Sehven sansür!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB), CHP Milletvekili Umut Oran’ın Sabah-ATV’nin satışıyla ilgili soru önergesini kendisine ait siteden kaldırmasına yönelik yazının ‘sehven’ gönderildiğini açıkladı. Aynı yazı bazı haber sitelerine de gönderilmişti.

CHP Milletvekili Oran, Sabah-ATV’nin satışıyla ilgili internet sitelerine yansıyan ses kayıtlarıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, ses kayıtlarına yayın yasağı getirdi. Oran, soru önergesini kendine ait sitede de yayımladı. Bunun üzerine TİB, geçen cumartesi günü Oran’a bir yazı yazarak, mahkeme kararını gerekçe gösterip yazının siteden kaldırılmasını aksi takdirde siteye erişimin engelleneceğini bildirdi. Oran ise bunun hukukdışı olduğunu açıklayarak, yazıyı kaldırmayacağını duyurdu ve söz konusu mahkeme kararının kendine gönderilmesini istedi. Ancak bir gün sonra ortada bir mahkeme kararı olmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazdığı bir yazı olduğu ortaya çıktı.

Kamuoyunda büyük tepki toplayan ve ‘sansür’ olarak değerlendirilen konuyla ilgili dün BTK, en az sansür girişimi kadar çok tartışılacak bir açıklamaya daha imza attı. BTK tarafından yapılan yazılı açıklamada, “İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/55 ve 2014/66 sayılı kararları çerçevesinde, TİB tarafından yapılan bildirimlerde, sehven haber niteliği taşıyan içerikleri barındıran internet sitelerine de uyarı mesajı gönderilmiştir.” ifadesine yer verildi. Açıklamada, konuyla ilgili incelemenin yürütüldüğü kaydedildi.

Oran: Tebligat suçtur
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ise dün bir basın toplantısı düzenleyerek yeni internet yasasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. DHA’nın haberine göre Oran, “Haklar ve hürriyetler yok edilmiş durumda” diyerek, interneti AK Parti ’nin Gezi olayları sırasında keşfettiğini söyledi. Oran şu açıklamayı yaptı: “Daha yasa geçmeden yürütme veya yürütmenin başı bir emir veriyor. Demokrasilerde kuvvetler ayrılığına uymayacak bir emir veriyor. Diyor ki; bu konularla ilgili yayın yasağı getir. Bağımsız tarafsız olması gereken yargı ne yapıyor? Yürütmenin talimatını emir kabul ediyor, başüstüne diyor ve yürütmenin talimatı ile ilgili bütün konuları yasaklıyor. Yasakladığı alan yasama alanına kadar gelebiliyor. Böyle bir şey olamaz. 90 yıldır böyle bir şey yaşanmadı. Bu topraklarda bu cumhuriyette hiçbir zaman yargı yasamaya darbe girişiminde bulunmadı. Bu bir darbe girişimidir. Yani bu yasama alanına bir darbedir. Bu, yasama faaliyetine yapılmış bir darbedir. Bu suçtur, cezası da hapistir. Kim yaptıysa; yürütmeyse yürütme, yürütmenin başı ise yürütmenin başı, ilgili bakansa ilgili bakan, bürokrasi ise bürokrasi, yargı ise yargı... Bana getirilen bu tebligat, bu millete yapılmış bir anayasal bir suçtur, ceza mahkemesi suçudur ve biz gerekli işlemlerini başlatacağız. Bana gönderilen bu kararı hiçbir şekilde dikkate almadım. Benim için bu karar yok hükmündedir.”

TİB’in Oran’a gönderdiği yazı
“04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ 23/05/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Başkanlığımıza aşağıda yer verilen alan adı/ URL adresleri ile ilgili mahkeme kararı gönderilmiştir. Mahkeme kararına konu içeriğin çıkarılması ya da Türkiye’den erişiminin engellenmesi gerekmektedir.”

Arınç: Sansür yok nereden çıktı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, internette sansür iddialarına ilişkin, “Kesinlikle böyle bir şey yok. Dünyada pek çok ülkeden özgür ve basın hürriyetine sahip bir ülkeyiz” dedi. Bülent Arınç, bu konuda pek çok şeyin bir birine karıştığını ve bilgi kirliliği yaşandığını ifade etti.

Haber: Radikal

Anahtar Kelimeler
    Salı, 04 Şubat 2014 11:53

Bağlantılı Konular