"AKP iktidarı, yasamanın saygınlığını da tüm hukuk ilkelerini de ayaklar altına almıştır"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, uzun tutukluluk sürelerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

“Sayın Başbakan, 17 Aralık operasyonuyla ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet batağının üstünü kapatmak için çırpınmaya devam etmektedir. Son olarak uzun tutukluluk sürelerini gündeme getiren Başbakan’a soruyoruz; bu sorunla ilgili TBMM’ye sunduğumuz kanun tekliflerini neden ısrarla reddettiniz? Yıllardır hapishanelerde tutulan kişilerin uğradığı ağır hak kaybının telafisi için yolsuzluklarınızın ortaya çıkması mı gerekiyordu?

Uzun tutukluktan kaynaklanan ağır insan hakkı ihlallerinin AİHM tarafından da defalarca Türkiye aleyhine kararlarla tescil ve tespit edildiğini, tutukluluk sürelerine getirilecek adil bir sınırlamanın tek başına yeterli olmayıp, adil ve hızlı bir yargılama sistemine ihtiyaç duyulduğunu birçok yasa teklifi ve açıklamayla defalarca belirttik. Sorunu çözebilmek adına verdiğimiz yasa teklifleri tartışılmadan reddedildi; açıklama veya mutabakat çabalarımız ise göz ardı edildi.

Tutukluluk süresinin en fazla 5 yıl olması için geçtiğimiz yıl sunduğumuz kanun teklifinin gerekçesinde de belirttiğimiz gibi gerek Anayasa Mahkemesi kararı, gerek gelişen teknolojik olanaklar sayesinde zanlılara ilişkin delillerin temini açısından 5 yıl fazlasıyla yeterlidir. Keza ceza muhakemesi tekniklerinde yapılan gelişmeler de dikkate alındığında 5 yıllık azami tutukluluk süresinin fazlasıyla yeterli olduğu, bütün suçlar ve mahkemeler açısından bu azami sürenin istisnasız ve koşulsuz bir şekilde uygulanması gerekmektedir.

Geçtiğimiz yıl TBMM’ye sunduğumuz “5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”miz AKP tarafından dikkate alınmamıştı.

Keza, AİHM kararları ve son olarak Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında AKP iktidarı hâlâ bu sorunun çözümü amacıyla bir adım atmamışken; 17 Aralık sonrasında ihtiyaç duyduğu gündem değişikliği için bu konuda bir adım atıyor gibi görünme çabasına girmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutukluluğa ilişkin kararlarıyla fiilen zaten 5 yıla indirilmiş tutukluluk süresinin Adalet Bakanı tarafından “7,5 yıla indirileceğinin” söylenmesi ve bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden Başbakan tarafından bu sürenin 5 yıla indirileceğinin açıklanması AKP’in hukuktan zerre kadar anlamadığının açık bir göstergesidir.

Uzun tutukluluk sürelerine ilişkin olarak 2011 yılında verdiğimiz bir yasa teklifine dönemin Adalet Bakanı “tacizcileri ve tecavüzcüleri tahliye edecek bir teklifi kabul etmeyeceklerini” beyan etmişti. Bugün tutukluluk süreleri indiğinde suçlulara göre bir ayrım mı yapılacaktır?

Sadece tutukluluk süreleriyle oynayarak bu sorunun çözülmeyeceğini de biliyoruz. Adil ve hızlı yapılacak yargılamaların adil yargılanma hakkının zorunlu unsuru olduğunu ve bu şekilde yapılacak yargılamada zaten uzun tutukluluk sürelerinin meydana gelmeyeceğini defalarca söyledik.

AKP iktidarının keyfi, hukuk tanımaz tavrının bir diğer örneği ise hâkimlerin verdiği kararlardan sorumlu tutulması konusunda ortaya çıkmıştır.  Zira AKP, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk skandalı sonrasında hakimlerin hukuki sorumluluğunu yeniden gündeme getirmiştir. Uzun yıllar yürürlükte bulunan ve hakimlerin kusurları nedeniyle ödenen tazminatların hakimlere rücu edilmesi kuralı Yargıtay tarafından hakimler aleyhine verilen tazminat kararı sonrasında aceleyle kaldırılmıştır. O dönem iktidar tarafından hararetle savunulan bu değişiklik, 17 Aralık’tan sonra bir anda iktidar tarafından eleştirilir hale gelmiş ve nihayetinde hakimlerin sorumluluğuna gidilmesi yönünde değişiklik yapılacağı söylenmiştir. AKP iktidarı artık ellerini yargının üzerinden çekmeli, hakim ve savcıların görevlerini doğru bir şekilde yapmalarını engellemek için gösterdikleri çabadan artık vazgeçmelidir.

Artık herkesin AKP iktidarının bugüne kadar yaptığı her şeyi samimiyetle sorgulaması gerekir. AKP iktidarı her şeyi devraldığı dönemdeki haline getirmeye başlamış ve eski haline getirdikleri her şeyi yenilik olarak kamuoyuna sunmaya başlamıştır.

AKP’nin, hukukun üstünlüğü ve insan hakları kapsamında hiçbir ilke ve değer yargısını ölçü almadan sadece kendi menfaatleri uğruna imza attığı skandallar artık gün gibi ortadadır.

Biz ısrarla herkes için adalet dağıtan, herkes için insan hak ve özgürlüklerine uygun yargılamaların yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Fakat hukuk devleti yerine parti devleti kurma çabasında olan AKP iktidarı, yasamanın saygınlığını da tüm hukuk ilkelerini de ayaklar altına almıştır.”

    Salı, 04 Şubat 2014 15:35

Bağlantılı Konular