Tanrıkulu, ÖYM'ler ile ilgili yazılı açıklama verdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “ÖYM’leri kaldırırken, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, toplu gösteri ve yürüyüş hakkı başta olmak üzere özgürlüklerin önünü kapatmak üzere yeni düzenlemeler mi tasarlıyorsunuz?” dedi.

Tanrıkulu Özel Yetkili Mahkemeler konusunda yaptığı yazılı açıklamada şöyle dedi:

“Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) Türkiye’de içinden çıkılmaz bir sorun yumağı olacağını, DGM’lerin kaldırıldığı andan itibaren ifade etmiştim. DGM’lerin şekli olarak kaldırılıp yerine ÖYM’lerin konması, aslında OHAL hukukunun devamıydı.

Sayın Başbakan’ın on yıl sonra ÖYM’lerin kaldırılması gerektiğine dair İran seyahati öncesi yaptığı açıklama özrü kabahatinden beter bir itiraftır! Çünkü Başbakan, on yıl önce dikkat çektiğimiz tehlikeyi tekrar edecek bir açıklamaya imza atarak şöyle demiştir: 'Özel Yetkili Mahkemeler, bunu kaldırmayı kesinlikle hedeflemiş durumdayız. TMK’yı aynı şekilde kaldırmayı ama buradaki şeyleri Türk Ceza Kanunu’na aktarılması gereken maddeleri, oraya aktarma gibi bir hedefimiz var.'

2 Haziran 2004 tarihinde Diyarbakır’da yaptığım bir açıklamada “Tabelanın değişmesi yetmez, zihniyet de değişmeli.' demiştim. Fakat Sayın Başbakan TMK’daki unsurları TCK’ya aktararak sadece tabelayı değiştirmeye niyetli olduklarını ortaya koymuştur.


Diğer yandan on binlerce insanın yargılandığı, cezalandırıldığı ÖYM’lerin demokrasi ilkeleriyle bağdaşmayacağı, söz konusu mahkemelerden daha söz edilirken belliydi.

Nitekim 2 Haziran 2004 tarihinde, Diyarbakır’da ÖYM’lerin yaratacağı riski şu sözlerle ifade etmiştim:


Biçimsel değişiklikler ile DGM sorunu çözülemez. Anayasa'da yapılan değişiklik ile Devlet Güvenlik Mahkemele­ri'nin Anayasal sistem içerisinden çıkarılmasıyla olumlu bir adım atılmıştır. Ancak bu mahkemelerin yerine kurulması tasarlanan or­ganize suçlar ağır ceza mahkemeleri yasa tasarısı bu değişikliğin yü­zeysel bir değişiklik olduğunu ortaya koymaktadır.

Şöyle ki, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kaldırılması hakkında kanun tasarısının birinci maddesinde DGM’lerin kaldırıldığı ve bu kanunda görev ve yetki alanıyla çalışma esas ve usulleri belirtilen ve temel amacı demokratik hukuk devletini korumak olan organize suçlar ağır ceza mahkemelerinin kurulduğu belirtilmiş, bu mahkemeler mevcut ağır ceza mahkemelerinin sonuncunun numarasını takip etmek suretiyle numaralandırılır, denilmiştir. Tasarının ikinci maddesi ile organize suçlar ağır ceza mahkemelerinin görevleri, üçüncü maddesiyle de or­ganize suçlar ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi yani yetki alanı düzenlenmiştir.

Yeni kurulduğu belirtilen organize suçlar ağır ceza mahkemelerinin görev ve yetki alanı mevcut DGM’lerin görev ve yet­ki alanıyla aynıdır. Görev ve yetki alanı konusunda mevcut DGM yasası ile tasarı arasında kelime farkı dahi yoktur. Demokratik hukuk devletini koruma amacıyla kurulduğu belirtilen organize suçlar ağır ceza mahkemelerine mevcut DGM’lerin görev ve yetki alanı aynen tanıdığına göre DGM ile bugüne dek demokratik hukuk devletini ne kadar korumuşsa, organize suçlar ağır ceza mahkemeleri de aynı şeyi yapacaktır. Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve kurulması düşünülen organize suçlar ağır ceza mahkemeleri niteliği itibariyle yargı sistemi dışında istisnai nitelikte mahkemelerdir. İstisnai mahkemeler dar an­lamda, doğal yargıç ilkesine, adil yargılama kapsamındaki haklara ve güvencelere aykırılık gösteren yargı organlarıdır.

