"Vatandaşlarımız Türkiye’de hukukun ve adaletin tarafsızlığına nasıl güven duyacaktır?”

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakana sordu: "Adalet Bakanı Müsteşarı'nın yürütülen soruşturmanın durdurulmasını talep ettiği ülkemizde vatandaşlarımız Türkiye’de hukukun ve adaletin tarafsızlığına nasıl güven duyacaktır?”

Sezgin Tanrıkulu, yolsuzluk operasyonlarının durdurulması taleplerine ilişkin soru önergesi verdi.

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Son dönemde ülkemizde meydana gelen Bakanların ve bir kısım kamu görevlilerinin, yargı görevini yapanları etkilemeye, yönlendirmeye ve korkutmaya yönelik eylemlerinin artması ve artarak devam edeceği yönünde ciddi kaygıların bulunması karşısında;

1-İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hüseyin Baş tarafından, 07.01. 2014 tarihinde tutulan tutanakla, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek’in, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı ve AKP İzmir Belediye Başkan Adayı Sayın Binali Yıldırım’ın bacanağının da içerisinde bulunduğu şüpheliler hakkında,  “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, nitelikli dolandırıcılık” suçlarından yürütülen soruşturma evrakı kapsamında; CMK 135 ve 140. maddeleri uyarınca iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirine de başvurmak suretiyle soruşturma yapılmış olup, alınan bilirkişi raporları sonrasında 06/01/2014 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeden arama ve şüphelilerin yakalanması kararı alınmış olup, bu kararın icrasına müteakiben Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek’in İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı arayarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmanın durdurulmasını talep ettiği, talebinin olumsuz karşılanması üzerine daha sonra tekrar arayarak, soruşturmadan sorumlu Cumhuriyet Savcısı’nın derhal görevden alınmasını istediğini ve aksi durumda “sonuçlarına katlanırsınız!” diyerek İzmir Cumhuriyet Başsavcısı’nın tehdit ettiği ifade edilmektedir.

Bahse konu tutanak, tutanağı düzenleyen İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hüseyin Baş tarafından bir üst yazı ile HSYK’ya gönderilmiştir.

Bu gelişmeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hüseyin Baş düzenlenen bir kararname ile görevinden alınmıştır.

2-1 Ocak’ta savcı Özcan Şişman tarafından aranmak istenen ancak MİT mensuplarının “Devlet sırrı niteliğinde malzeme bulunduğu” gerekçesiyle aratmadığı TIR olayı ile ilgili olarak Hatay’da MİT mensupları ve güvenlik güçleri arasında arama krizinin yaşandığı saatlerde Müsteşar Kenan İpek’in Adana Başsavcısı Sayın Süleyman Bağrıyanık’ı aradığı ve “TIR’ı bırakın, dosyayı kapatın” dediği iddia edilmektedir. Başsavcı’nın İpek’in talebine olumlu yanıt vermediği, bunun üzerine aynı telefondan Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın Başsavcı’yla konuşarak “Savcı Şişman’ın arama bölgesinden çekilmesi ve TIR’ın bırakılmasını” istediğine dair tutanak tutulduğu ve tutanakta Başsavcı’nın, bazı ifadeleri uyarı-tehdit içerikli cümleler olarak tutanakta detaylı olarak anlattığı ve tutanağın HSYK’ya gönderildiği basına yansımıştır.

Yukarıda açıklanan iki olay, devam etmekte olan soruşturmalarda yargı görevini yerine getirenlerin bizzat Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek tarafından baskı ve tehditle sindirilmeye çalışıldığı, soruşturmaların etkisizleştirilmesinin amaçlandığı görülmektedir.

Bu bağlamda;
1- Soruşturmaların sonucunda ortaya çıkacak ya da çıkması muhtemel yolsuzluk olaylarının hükümeti zor durumda bırakacağı düşünüldüğünden mi engellenmeye çalışılmaktadır?
2- İzmir’de yapılan operasyonun aynı günü öğleden sonra operasyonda yer alan polis memur ve amirlerinin görev yerlerinin değiştirilmesinin soruşturma ile bağlantısı nedir?
3- İhbar üzerine durdurulan tırların aranmasını engellemek amacıyla Adalet Bakanı ya da Müsteşarı tarafından Başsavcının arandığı iddiası doğru mudur?
4- Tutanak çerçevesinde Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hüseyin Baş’ı “Sonuçlarına katlanırsınız!” diyerek tehdit etmiş midir?
5- Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı Adalet Bakanının talimatıyla mı aramıştır?
6- Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı araması, yürütülen bir soruşturmanın kapatılması konusunda baskı ve tehdit niteliğinde sözler sarf etmesi karşısında Müsteşar görevden alınacak mıdır?
7- Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hüseyin Baş’ı yürütülen bir soruşturma çerçevesinde, “Savcıyı görevden al!, soruşturmayı durdur! Yoksa sonuçlarına katlanırsınız!” şeklinde araması Anayasal bir suç değil midir?
8- Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in tutanaklara konu eylemleri hakkında, idari veya adli bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa gerekçesi nedir?
9- Çağdaş demokrasinin olduğu ülkelerde, bu tür olaylarda, Adalet Bakanı istifa etmektedir. Bu bağlamda, Adalet Bakanı istifa edecek midir?
10- Adalet Bakanı Müsteşarı'nın yürütülen soruşturmanın durdurulmasını talep ettiği ülkemizde vatandaşlarımız Türkiye’de hukukun ve adaletin tarafsızlığına nasıl güven duyacaktır?"

    Cuma, 31 Ocak 2014 11:55

Bağlantılı Konular