Tanrıkulu’dan basın açıklaması

Gezi Parkı olayları dolayısıyla açıklama yapan Sayın Başbakan, “demokrasi isteyene canım feda” diyor. Ne var ki Sayın Başbakan aynı canfedalığı demokrasinin kendisi için yapmıyor! Bu çelişki de kendisinin nasıl bir tutarsızlık içinde olduğunu ortaya koyuyor.

Sayın Başbakan’ın hamasi söylemlerine inanan da sırf ağaçları korumak için Gezi Parkı’na ilk gün giden gençlere acımasızca müdahale eden kolluk güçlerinin başıboş hareket ettiğini düşünür!

Oysa “demokrasi isteyene canım feda” diyen de, polise adeta sınırsız müdahale yetkisi tanıyıp binlerce kişinin yaralanmasına, üç kişinin yaşamını yitirmesine neden olan da bizzat Recep Tayyip Erdoğan ve onun uzlaşmaz tutumudur.

Demokrasi için hiçbir somut adım atmayan Sayın Başbakan, Diyarbakır’da “ciğer”, İstanbul’da ise “can” edebiyatı yapıyor. Oysa biz, kimsenin demokrasi için canını feda etmesinin gerekmediği bir ortam yaratalım diyoruz.

Bunun için de AKP’nin önüne somut teklifler getiriyoruz.

Ne var ki demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik için TBMM gündemine getirmeye çalıştığımız tekliflerin hiçbiri, istikrarlı bir biçimde AKP çoğunluğu tarafından kabul edilmiyor.

Sadece son iki ayda bu bağlamda mecliste gündeme getirdiğimiz ama AKP çoğunluğunun kabul etmediği teklifleri kamuoyuna tekrar hatırlatma gereği duyuyorum.

1- 26 Mart 2013 tarihli Taksim Kışlası Araştırma Önergesi: http://www2.tbmm.gov.tr/d24/10/10-195285gen.pdf

Söz konusu önergede şu anki olayları öngörerek hükümeti şöyle uyarmıştık: “Uzun yıllardır varlığını sürdüren Taksim Gezi Parkı yerine nasıl bir görüntüsü olduğu bile net bir şekilde bilinmeyen, yapının özgün mimarisini oluşturan iç mekan kurgusu, süsleme özellikleri ve elemanları yapının yapım dönemleri, yapılan müdahaleler ve önceki dönemlere ait izlerle ilgili bilgi ve belgeleri bulunmayan bir projenin yapılması hukuk ve kamuoyu vicdanında kabul edilebilir değildir.”

2- 29 Nisan 2013 tarihli Biber gazının yasaklanmasına dair kanun teklifi: http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1518.pdf

3- Bütün bu olaylar devam ederken Uludere için yeni bir araştırma komisyon önergesi: http://siyaset.milliyet.com.tr/chp-den-yeni-uludere-arastirma/siyaset/detay/1715619/default.htm

4- Toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkında kanun teklifi: http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-0260.pdf Yasa teklifiyle ilgili TBMM Genel Kurul konuşmamız:http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem24/yil3/ham/b11501h.htm

5- 26 Mart 2013 tarihli Seçim Barajının yüzde 3’e indirilmesi hakkında kanun teklifi: http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1413.pdf

Yukarıdaki beş spesifik örnekten de anlaşıldığı gibi, Türkiye’deki demokrasi ve adalet sorununun çözümü konusunda attığımız her adım, bizzat “demokrasi isteyene canım feda” diyen Sayın Başbakan ve partisi tarafından kabul görmemektedir.

Ancak Gezi Parkı olaylarıyla da anlaşılmıştır ki, artık mevcut politikalarla toplumsal tepkiyi dindirmek imkânsızlaşmıştır. Dolayısıyla Sayın Başbakan ve hükümetini bir kez daha acilen demokratik talepleri karşılayacak her türlü girişime destek vermeye ve kendi vazifelerini de hamasi nutuklarla gizlemek yerine vakit kaybettirmeden yerine getirmeye davet ediyorum.

    Cumartesi, 08 Haziran 2013 19:15

Bağlantılı Konular