediği gibi 'Zalimin zulmü artmışsa, zevali de yakındır'"diye konuştu.

Artık her karar skandalın üstünü örtme girişimi olarak görülüyor
Faik Öztrak, yolsuzluk ve rüşvet soruşturması çerçevesinde tutuklanan Halk Bankası eski Genel Müdürü'ne tahliye kararı çıkmasıyla ilgili bir soru üzerine, "Esas olan herkesin tutuklu olmadan yargılanmasıdır. Ama yargı sürecine yapılan müdahalelerden sonra artık güvenemiyoruz. Yargıya bunca müdahaleden sonra vatandaş da haklı olarak, yapılanları skandalın üzerini örtme girişimi olarak görüyor. Sadece Türkiye değil dışarıda da bu böyle görünüyor. Bu yüzden sorumlular bir kenara çekilsin, yargının bağımsız işlemesine izin verilsin diyoruz ama hükümet buna izin vermedi" ifadelerini kullandı.

2011'de o kayıtları meydanlara taşıyan kimdi?
Başbakan'ın ve hükümet yetkililerinin "Deniz Baykal’ın görüntülerini yarım saat içinde kaldırdık" açıklamaları hakkında görüşlerinin sorulması üzerine de Faik Öztrak şöyle konuştu:
"2011 seçimlerinde Başbakan’ın meydanlarda bu kasetleri nasıl acımasızca kullandığını, kendi siyasetine nasıl alet ettiğini, bundan nasıl oy devşirmeye çalıştığını gördük. Dönün o dönemki televizyon kayıtlarına bakın. 'Bu özel değil bu genel, genel’ diye meydanlarda bağıran kimdi görün."

    Cuma, 14 Şubat 2014 13:43

Bağlantılı Konular