Siyasal yargı veya yargının siyasallaşması kavramlarıyla ifade edilen istisnai mahkemeler, esas itibariyle siyasal muhaliflere karşı bir mücadele, baskı tasfiye aracı, devlet görevlerine karşı ise kollanma, savunma ve aklama mekanizması olarak kullanmaktadırlar. 16 Hazi­ran 1983 tarih ve 2845 sayılı yasayla kurulmuş olan Devlet Güvenlik Mahkemeleri bu bağlamda bölgemizde ve ülke düzeyinde ağır hukuk ihlallerine neden olmuş, olanakları güç ve olanaksız adli hatalara neden olan yargılamalar yapmıştır. Bu mahkemelerin neden olduğu mağduriyetlerin halen devam etmektedir. Adalet tarihi eşitsizlik ve adli hatalarla doludur. Bunun önemli bir bölümünü DGM yargıla­maları oluşturmuştur. Bu haliyle DGM’lerin demokratik hukuk dev­letini koruma amaç ve işlevi kalmamıştır. Bunun yerine aynı nitelikte başka bir mahkemenin kurulmaya çalışılması aynı zihniyetin devam ettirilmesi niyetini ortaya koymaktadır.

(Metnin tümü için bakınız: http://tbbyayinlari.barobirlik.org.tr/TBBBooks/oym-2010-387.pdf )

Daha sonra Türkiye Barolar Birliği’nin bir çalıştayında konunun altını şu sözlerle çizmiştim:

Bugün konuştuğumuz konu aslında o zaman bi­zim tartıştığımız, yazdığımız ama maalesef sesimizi Türkiye’ye duyuramadığımız, kulakların tıkandığı, gözlerin görmediği bir ortamdı. Ama ne zaman ki Türkiye’de çok ağır bir şekilde sivildeki yargılamalar başladı, hukuk ihlâlleri göz önüne çık­maya başladı, o zaman gerçekten bu özel yetkili mahkemele­rin neler yaptığına bütün Türkiye tanık olmaya başladı. Ama asıl mesele Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nden, Sıkı Yönetim Mahkemeleri’nden bu tarafa gelmekteydi.

Bu mahkemelerin uygulamalarıyla ilgili İn­san Hakları Avrupa Mahkemesi’ne Diyarbakır’dan götürdüğü­müz yüzlerce başvuru var, ama ne Türkiye’de hukuk ortamına, ne de yargı ortamına anlatabildik. Bugün geldiğimiz noktada ise özel yetkili ağır ceza mahkemeleri bir zihniyetin kıyım makine­sine dönüşmüş durumda, hem de her bakımdan dönüşmüş du­rumda. Bu zihin dünyası giderek bütün yargı dünyasına da ege­men olmuş durumda.

Sayın Başbakan, on yılı aşkın süredir siyasî muhalifleri sindirme silahı olarak kullanılan ÖYM’lerin kaldırılacağını söylerken, bizzat AKP iktidarı, ÖYM’lerin kaldırılması için TBMM’ye sunduğumuz Kanun Teklifi’nin görüşülmesini reddetmiştir!

2004’ten beri ÖYM’lerin kaldırılması, öncesinde de DGM’lerin yerine benzer mahkemelerin kurulmaması için mücadele ettik. Ancak AKP iktidarı ÖYM’lerin yaptığı uygulamalar üzerinden kendi muhaliflerini sindirme girişimlerine hiçbir zaman son vermedi.

Şimdi soruyorum, Sayın Başbakan, on yıldır aklınız neredeydi?

ÖYM’lerin yarattığı hukukî facianın şimdi mi farkına vardınız?

Sizi, ÖYM’leri kaldırmaya iten korkularınız mı var?

ÖYM’leri kaldırırken, yerine benzer mahkemeler mi kurmayı düşünüyorsunuz?

ÖYM’leri kaldırırken, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, toplu gösteri ve yürüyüş hakkı başta olmak üzere özgürlüklerin önünü kapatmak üzere yeni düzenlemeler mi tasarlıyorsunuz?”

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 29 Ocak 2014 13:57

Bağlantılı Konular