“Hükümet başlattığı formasyon eğitimi ile öğretmen niteliğini aşındıracak yeni bir adım atıyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı yaptığı açıklamada eğitim sistemindeki bilimdışı uygulamalara dikkat çekerek şöyle dedi:

“Öğretmen açığını kapatmak amacıyla uygulanacak pedagojik formasyon programı ile AKP Hükümetleri döneminde yaz-boz tahtasına dönüştürülen, pedagojik ve bilimsel tüm niteliklerden arındırılan milli eğitim sistemine, etkisi gelecekte hissedilecek yeni bir sorun ekleniyor.

Eğitim sistemine öğretmen yetiştirme konusunda izlenen bilimdışı yaklaşım, gelecek kuşakları etkileyecek yeni bir tehdit oluştururken, bu tablonun parasal maliyeti de yine halk çocuklarının sırtına yükleniyor.

Ülkemizde 1848 Darül Muallim-i Ruşti‘den bu yana öğretmen yetiştirmede birçok model uygulanmıştır. Kimi zaman dönemsel ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurgulanan, kimi zaman da kısa vadede gereksinimleri karşılamak amacıyla gerçekleştirilen bazı uygulamalar; öğretmenlik mesleğinin gelişimini olumsuz etkilemiş ve mesleki niteliklerde aşınmalara  neden olmuştur.

Bugüne dek süren uygulamada, Eğitim Fakülteleri ilköğretim ve ortaöğretime, Fen Edebiyat Fakülteleri, Fen Fakülteleri, Edebiyat Fakülteleri, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, İlahiyat Fakülteleri, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulları, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri (Kamu Yönetimi), Güzel Sanatlar Fakülteleri ise ağırlıklı olarak orta öğretime öğretmen yetiştirmektedir.

AKP’nin yaygınlaştırdığı ve öğretim birliği ilkesine de aykırı olarak sürdürdüğü yeni sistemin öğretmen gereksinimi bugün, hızlı ve paralı bir öğretmen yetiştirme sürecinde sağlanmaya çalışılmaktadır.

Bu yeni uygulamanın eğitim sisteminin sorunlarını artıracak ve çarpık işleyişi daha bozacak bir nitelik taşıdığı ve yeni mağduriyetler yaratacağı açıktır.

Öğretmen açığını kapatmak amacıyla, 2013-2014 öğretim yılı başında öğretmen adaylarından, 28 Kasım-6 Aralık 2013 tarihleri arasında tercih yapmaları istenmiştir. 20 bin kişinin yaptığı başvuru sonuçları, ÖSYM tarafından bir türlü açıklanamazken, ardından programa ek kontenjan verilerek 30 bin kişilik bir yeni tercih süreci başlatılmıştır.

Formasyonun, 2013-2014 öğretim yılına mahsus olmak üzere iki dönem halinde verilmesi ve Ağustos ayında yapılacak öğretmen atama başvurularına yetişecek bir akademik takvime göre yapılması öngörülmüştür.

Ancak, gelinen noktada, sürenin sıkışması nedeniyle, 2014 Şubat ayından başlayarak, 2014 Temmuz ayına dek verilecek formasyon uygulaması ile iki dönemlik toplam 10 ders ve 26 krediden oluşan program bir döneme sıkıştırılmaktadır. Bu durumun bilimle ve bilimsellikle açıklanabilecek bir yanı yoktur.

Hükümet,  4+4+4, Fatih projesi, Sınav değişiklikleri, serbest kıyafet ve daha birçok konuda olduğu gibi, 'Ben yaptım oldu!' anlayışı ile sonuç almak istemektedir. Bu aceleci uygulama ile 18 haftada öğretmenlik eğitimi vermeye çalışmakta; haftanın iki günü sabah 09:00-22:00 saatleri arasında sıkıştırılmış ve hızlandırılmış bir programla öğretmen yetiştirmeye kalkışmaktadır.

Bu programı yürütecek olan öğretim elemanlarının, diğer öğretimsel faaliyetleri arasında bu programa nitelikli katkı yapmalarının olanaklı olup olmadığı da sorunun bir başka yanını oluşturmaktadır.

Formasyon kontenjanları incelendiğinde, uygulamanın neden dayatıldığı ve Hükümet'in hangi niyetine uygunluk göstereceği de daha açık anlaşılmaktadır. 43 üniversitede 1940 kontenjan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine yer ayrılmıştır. İmam Hatip Lisesi Meslek derslerine ayrılan kontenjan ise 28 üniversitede 1600 kişidir. Toplam kontenjanın, yüzde 11.8’si bu iki programa ayrılmıştır. Bilgi toplumunun temel özelliklerinden Bilişim Teknolojileri için ayrılan kontenjan ise 10 üniversitede 170’tir.

Programı yürütecek kurumların seçimi de eşit ve adaletli yapılmamıştır. Öğretmen adayları yaşadıkları kentlerde katılabilecekleri program yoksa öğretim süresi boyunca evlerinden, ailelerinden işlerinden ayrılarak bir başka kentte yaşamaya zorlanmaktadır. Örneğin, gazetecilik programı, biri KKTC’de olmak üzere sadece üç üniversitede verilmektedir.

Bilimsellikten uzak bir yöntemle uygulanmaya konan bu programla her formasyon eğitimi alan gencin atanacağı izlenimi yaratılarak, aynı zamanda öğretmenlik mesleğine umutla yönelen gençler de sömürülmektedir. Kişi başına 2 bin 54 liraya satın alınan programın toplam büyüklüğü 61 milyon 620 bin lirayı bulmaktadır.

Evde kasaları ve para sayma makineleri olan, telefonlarda iş adamları ile villa pazarlığı yapan, erken yaşlarda gemicik sahibi olan, babalarına sırtını dayayan ve adı yolsuzluğa bulaşmış olanların yanında, idealleri doğrultusunda yaşamlarını yönlendirmek ve eğitim emekçisi olmak isteyen gençlerin aldatılmaması ve sömürülmemesi gereklidir.

Eğitim sisteminin nitelikli öğretmen gereksinimi dururken, atanamayan binlerce öğretmen beklerken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, İmam Hatip Lisesi Meslek dersleri öğretmeni yetiştirme girişimi, AKP’nin bu ülkede milli eğitim sistemi dahil, hiçbir sistemi yönetemediğinin, iflas etmişliğinin, beceriksizliğinin yeni bir göstergesidir.

Eğitim sistemi, başta öğretmen yetiştirme ve atama politikaları olmak üzere, pedagoji biliminin gerekleri doğrultusunda yeniden kurgulanmalıdır.”

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 07 Şubat 2014 17:19

Bağlantılı Konular