"Haydi gençler 30 Mart’ta sandığa gidin, geleceğinize sahip çıkın"

“Size format atmak isteyenlere haddini bildirin!”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, genç nüfus işsizliği ve iktidarın bu gruba yönelik siyasi uygulamalarını değerlendirirken, “AKP’nin ülkeyi getirdiği aşamada okumak da sorunu çözmüyor; üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 12’ye yaklaşıyor; ülkedeki her 4 işsizden biri üniversite diplomalı… 2004 yılında her 10 işsizden biri üniversite diploması taşıyordu. Gelinen aşamada ise artık yaklaşık her 4 işsizden biri üniversite mezunu.Gençlerin eğitim ve iş bulma sorunları, gelecek kaygıları var. Yaşam tarzlarına müdahale edilen gençler, iktidarın sosyal medya baskısını, internet sansürünü de yaşıyor. Ama gençlerimiz kendisine format atmak isteyenlere haddini bildirecek. Haydi gençler 30 Mart’ta sandığa gidin geleceğinize sahip çıkın” dedi.

Konuyla ilgili olarak yazılı açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, açıklamasında şunları kaydetti:

"Mart yerel seçimlerinde toplam seçmen sayısı 55 milyon dolayında. Bunların 7 milyonunu 18 yaşını doldurarak ilk kez oy kullanma hakkını elde eden gençler oluşturuyor. 76 milyon nüfusun 11.6 milyonu 15-24 yaş grubundaki gençler… Bu gençlerin 3.7 milyonu istihdamda gözüküyor, ancak bunların 1 milyona yakını “ücretsiz aile işçisi”, yani gerçek bir istihdam söz konusu değil. Aynı yaş aralığındaki gençlerin yine 1 milyona yakın bir bölümü ise iş arıyor. Gençlerin 7 milyonu aşkın bölümü ise iş gücü dışında… Bunların 4.6 milyonunu öğrenciler oluştururken, 2.4 milyon genç ise ne çalışıyor, ne de okuyor. Çalışan gençlerin de neredeyse yarısının sosyal güvencesi yok, bu gençler ucuz işgücü olarak kayıt dışı çalıştırılıyor. Gençlerde işgücüne katılım oranı yüzde 39, işsizlik oranı ise yüzde 20’ye yakın. İş gücü anketi döneminde iş arama kanallarını kullanmayan işsiz gençler ise bu sayıya dahil değil. Yani aktif olarak iş arayan her 5 gençten biri işsiz…
İşsizlik oranı genç erkeklerde yüzde 17.1, genç kadınlarda ise yüzde 23.5’e ulaşıyor. AKP’nin ülkeyi getirdiği aşamada okumak da sorunu çözmüyor; üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 12’ye yaklaşıyor; ülkedeki her 4 işsizden biri üniversite diplomalı. 2004 yılında her 10 işsizden biri üniversite diploması taşıyordu. Gelinen aşamada ise artık yaklaşık her 4 işsizden biri üniversite mezunu. Gençlerin eğitim ve iş bulma sorunları, gelecek kaygıları var. Yaşam tarzlarına müdahale edilen gençler, iktidarın sosyal medya baskısını, internet sansürünü de yaşıyor. Ama gençlerimiz kendisine format atmak isteyenlere haddini bildirecek. Geleceğin çağdaş, demokratik, güçlü, tüm yurttaşlarının yaşama güvenle bakıp, sabah evinden mutlu çıktığı Türkiye’sini gençler kuracak. Haydi gençler, sizi ve onmilyonlarca yurttaşımızı yok sayıp sadece sömürü aracı olarak gören bu iktidarı tarihin çöplüğüne gömmek için sandığa, geleceğimize sahip çıkın. Umut da yarınımız da sizsiniz.

Türkiye 62 gün sonra çok önemli bir seçime girecek. 30 Mart yerel seçimlerinde oy kullanacak toplam seçmen sayısı 55 milyon dolayında. Bunların 7 milyonunu 18 yaşını doldurarak ilk kez oy kullanma hakkını elde eden gençler oluşturuyor.


AKP İktidarında gençliğin durumu içler acısı
76 milyon dolayındaki ülke nüfusunun 11.6 milyonu 15-24 yaş grubundaki gençlerden oluşuyor. Bu gençlerin 3.7 milyonu istihdamda gözüküyor, ancak bunların 1 milyona yakını “ücretsiz aile işçisi”, yani okuma ya da çalışma imkanı olmadığı için ailesine yardım eden, sosyal güvencesi bulunmayan bu kişiler açısından gerçek bir istihdam söz konusu değil.

Aynı yaş aralığındaki gençlerin 1 milyona yakını ise iş arıyor.

Gençlerin 7 milyonu aşkın bölümü ise iş gücü dışında yer alıyor. Bunların 4.6 milyonunu öğrenciler oluştururken, 2.4 milyon genç ise ne çalışıyor, ne de okuyor.

Bir işte çalışan gençlerin de 1.7 milyon kişi ile yarıya yakınının sosyal güvencesi yok, yani bu gençler ucuz işgücü olarak kayıt dışı çalıştırılıyor.

