"Yalancıdan Başbakan olmaz"

Genel Başkan Kılıçdaroğlu  "Kabataş'ta  kucağında çocuğu olan örtülü bir  hanıma saldırdılar, onu tartakladılar" diyerek halkı kışkırtan Başbakan Erdoğan'ın yalanının ortaya çıkması nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı .

Kılıçdaroğlu'nun açıklaması şöyle;

"Türkiye Haziran ayında, Gezi eylemlerinden sonra halkımızı inanç temelinde ayrıştırmak ve çatıştırmak isteyen Recep Tayyip Erdoğan'ın tahrikiyle  büyük bir kışkırtmayla karşı karşıya kaldı.
AKP Hükümeti'nin Başbakan Erdoğan Meclis'te,  kucağında çocuğu bulunan örtülü bir hanımın İstanbul Kabataş'ta, Başbakanlık Ofisi'nin yakınında saldırıya uğradığını, yerlerde süründürüldüğünü, taciz edildiğini öne sürdü.
Başbakanı kaynak alan daha sonraki açıklamalara ve gazete haberlerine göre, kucağında bebeği olan örtülü hanıma,  insanlıktan nasibini almamış, üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başları tuhaf bantlı 70-100 kadar insanlık müsveddesi saldırmış,  örtüsünü başından çekmiş, bebek arabasını parçalamış.
Vücudu mosmor olan  ve  bebeği de sütten kesilen hanım saldırıda kendini kaybetmiş, hatta kendine geldiğinde üzerinden idrar kokusu geldiğini farketmiş.

Eğer doğruysa elbette korkunç ve  insanlık dışı.

Ben, Recep Tayyip Erdoğan'ın yalancılıkta çok mahir olduğunu bildiğim halde, Başbakan’ın 11-12 gün herkesten gizleyip, sıkışınca piyasaya sürdüğü bu çirkin iddiayı duyar duymaz hemen açıklama yapmış ve bu iddia gerçekse şiddetle lanetliyorum demiştim.
Arkasından da bu çok çirkin saldırıyı gerçekleştirenler varsa, onların  insanlıkla en ufak bir ilgisi  olmadığını belirtmiş ve onlar insan olamaz  diye vurguladıktan sonra da Başbakan’ı iddiasını kanıtlamaya, MOBESE kayıtlarını ortaya koyarak saldırıyı ortaya çıkarmasını ve saldırganları yakalatarak bu insanlık dışı saldırının hesabını sormasını istemiştim.
Ama, bütün kentleri izleyen, uçan kuş dahil, atılan her adımı kayıtlara geçiren kameraların,  Kabataş gibi merkezi bir yerde o gün çalışmadığı. MOBESE kayıtlarında da saldırının olmadığı bildirildi.

Recep Tayyip Erdoğan yaklaşık 8 buçuk ay önce halkı tahrik etmek, kışkırtmak,  söyleyerek çatıştırmak ve gezi eylemleri sonrası sıkıştığı kuytu ve karanlık köşesinden kurtulmak, böylece gündemi de değiştirmek için ortaya attığı yalanını, devletin tüm imkanları elindeyken kanıtlayamamıştı.
Başbakan kanıtsız olmasına rağmen, aynı yalanı,  kışkırtıcı tavrını bir süre daha sürdürdü. Ama, ortaya suçlamasını doğrulayan herhangi bir şey koyamadı.
Aradan 8 aydan fazla bir zaman geçtikten sonra  Kanal D o günün görüntülerini  yayınlayarak,  Başbakan'ın yalan söylediğini dosta düşmana gösterdi.
Yani Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha suçüstü yakalanmış oldu.
Çünkü, bu gökkubbenin altında hiçbir şey gizli kalmaz. Bu yalan da kalmadı.
Başbakan da, yalanını, tahrikçiliğini, halkı karşı karşıya getirerek suçlarını örtbas etme, ve böylece gündemi değiştirme oyununu gizleyemedi. Yani, takke düştü kel göründü.

Minare kılıfa sığmadı ve Başbakan’ın  yalanı  çirkin yüzüyle ortaya çıktı. Hep söylüyorum, böyle zamanlarda ar damarı çatlamayan insan utanır, özür diler. Peki, Recep Tayyip Erdoğan’ın da yüzü kızarır veya O’da özür diler mi? Asla. Çünkü,  O'nun  ar damarı çatlamıştır. Ne utanır, ne de özür diler. O nedenle her zaman diyorum ki, yalancıdan Başbakan olmaz."

    Cuma, 14 Şubat 2014 13:16

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica