"Demokratikleşme değil, AKP’nin acil önlemler paketi"

Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, AKP tarafından Meclis’e sunulan demokratikleşme paketini eleştirerek, düzenlemelerin "demokratikleşme" ile ilgisi olmadığını belirtti.

"Bu paketin adı demokratikleşme değil, olsa olsa AKP’nin kendisini kurtaracağı acil önlemler paketi olur" diyen Ali Serindağ, "Görülüyor ki, Başbakan ülkeyi yönetme gücünü ve yeteneğini kaybetmiştir." dedi.

Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında "Hükümet tarafından dün TBMM’ye Demokratikleşme Paketi adı altında hiç demokratikleşmeyle ilgisi olmayan bir paket sunulmuştur. Paket, demokratikleşme bir yana hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırılması mümkün olmayan düzenlemeler getirmektedir." dedi.

"Bu paket İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasına muhatap olan kişileri, bakanları ve yakınlarını aklama paketidir. Bu paket aynı zamanda soruşturma kapsamında yürütülen işlemleri kapatmayı amaçlayan bir pakettir." diyen Ali Serindağ, "Bu paket demokratikleşme paketi olmaktan öte AKP açısından bir acil önlemler paketidir." dedi.

TBMM’deki basın toplantısında Serindağ açıklamalarının yanı sıra gelen sorulara için şunları da söyledi:

Her şey AKP lehine düzenleniyor
"Getirilen düzenleme ile mahkemelerin el koyma kararı verebilmesi için MASAK, BDDK, SPK gibi kurumların görüşünün alınması şartı getirilmektedir. Dolayısıyla bu, mahkemenin el koyma kararının yürütmenin kontrolüne verilmesi demektir. Keza düzenleme ile mağdur olan kamu görevlilerinin hak aramalarına engel çıkarılmakta, öte yandan mahkeme kararlarını süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri ise korunmaktadır. Diğer yandan, Anayasa Komisyonu’nun gündeminde olan başka bir paket ile de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması imkânsız hale getirilmektedir.

Olağanüstü hal gibi
Türkiye adeta ilan edilmemiş bir "Olağanüstü Hal" durumu yaşamaktadır. Adli mercilerin talimatları adli kolluk tarafından yerine getirilmemekte, Başbakan dâhil hükümet üyeleri adli makamların ve adli kolluğun görevini yapmalarına engel çıkarmaktadırlar. Adalet Bakanı ve Müsteşarı aleni olarak savcılara soruşturmayı yönlendirici yönde talimatlar vermekte yerine getirmeyenler görevden alınmaktadır. Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu yapan savcı ve kolluk güçlerine operasyon yapılmaktadır. Savcılardan dosyalar alınmakta, yerleri değiştirilmektedir. 7 bin civarında emniyet mensubunu yer değiştirdiği söylenmektedir. Türkiye kapalı ve otoriter rejime doğru dört nala koşuyor. Hemen hemen hedefe vardı.

Hükümet sorumluluktan kurtulamaz
Hükümet hukukta karşılığı olmayan bir "Paralel Devlet" kavramı icat etmiştir. Bu yolla Hukuk dışı tüm uygulamaları daha dün "Ne istediniz de Tayip Erdoğan vermedi" "Beraber yürüdük bu yollarda" dediği, 12 Eylül Referandumu'nda şükranlarını sunduğu, ancak şimdi Paralel Devlet, Çete, Kumpas vs. diyerek sorumluluğu Gülen Cemaati'ne yükleyerek kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Başbakan gerçekle asla bağdaştırılması mümkün olmayan tüm söylemleri yolsuzluk ve rüşvetin üstünü örtmek için kullanmaktadır. Başbakan iktidara ortak yaptığı bir hareketten kurtulmak için ülkeyi hukuki ve siyasi bir çıkmaza sokmuştur. Hükümet ülkeyi yönetilemez hale getirmiştir. Başbakan da ülkeyi yönetme gücünü ve yeteneğini kaybetmiştir.

Vatandaşın iradesi iğfal ediliyor!
Anketlerde partilerin oy oranlarının değiştirildiği iddialara önemlidir. Bu tür müdahaleler anketler yoluyla yapılan manipülasyon millet iradesinin çarpıtılması anlamına gelir. Biz bu anket sonuçlarına zaten inanmıyorduk ama bu duruma anket şirketlerinin ve özellikle basının tepki göstermesi gerekir. Anketlerin manipüle edilmesi vatandaşın iradesini iğfal etmektir. Gerçek anket sandıkta ortaya çıkacaktır.

Deniz Feneri 7 yıldır bitmedi
Almanların "Asrın Yolsuzluğu" dediği Deniz Feneri Davası sona erdi, sorumlular ceza aldı. Türkiye’de ise şimdiki yolsuzluk davalarında olduğu gibi Deniz Feneri Davası'nda da savcılar görevden alındı. Arkasından sanıklar tek tek tahliye edildi. 7 yıldır davada sonuç alınmadı. Bu Türkiye için utanç verici bir durumdur. Vicdanlarınız sızlamıyor mu?
 
45 gün niye beklendi? 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 4 eski bakanla ilgili fezlekeleri Başbakanlığa göndereceğiz" dedi ama öğrendik ki fezlekeleri "Usul hatası" diyerek iade etmiş. Madem iade etmesi gerekiyordu, madem usul hatası vardı, niye 45 gün bekledi?"

    Cuma, 07 Şubat 2014 17:08

Bağlantılı Konular