Toplam nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 50.8, işsizlik oranı yüzde 9.7 olurken, gençlerde işgücüne katılım oranı yüzde 39, işsizlik oranı ise yüzde 20 dolayında bulunuyor. İşsizlik oranı, özellikle genç kadınlarda ise yüzde 23.5’e ulaşıyor.

TÜİK’in referans döneminde iş arama kanallarını kullanmayanları dikkate almadığı araştırmasına göre ülkede aktif olarak iş arayan her 5 gençten biri işsiz…Gençlerdeki işsizlik oranı, yetişkinlerde yüzde 9.7 olan oranın iki katından daha yüksek… Yani bu ülkede yaşamak, iş bulmak, hayatını sürdürmek gençler için iki kat daha zor.


3 gençten sadece 1’i üniversite kapısından girebiliyor
YÖK aracılığıyla tüm yükseköğrenimde bilimin zayıflatılması, bilim dallarının, mesleklerin içinin boşaltılması, üniversite eğitimi kalitesinin aşağılara çekilmesi AKP’nin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülüklerden birisi oldu. Gerekli akademik, fiziksel ve bilimsel alt yapıya sahip olmadığı halde daha çok ticari amaçla ya da belli bir dünya görüşü doğrultusunda, çoğu da vakıflar tarafından art arda açılan özel üniversiteler pıtrak gibi çoğaldı. Devlet de siyasi amaçla, potansiyeli olsun olmasın ülkenin her yanına üniversiteler açtı. Bunun sonucunda AKP öncesi 73 olan üniversite sayısı 200’e yaklaştı, 1.5 milyon olan üniversite öğrencisi sayısı 5 milyonu aştı. Ancak bu şişirilmiş rakamlara rağmen yüksek öğretimde okullaşma oranı yüzde 35.5’te kalıyor. Başka deyişle; üniversite çağındaki (18-22 yaş) her 3 gençten sadece 1’i üniversiteli olabiliyor. Liseyi bitirip üniversite sınavına giren gençlerin küçük bir bölümü üniversitelere yerleşebiliyor.

Her 4 işsizden 1’i üniversite mezunu
Sayıları hızla artan ve puan düzeyini çok aşağılara çekerek sınıflarını dolduran “tabela üniversiteleri” ilk yıllarda genç işsizliğini gizlerken, mezun vermeye başladıkça tersine, diplomalı işsizlikte hızlı bir artış yaşandı. Umudunu yitirdiği için iş aramayanların dahil edilmediği resmi verilerde dahi üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 12’ye yaklaşıyor. Ülke genelindeki toplam işsizler içinde üniversite diplomalılar yüzde 23.2 gibi bir ağırlık teşkil ediyor. 2004 yılında her 10 işsizden biri üniversite diploması taşıyordu. Gelinen aşamada ise artık yaklaşık her 4 işsizden biri üniversite mezunu.

Dershane sektörünü hızla büyüttü şimdi yok ediyor
Aileler, gelecekte iyi yaşam koşullarına sahip olacağı düşüncesiyle çocuklarını üniversite eğitimi aldırmak için tüm kaynaklarını seferber ediyorlar. Üniversite öncesi hazırlık kursları için ve üniversite eğitimi süresince aileler tarafından her yıl milyarlarca lira harcanıyor. Üniversiteye hazırlık için devasa bir dershane sektörü oluştu. Bugün ise AKP, kendi iktidarı döneminde aşırı büyüyen bu sektörü artık yok etmek, dershaneleri kapatmak istiyor.

Üniversiteler gençleri hayata hazırlamıyor
Üniversitelerimiz ne yazık ki yeterli donanımda akademik kadrolara sahip değil. Çoğunlukla üniversiteler, gerçek birer araştırma kurumu ve bilim yuvası olmaktan uzakta bulunuyor. Böyle olunca da üniversiteler gençlerimizi, çalışma yaşamına ve genel olarak hayata hazırlama niteliklerinden yoksunlar. Mezuniyet sonrası gençlerin kolayca iş bulup çalışma yaşamına katılabilmesi, ekonomik özgürlüğünü kazanması, üretime katkı sağlaması giderek zorlaşıyor.

AKP’nin izlediği çarpık ekonomik model, genç nüfusa, özellikle de iktidarla organik bir ilişkisi bulunmayan kesimler için istihdam imkanı sunmuyor. Sıcak para ve borca dayalı büyüme modelinde yerli sanayi sektörlerinin gelişiminin yavaş kalması, ithal girdi bağımlılığı ve montaj sanayi olgusu da üniversite eğitimli gençlerin istihdamda yeterince yer almasını engelleyen faktörlerin başında geliyor. Üniversite diplomalıların sayısı ile ekonomide; üretim süreçlerinde rol alabilme oranı paralel gitmiyor.

Özetle; AKP’nin atadığı özel görevli rektörler eliyle giderek bilimden, özerklikten, araştırmacılık ve özgür düşünceden de uzaklaşan üniversiteler, artık ülkenin gelişimi ve kalkınmasına hizmet edemiyor, daha çok işsizler ordusunun eğitim düzeyini kağıt üzerinde yükseltmeye yarıyor.


