"17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk operasyonunun ardından Türkiye bir girdaba sürüklendi"

"İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca,  ‘Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs’ ettiği gerekçesiyle Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında hazırladığı fezleke derhal TBMM’ye gönderilmelidir."

"103 ayrı eylem, 37 şüpheli var İzmir dosyasında. 6 ocak 2014 tarihinde, operasyonun 7 Ocak 2014 tarihinde başlatılmasına karar veriliyor. İzmir Sulh Ceza Mahkemesi’nden arama izinleri, yakalama kararları alınıyor. İstanbul, Ankara, Denizli, Hatay ve Van’a talimatlar yazılıyor. Operasyonun başlayacağına ilişkin kolluk birimlerine haber veriliyor. Bunların hepsi fezlekede yer almış."

“İzmir Emniyet Müdürü operasyonu yapacak şube müdürüne , ‘Şimdi o şeyi hemen şey yapmıyoruz. O konuyla ilgili bir şey sorarsa savcı, 'çalışıyoruz, alacağız' diyeceksiniz ama herhangi bir operasyon yapmıyorsunuz. Operasyona adam çıkartmıyoruz tamam mı?’ diyor. Bu arada arka fondan İzmir Valisi’nin sesi geliyor. ‘Kesinlikle’ diyor. Emniyet Müdürü ‘bir dakika’ diyor ve telefonu İzmir Valisi’ne veriyor. Vali, ‘Bu iş artık ülke meselesi haline geldi. Diyeceksiniz ki 'Efendim talimatınız ulaştı, üzerinde çalışıyoruz.' Yani ‘savcıyı oyalayacaksınız’ diyor”

Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan Meclis’te, CHP’li  milletvekilleriyle  birlikte düzenlediği basın toplantısında, 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk operasyonun ardından Türkiye’nin bir girdaba sürüklendiğini belirterek  dört eski Bakan hakkında fezleke düzenlendiğini anımsattı.

Tezcan, son olarak, TCDD İzmir Liman İşletme Müdürlüğü ile ilgili soruşturmaya ilişkin, “yargı görevini etkilemeye teşebbüs” iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında  da fezleke düzenlendiğine dikkat çekerek bu fezlekenin, Adalet Bakanlığı’nda bulunduğunu  ve derhal TBMM’ye sevkedilmesi gerektiğini söyledi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’nca hazırlandığını belirttiği fezlekenin fotokopisini gösteren Tezcan, “14 Ocak 2014 tarihli 883 numaralı bu evrakta, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, yargı görevini etkilemeye teşebbüs ettiğine ilişkin iddialar yer almakta. 14 sayfalık bir fezleke. Ekinde 32 klasör var” dedi

TCDD İzmir Liman İşletme Müdürlüğü ile ilgili soruşturmanın ilginç bir sürecinin olduğunu, sürecin fezlekedeki tutanaklara da yansıdığını belirten Tezcan şunları söyledi;

“103 ayrı eylem, 37 şüpheli var İzmir dosyasında. 6 ocak 2014 tarihinde, operasyonun 7 Ocak 2014 tarihinde başlatılmasına karar veriliyor. İzmir Sulh Ceza Mahkemesi’nden arama izinleri, yakalama kararları alınıyor. İstanbul, Ankara, Denizli, Hatay ve Van’a talimatlar yazılıyor. Operasyonun başlayacağına ilişkin kolluk birimlerine haber veriliyor. Bunların hepsi fezlekede yer almış.

Düğmeye basıldığı an savcıya, emniyete baskılar başlıyor. 6 Ocak günü Adalet Bakanlığı Müsteşarı, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı’nı arıyor. Başsavcı’yı tehdit ettiği, daha önce de açıkladığımız görüşme gerçekleşiyor.

Başsavcı namuslu bir Başsavcı. Buradan sonuç alınamayınca, İzmir Valisi ve Emniyet Müdürü, soruşturmayı yapacak olan Mali Şube Müdürü’nü arayıp tehdit ediyorlar.

İzmir Emniyet Müdürü, 6 Ocak’ı 7 Ocak’a bağlayan gece saat 00.21′de, söz konusu Şube Müdürü’nü cep telefonundan arıyor. Fezlekede konuşma kayıtlarının dökümü yapılmış.

Emniyet Müdürü, ‘Şimdi o şeyi hemen şey yapmıyoruz. O konuyla ilgili bir şey sorarsa savcı, (çalışıyoruz, alacağız) diyeceksiniz ama herhangi bir operasyon yapmıyorsunuz. Operasyona adam çıkartmıyoruz tamam mı?’ diyor. Yani ‘savcıyı oyalayın’ diyor.

Bu arada arka fondan İzmir Valisi’nin sesi geliyor. ‘Kesinlikle’ diyor. Emniyet Müdürü ‘bir dakika’ diyor ve telefonu İzmir Valisi’ne veriyor. Vali, ‘Bu iş artık ülke meselesi haline geldi. Diyeceksiniz ki (Efendim talimatınız ulaştı, üzerinde çalışıyoruz.)’ Yani ‘savcıyı oyalayacaksınız’ diyor.

Şube Müdürü itiraz ediyor ve ‘Savcı birebir kendisi bu konuyu takip edecek’ diyor. Vali ise ‘Kendisi takip yaparsa yapsın. Gelir çayını içer ve gider kardeşim. Talimatı vereceksin tüm personeline, (üzerinde çalışıyoruz) diyecek. Ankara’nın çok net tavrı bu, anlatabildim mi?’ diyor. Emniyet Müdürü tekrar telefonu alıyor ve Vali Bey’in talimatını aldın değil mi?’ diyor.”


Tezcan, Şube Müdürü’nün, söz konusu görüşmeleri telefonuna kaydederek, dökümünü savcılığa teslim ettiğini söyledi.

”Üçüncü müdahale”
Bu görüşmelerin ardından üçüncü bir müdahalenin de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan geldiğini belirten  Tezcan, şöyle devam etti:

“7 Ocak günü mesai saati içerisinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı arıyor ve aynı şekilde, soruşturmaya müdahale etmesini istiyor. Soruşturmanın içeriği hakkında bilgi istiyor ve sonra ‘Soruşturmayı ilgili Cumhuriyet Savcısı’ndan al, sen yürüt’ diyor.

Bu şekilde müdahalelerin tamamı yasaktır. Bir savcıya bu konuda Adalet Bakanı’nın müdahale edebilmesi, arayıp bilgi alması sorması, hele hele de ‘savcıdan dosyayı al’ demesi mümkün değil. Bu, doğrudan doğruya yargıyı etkileme suçudur. Bu da fezlekenin içinde yazılıyor.

Fezlekede, ’3 yıldan bu yana devam eden, 32 klasör eki olan bir soruşturmayı tam operasyon arifesinde, o güne kadar o soruşturmayı yürüten savcının elinden almak, doğrudan doğruya, soruşturmayı etkilemek içindir’ yorumu yapılıyor.

Fezleke, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’nca düzenlenmiş. Muhatap, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ. Suç: ‘Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs.’ Dosya şu anda Adalet Bakanlığı’nda.

Fezlekede, ‘Soruşturma savcısına, Emniyete müdahale edilmiştir. Bakan ve Müsteşar tarafından yapılmıştır. Müsteşarın müdahalesinin, Bakan’ın bilgi ve talimatı doğrultusunda olduğu kanaatine ulaşılmıştır’ deniliyor.”


Bülent Tezcan, Adalet Bakanı’nan söz konusu fezlekeyi, en kısa sürede TBMM’ye göndermek zorunda olduğunu sözlerine ekledi.

    Cuma, 24 Ocak 2014 15:06

Bağlantılı Konular