Ekonomi kortizonla tedavi edilemez hale geldi

CHP’nin ekonomi raporuna göre büyümeyi kısa vadeli dış borçlarla şişiren AKP, yolun sonuna geldi. Kısa vadeli dış borçların ekonomiye yaptığı “kortizon etkisi” azalıyor. Türkiye, rekor kıran dış borçlara rağmen daha düşük büyümeye razı oluyor.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 83. Ekonomik Görünüm Raporunda, kısa vadeli dış borçlar ve Merkez Bankası’nın rezervleri mercek altına alındı.

Kısa vadeli dış borç rekoru
Küresel ekonomide ucuz ve bol para döneminin sonuna gelinirken Türkiye’nin yüksek dış finansman ihtiyacı ve borçların kısalan vadesinin endişeleri artırdığının ifade edildiği raporda, Türkiye’nin kısa vadeli dış borcunun 2013’ün ilk 11 ayında 29 milyar dolar artarak 129,4 milyara dolara ulaştığı; bu artışın mevcut borç serilerinde bir rekor olduğu kaydedildi.

Ekonomi  tedavi edilemez hale geldi
AKP’nin 2009 küresel krizinden sonra ekonomiye sıcak parayla “kortizon tedavisi” uyguladığının belirtildiği raporda, 2010-2011 döneminde büyümeyi artırmak için kısa vadeli dış borçlara yüklendiği ifade edildi. Buna karşın 2012-2013’de kısa vadeli dış borçlarda görülen olağanüstü artışa rağmen büyüme hızı düştü, kortizon tedavisi etkisini yitirdi, Türkiye “daha düşük büyümeyi, daha fazla kısa vadeli dış borçla yakalar hale geldi.”

Merkez'in rezervleri yetersiz
CHP’nin raporunda Merkez Bankası’nın rezervlerinin kısa vadeli dış borç ve cari açığa göre yetersiz seviyede bulunduğuna dikkat çekildi. Buna göre AKP iktidara geldiğinde “her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık” için TCMB kasasında “166 dolar rezerv” varken; 2013 Kasım ayında aynı miktar kısa vadeli borç ve cari açık için Merkez Bankası kasasında sadece “71 dolar rezerv” kaldı.

TCMB’nin bağımsızlığı başkanlık ofisinde rehin kaldı
Rezervlerindeki yetersizliğe karşın, “bağımsızlığını Dolmabahçe’deki Başbakanlık ofisinde bırakan Merkez Bankası’nın” ekonominin gerçeklerinden kopan hükümetin korkusuyla elindeki araçları kullanamaz hale geldiği belirtildi. Raporda, Hükümet’in muhatap olduğu “yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının” üzerini kapatmak için devlet krizi çıkarmaktan çekinmediği, AKP’nin bu tavrının siyasi risk primini artırarak döviz kurunun ateşini yükselttiği ifade edildi.

Rezervler güneş görmüş kar gibi eridi
Döviz kurunu elindeki sınırlı rezervleri satarak dizginlemeye çalışan Merkez Bankası’nın rezervlerini hızla eritmesine karşın dolar kurundaki yükselişi engelleyemediği değerlendirmesinde bulunulan raporda, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından önce 43 milyar dolar seviyesinde olan net döviz rezervlerinin, 20 Ocak 2014 tarihi itibariyle 38 milyar dolara indiği kaydedildi. Merkez’in net döviz pozisyonu son bir ayda 5 milyar dolar eridi.

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 23 Ocak 2014 10:35

Bağlantılı Konular