Gençler kayıt dışı işçi-ucuz işgücü
TÜİK’in Ekim 2013 dönemi işgücü verilerine göre sayıları 3 milyon 658 bin kişi olan 15-24 yaş grubunda bir işte çalışan gençlerin de 1 milyon 743 bin kişi ile yarıya yakınının sosyal güvencesi bulunmuyor. Başka deyişle 2 milyona yakın genç, ucuz işgücü olarak kayıt dışı çalıştırılıyor. Üniversite mezunlarında yüzde 13.4, genel lise mezunlarında yüzde 38.4, meslek lisesi mezunlarında yüzde 26.4 olan kayıt dışılık oranı ilköğretim mezunlarında yüzde 58.2’ye, ilkokul mezunlarında yüzde 87.5’e ulaşıyor, okur yazar olmayanlarda yüzde 89.8’e ulaşıyor, ortaokul ve dengi meslek okulu mezunlarında ise yüzde 94’ü aşıyor.

“Çocuk gelin” ayıbı
Halka “en az üç çocuk” baskısı yapan, lise çağında evlilik vizesi vererek bunu teşvik eden AKP, çağ dışı zihniyetinin gereğini yapıyor. Kızların genç yaşta evlendirilme oranı, hâlâ dünyanın en geri toplumlarındakine paralel biçimde çok yüksek düzeylerde seyrediyor. Resmi istatistiklere göre bile 15-24 yaş grubundaki her 4 kızdan biri halk deyimiyle “kocaya veriliyor”.  İmam nikahıyla evlendirilenler de düşünüldüğünde gerçekte bu oranın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. AKP, bu “çocuk gelin” olgusuyla mücadele etmek bir yana bunu normal karşılıyor, hatta teşvik ediyor.

Kitap okumayan, internet bağımlısı, obez gençlik
AKP, gençleri spora, sosyal, kültürel faaliyetlere yöneltecek, onları kötü alışkanlıklardan uzaklaştıracak ciddi bir politika izlemedi. Araştırmalar gençlerin, yüzde 14.8’inin fazla kilolu, yüzde 3.8’inin obez olduğunu gösteriyor. İnternet kullanım oranı genç erkeklerde yüzde 80.6, genç kızlarda yüzde 55,4; toplamda yüzde 67.7 düzeyine ulaşırken, kitap okuma oranı çok düşük düzeylerde seyrediyor.

Gençlere ağır baskı ve dayatma
Gençlere yönelik çağdaş ve demokratik bir ülkeye yaraşır politikalardan uzakta bulunan AKP’nin, gençlerin eğitim ve istihdam başta olmak üzere birçok alandaki ciddi sorunlarına çözüm bulma gibi bir hedefi olmadı. Aksine AKP,  düşünen, sorgulayan, eleştiren, talep eden ve iktidarın yanlış politikalarını protesto eden gençlere yönelikbaskı ve sindirmenin dozunu her geçen gün artırdı. Başbakan gençleri “Ya dindar olacaksınız ya da tinerci” diye kutuplara ayırdı. Tüm dünyada siyasal ve sosyal alandaki değişimin ve yenilenmenin lokomotifi olan gençlikten korkan AKP,  yolsuzluklarını, adam kayırmacılığını, gemicikleri görmeyecek, hatta bunu normal karşılayacak “işini bilir”, biatçı gençlik yaratma peşinde

Gençlerin eğitim ve iş bulma sorunları, gelecek kaygıları had safhada.


Gençlere yönelik iktidarın yaşam tarzı dayatması var
Sosyal medyadan rahatsız, özgür internetten korkan, Gezi sonrasında sansür peşinde koşan bir AKP iktidarı var.

Bütün bunlara rağmen düşünen, sorgulayan, araştıran, çağını yakalamış, dünyayı kavramış, özgür düşünceli, ülkesini, toplumunu, insanlığı düşünen, sorumlu bir gençlik var…

Tüm baskı ve dayatmalara rağmen gençlerde Gezi ruhu var.


Gençler düşünüyor, sorguluyor, biliyor
Gençler kamu kaynaklarını kendi ailesine, eş, dost ve yakınlarına peşkeş çeken, yargıyı zapturapta alıp suçlarının üstünü örtmeye çalışan Başbakan ve AKP yönetiminin yolsuzluklarına, adaletsizliklerine ve ülkeyi bataklığa sürüklemesine “dur” diyecek, Hitler’e rahmet okutan AKP diktatörlüğüne son verecek.

Geleceğin çağdaş, demokratik, güçlü, tüm yurttaşlarının yaşama güvenle bakıp, sabah evinden mutlu çıktığı Türkiye’sini gençler kuracak…Gençlerimiz kendisine format atmak isteyenlere haddini bildirecek.

Haydi gençler, sizi ve onmilyonlarca yurttaşımızı yok sayıp sadece sömürü aracı olarak gören bu iktidarı tarihin çöplüğüne gömmek için sandığa, geleceğimize sahip çıkın. Çünkü umudumuz da yarınımız da sizsiniz."

    Pazar, 26 Ocak 2014 12:35

Bağlantılı Konular