Tamaylıgil, Uğur Mumcu'nun gerçek katillerinin bulunmamasını kınadı

Tamaylıgil, “Uğur Mumcu, alçakça bir suikast sonucu aramızdan ayrılalı tam yirmi bir yıl oldu. Türkiye Mumcu’nun gerçek katillerini bulmak yerine, çaresiz, Uğur Mumcu’nun  ardından geçen yılları saydı” dedi.

“Laik demokratik ve tam bağımsız Türkiye için can veren demokrasi şehitlerimizi, Adalet ve Demokrasi Haftası’nda rahmet ve saygı ile anıyor, onların hedeflediği aydınlık Türkiye için hepimize büyük sorumluluklar düştüğünü bir kez daha hatırlatıyorum”

CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil, Türkiye’nin saygın ve seçkin yazarlarından, gazetecilerinden Uğur Mumcu’nun kalleşçe katledilmesinin 21. yılında yazılı bir açıklama yaptı.

Tamaylıgil’in açıklaması şöyle:

"Türkiye’nin onurlu, yurtsever gazeteci-yazarlarından Uğur Mumcu’nun alçakça katledilmesinin üzerinden 21 yıl geçti. Gerçek katiller bulunmadı, bulunamadı.

Her gelen söz verdi, “devletin namus meselesi” olarak sayıldı ama “o tuğlayı çekmeye” kimse cesaret edemedi, duvarın arkası hep karanlıkta kaldı. Mert bir kalemi pusu kurarak kırdılar. Katillerinin onunla yüzleşecek kadar yürekleri yoktu. Pusu dünyasının korkaklarından mertlik beklemek, beyhude bir hiçlikten öteye taşımıyor bizi.

Dünya herkes için küçük, katiller için büyük olamaz. Sorun belli ki “bakış açımızla” ilgili. Oysa aydınlar hep sırtlarından vurulmuştur, tetiği çekenler de, çektirenlerde hemen arkamızdadır. Mumcu, İpekçi, Aksoy, Kışlalı, Üçok, Dursun, Dink, hiçbiri tetiği çekenleri göremedi ama tetiği çektirenleri çok önceden bilmişlerdi, görmüşlerdi. Siz de gerçek katilleri görmek istiyorsanız, bu aydınların yazılarını bakış açınızı değiştirerek bir kez daha okuyun.

Sivas’ı hatırlayın, Kahramanmaraş’ı ve Çorum’u hatırlayın… Göz göre göre gelen katliamlara seyirci kalanları unutmayın. Unutmayın ki, “karanlıkları aydınlıklara çıkarmak için yanan” o canlar boşuna yanmış olmasın.  Çünkü unuttuğumuzda yaramız sarılmış olmayacak, sadece unutmuş olacağız. Asıl istenen de odur zaten. Buna izin verirsek katiller katlettiklerinden daha uzun yaşarlar. Artık namusluların, en az namussuzlar kadar cesur olma zamanı gelmiştir.

Dün aydınlara sistemli, tahammüden yapılan saldırılar, bu gün açıkça sisteme yönelik yapılıyor.

Türkiye’de adalet ve demokrasi adına tehlikeli bir süreçten geçiyoruz. Ülkemizi polis devleti haline getiren AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan, diktatörce uygulamalarla, ülkemizi geri dönüşü olmayan, kanlı, karanlık bir sürece doğru hızla sürüklüyor.

Kendi hakimiyetlerini, milletin hakimiyetinin üstünde tutanlar, ülkemizde korku imparatorluğu yaratmaya çalışıyorlar.

Faili meçhul cinayetleri, meçhule mahkum eden iktidar, failleri belli olan yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ile suçüstü olunca paniğe kapılarak, adaletin terazisini bozmuştur.

Bu gün sona doğru yaklaştığını anlayan Başbakan Erdoğan’ın, bir yandan yargıyı ve emniyeti ablukaya alırken, bir yandan da,” Yargı ve emniyet içinde çeteler var “ açıklaması ile nasıl bir akıl tutulması içinde olduğunu ortaya koymuştur.

Yüzlerce aydın, gazeteci, asker ve siyasiyi sırf kendilerine biat etmedikleri için,  cezaevlerine hapseden, yıllar süren yargılama süreci ile ölüme terkedilmiş faili meçhul hayatlar dönemi yaşatan iktidarın, bu gün ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamının sorumluluğunu, sözde paralel devletin üstüne atarak kurtulma çabaları boşa çıkacaktır.

Düşünen, konuşan ve sorgulayan halkı, karanlıklara, biat eden kitlelere dönüştürmek isteyen bir iktidarla karşı karşıyayız.

Uğur Mumcu’nun, “ Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda “ mezar…taşı” gibi susmamasıdır” sözleri ile verdiği mesajı, son yıllarda her zamankinden daha fazla hatırlamalıyız.

Cumhuriyetle birlikte doğan CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve demokrasi şehitlerimizin emaneti olan özgürlük ve demokrasi bayrağını, halkımızla birlikte, omuz omuza, aydınlık geleceğe taşımaya devam edecektir.

Laik demokratik ve tam bağımsız Türkiye için can veren demokrasi şehitlerimizi, Adalet ve Demokrasi Haftası’nda rahmet ve saygı ile anıyor, onların hedeflediği aydınlık Türkiye için hepimize büyük sorumluluklar düştüğünü bir kez daha hatırlatıyorum."

    Cuma, 24 Ocak 2014 16:43

Bağlantılı Konular