“Tasarı 4+4+4′ten sonra Milli Eğitim’in başına gelebilecek en büyük felakettir”

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, dershanelerle ilgili düzenlemeleri de içeren tasarıyla ilgili “Tasarı 4+4+4′ten sonra Milli Eğitim’in başına gelebilecek en büyük felakettir.” dedi.

Serter, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Milli Eğitim Bakanlığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasını Öngören Kanun Tasarısı’nı eleştirdi.

Tasarının Milli Eğitim'de deprem etkisi yaratacak uygulamalar öngördüğünü ileri süren Nur Serter, “Tasarı 4+4+4′ten sonra Milli Eğitim’in başına gelebilecek en büyük felakettir.” dedi. Nur Serter, tasarının başta Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm yönetici kadrolarını tasfiye etmesi ve dershanelerin kapatılması başlıkları altında değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, “Düzenlemelerle siyasi kadrolaşmanın önü açılmakta, kilit kadrolar ele geçirilmekte, AKP’nin Milli Eğitim'de oyun alanı genişlemekte ve eğitim tümüyle kuşatılmaktadır. Bakanlık dershaneleri kapatma ve cemaatle hesaplaşma uğruna büyük çelişkilerin olduğu bir sürece adım atmaktadır.” diye konuştu.

Eğitim sisteminde gerekli düzenlemeler yapılmadan dershanelerin kapatılmasının çözüm olmadığını vurgulayan Nur Serter, açıklamasında şunları kaydetti;
“Milli Eğitim Bakanlığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasını Öngören Kanun Tasarısı, Milli Eğitim’de deprem etkisi yaratacak uygulamalar öngörmektedir. Tasarının kanunlaşması halinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Müsteşar dışında kalan, dört yıllık görev süresini tamamlamış tüm yöneticilerin görevleri, hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erecektir.

Buna okul müdürleri, müdür yardımcıları da dâhildir. Bu tavsiye operasyonu yaklaşık 100 bin kişiyi etkileyecektir. Yeni okul müdürlerinin atanmasında sınav kalkmakta ve atama yetkisi İl Milli Eğitim Müdürleri'nin önerisiyle Valilere verilmektedir.

Müdür yardımcıları, okul müdürlerinin önerisiyle atanacaklardır. Aday öğretmenliğe atanabilmek için ÖSYM’nin yaptığı KPSS yeterli olmaktan çıkarılmakta ve öğretmenliğe atamada bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınavcın önü açılarak, yandaşlara yeni fırsatlar yaratılmaktadır.

Bu düzenlemelerle siyasi kadrolaşmanın önü açılmakta, kilit kadrolar ele geçirilmekte, AKP’nin Milli Eğitim'de oyun alanı genişlemekte ve eğitim tümüyle kuşatılmaktadır. Dershaneler 01 Eylül 2015'te kapanacaktır. Uzatma süresi verilmemiş, dönüşüm için 2017-2018 öğretim yılına kadar süre tanınmıştır.

Dershaneler gerçekten ortadan kalkacak mıdır, yoksa kayıt dışına itilerek kaçak olarak çalışmayı sürdürecek midir, bunu zaman gösterecek. Dershanelerin dönüşeceği alanlar, özel eğitim, okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul, lise, açık lise ve kurslardır.

Kursların ortaöğretim ve yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliği taşımaması şartı getirilmiştir. Ancak alanları ile ilgili belirleme yapılmamıştır. Bu nedenle örneğin matematik kursu açılırsa, bunun sınava hazırlık niteliğinde olup, olmadığına kim ve nasıl karar verecektir? Açık lise ise bu yasa adı ile tezat olan bir yapıya sokulmakta, özel açık liselere devam koşulu getirilmektedir. Bakanlık dershaneleri kapatma ve cemaatle hesaplaşma uğruna büyük çelişkilerin ve yeni bir kargaşanın içine sürüklenmektedir.

Bu düzenlemeler, AKP’nin ilkesiz, hesapsız, adaletsiz ve haksız biçimde sadece siyasal amaç güden bir anlayışla eğitimi bir kez daha kargaşaya sürüklemekte olduğunu ortaya koymaktadır. Bu ülkenin kaynaklarını, Başbakan’ın siyasi kaprisleri uğruna geda etmekte hiçbir sakınca görmeyen yönetim anlayışı, Milli Eğitimi de esir almıştır. Bu tasarı 4+4+4′ten sonra Milli Eğitim’in başına gelebilecek en büyük felakettir.”

    Pazartesi, 30 Kasım -0001 01:00

Bağlantılı Konular