"Başbakanın söylemi kışkırtmayla dolu, Başbakan barış istemiyor!"

Genel Başkan Yardımcısı Toprak; “Demokrasilerde kimse kimsenin askeri, kulu, kölesi değildir. Başbakan ülkede gerilimi tırmandırarak, insanları ayrıştırarak, çöküşünü durdurmaya çalışıyor.”

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Afrika dönüşü yaptığı açıklamalarla, ülkeye gerilimin, çatışmanın, tahrik ve kışkırtmanın tohumlarını ektiğini belirterek, “Sayın Başbakan, ülkede ve dünyada inişe geçen siyasi itibarını, kitleleri çatıştırarak toparlamaya çalışıyor. Kendi siyasi ikbali için, ülkeyi ve insanları feda ediyor. Bu gidiş, gidiş değil” dedi.

Toprak “Demokratik taleplere canım feda” diyen Başbakanın, en basit, en masum demokratik talepleri bile, gazla, bombayla, copla bastırdığını öne sürerek şöyle konuştu:

“Sayın Başbakan, Taksim’de 40-50 kişinin demokratik, insani taleplerle, doğa sevgisiyle, yeşili korumak adına başlattığı oturma eylemini, ağaç nöbetini, polise verdiği acımasız talimatlarla, insanlık dışı şiddet ve kinin dozunu her gün arttırarak bugünkü aşamaya getirdi. Oradaki insanlarla dayanışma için ülke genelinde yapılan dayanışma gösterilerine de aynı tepkiyi misliyle kuvvet kullanarak gösterdi. Şimdi bu durumdan yakınıyor. Ağaçları, kentlerini, yeşili korumak isteyen insanları tahrikçi, kışkırtıcı, iç ve dış karanlık mihrakların unsurları, ajanları olarak gösteriyor. Sokakları, Milyonlarca ajan kaynayan, meydanlarında ajanların her gün cirit attığı, bir başka ülke daha var mı? Başbakan artık bu halüsinasyondan, bıkkınlık veren yüzde 50 edebiyatından vazgeçmelidir. Ülkenin diğer yüzde 50’sini yok sayan, düşman, ajan gören, Çapulcu, Vandal diye niteleyen bir söylem ve düşünce tarzı sağlıklı değildir. Başbakan giderek kendini kaybetmekte, inişe geçişin paniğiyle kırıp, dökmektedir. Kendisinin vekalet verdiği Başbakan Yardımcısının halktan yarım yamalak özrünü bile, tek kalemde çizecek bir kin ve nefret söylemini yinelemektedir. Bu sağlıklı bir ruh hali değildir ve ülkemiz, insanlarımız için çok tehlikeli bir tavrın işaretleridir.”

Erdoğan Toprak, Başbakanın havaalanı konuşması sırasında atılan sloganların, savaş, kin, kavga ve çatışma psikolojisini yansıttığını belirterek, “Kendi partililerini bu ruh haline sokan, onları, emrindeki askerler, istediği zaman sokağa dökeceği kapı kulları, kendisi için ölecek kişiler olarak gören Başbakanın kin ve nefret yaklaşımı, diğer yüzde 50’yi düşman gören sözlerinin sonucudur. Demokrasilerde kimse kimsenin, kulu, kölesi, askeri değildir. Herkes özgür bireydir.” dedi.

Toprak  şunları söyledi:
“Başbakan konuşurken atılan ‘Bir işaretin yeter’,  ’Hepimiz Tayyip’in askerleriyiz’, ‘Tayyip sana canımız feda’, ‘Azınlık şaşırma, sabrımızı taşırma’ sloganları, Başbakanın partililerini, kendisine oy verenleri içine soktuğu savaş, çatışma ve kavga psikolojisinin dışa vurumudur. Bu sloganlar ve Başbakanın onlara hitabı tam bir Nazi partisi mitingini andırmaktadır. Seçmenlerini kendi askerleri konumuna sokan, her an karşıt görüştekileri yok edecek piskolojiye yönelten bu gidiş, ülkemiz adına, demokrasimiz adına çok tehlikeli bir gidişin işaretleridir. Bir haftada 10 milyar doların kaçtığı bir ekonomik tablonun sorumluluğunu demokrasi talep edenlere yıkacağına, faiz lobisini suçlayacağına, kendi politikalarını, siyasetini, söylemini sorgulamalıdır. Başbakan içeride ve dışarıda ülkeyi felakete sürüklemektedir. Fas’ta Kralın kapıdan çevirdiği, Tunus’ta protestolarla karşılanan, Obama’dan, Putin’e, Merkel’e kadar dünya liderlerince her gün uyarılan, dünya medyasının manşetlerinde diktatör diye adlandırılan bir Başbakan, kendisine ve ülkesine, insanlarına artık zarar vermektedir. Başbakan demokrasiyi kendi kafasına göre istediği yeri yıkıp, AVM ve Rezidans yapma özgürlüğü, rant özgürlüğü olarak görmektedir. Artık dünyanın önde gelen saygın gazete ve dergileri AKP’yi “yıkım müteahhitlerinin partisi” olarak nitelemektedir. Çevresindekiler, aklıselim sahipleri Başbakanı uyarmalı, yanlışlarını anlatıp, göstermelidir.  Başbakanın çatışma ve kavgacı uslubu bırakması, insanlara ve düşüncelerine saygılı olması, demokrasiyi hazmetmesi şarttır.”

    Cuma, 07 Haziran 2013 18:02

Bağlantılı Konular