"Cumhurbaşkanı'nın yargılanması kaçınılmaz"

Konya Milletvekili Atilla Kart, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, avukatlıktan yargıçlığa geçiş sınav sonuçlarında usulsüzlüklerin olduğunu ileri sürdü. Avukatlıktan yargıçlığa geçiş sınavındaki usulsüzlüklerin komiser yardımcılığı sınavında da yaşandığını savunan Atilla Kart, ÖSYM, KPSS, TUS, yargıçlık sınavlarıyla, emniyet odaklı komiser yardımcılığı sınavlarında soruların belli gruplara servis edildiğini ileri sürdü.

Atilla Kart, “Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM odaklı çeteleşme anlayışı, devlet içinde egemen hale gelmiştir. Bu yapı yargıyı, emniyeti kontrol ediyor, medyayı yönlendiriyor, toplumsal barışımızı tehdit ediyor.” diye konuştu.

Soruları da yanıtlayan Atilla Kart, Adalet Bakanlığı’nın ilgili genelgelerini anımsatarak, o genelgede, “Şekli bir eksiklik olması durumunda fezlekenin Cumhuriyet Savcılığı'na iade edilmesinin” belirtildiğini kaydetti.

Atilla Kart, dört bakanla ilgili fezlekede böyle bir eksikliğin olmadığını ifade ederek, “Bu fezlekeyi gün geçirmeden, bir iki gün içinde Başbakanlığa ve TBMM’ye ulaştırmak gerekiyor. Aradan 40 gün geçti. Adalet Bakanı 40 günden bu yana o fezlekeler üzerinde oynama ve tahrifat yapıyor. Kendince görev suçu, kişisel suç ayrımı yaparak dosya içeriğine yönelik tahrifat yapıyor.” dedi.

O fezlekelerin TBMM Başkanlığı’na gelmesi halinde Karma Komisyona ulaştırılacağını ifade eden Atilla Kart, “Karma Komisyonu olarak bizler, o fezlekede ileri sürülen suçlamaların hangisi görev suçu, hangisi kişisel suç, bunların ayrımını yapacağız. Bu ayırımı yaparak, kimi dosyalar yönünden yasama dokunulmazlığı kurumunun işletilmesini önereceğiz, kimi suçlamalar yönünden ise Meclis soruşturması prosedürü devreye girecek. Bu fezlekelerin Meclis Başkanlığı’na intikal etmesi noktasında TBMM Başkanı’nı göreve davet ediyoruz. Çünkü Adalet Bakanı, yürütme organı Karma Komisyon’un, Meclis’in görevine müdahale ediyor. Böyle bir müdahaleye TBMM Başkanı seyirci kalamaz. Adalet Bakanı’na da diyoruz ki 'Sen o fezlekelerin altında kaldın.' ” diye konuştu.

Atilla Kart, fezlekeler Meclis’e geldiği zaman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte, 4-5 bakan hakkında, toplamda 7-8-9 bakan hakkında Yüce Divan sürecinin başlamasının kaçınılmaz hale geleceğini ifade etti.

“Başbakan’ın bir televizyon kanalını arayarak Bahçeli’nin söylediği ifadelerin kaldırılmasını istediği iddia edilen ses kaydından bahsediliyor, ne diyorsunuz?” sorusuna Atilla Kart, şu yanıtı verdi:
“Başbakan, Sabah-ATV, Çalık Grubu ilişkileri, birtakım özelleştirmeler ve kamu ihaleleri dahil olmak üzere, çok önemli kapsamlı olaylarda iş takipçiliği yapıyor, ihale tevziyi yapıyor, dağıtım yapıyor. Başbakan hakkındaki Yüce Divan dosyaların sayısı herhalde 50 ila 100 arasında olacak. 50-100 arasında Yüce Divan dosyasından Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın yargılanması kaçınılmaz, öyle görünüyor. Başbakan bunların ortaya çıkması sebebiyle, panik atak halde Türkiye’nin hukuk düzenini yok ediyor, gemileri yakıyor. Bu çerçevede Fatih Saraç üzerinden Habertürk yönetimine fiilen nasıl egemen olunduğunu yine çok iyi hatırlıyorum. 3 ay kadar evvel, Fatih Saraç ile Yasin El Kadı ilişkilerinden söz ettik. O ilişkilerden söz ederek, aslında Habertürk’ün yönetiminin Fatih Saraç üzerinden fiilen Başbakan üzerinden yapıldığını söyledik. TMSF üzerinden Karamehmet grubuna yapılan operasyonların Akşam, Show grubuna yapılan operasyonların yetmediğini, bunların Başbakan’ı kesmediğini, ayrıca bu yol ve yöntemlerle Habertürk grubunun da kontrol altına alındığını ifade etmiştik. Ortaya çıkan ses kaydı bunun bir diğer işaretidir, teyididir.”

    Çarşamba, 05 Şubat 2014 18:04

Bağlantılı Konular