Sezgin Tanrıkulu, yaşanacak olası kuraklığın önüne geçilmesi için meclis araştırması istedi

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, azalan su kaynaklarının yenilenmesi, yanlış sulama yerine modern tarım tekniklerinin teşvik edilerek yaşanacak olası kuraklığın ve su sıkıntılarının önüne geçilmesi ve çözüm yollarının bulunması amacıyla Meclis Araştırması istedi.

Tanrıkulu’nun araştırma isteği ve gerekçesi şöyle:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde son dönemlerde yağışların beklenilen seviyede olmaması, barajlarda doluluğun azalması ve nehirlerin HES’lerle birlikte giderek hızla kuruması ile su kaynakları yok olmaktadır. Azalan kaynakların yenilenmesi, yanlış sulama yerine modern tarım tekniklerinin teşvik edilerek yaşanacak olası kuraklığın ve su sıkıntılarının önüne geçilmesi ve çözüm yollarının bulunması amacıyla Anayasa’nın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Gerekçe:

İklim değişiklikleri ve küresel ısınma nedeniyle ortaya çıkan değişikler beraberinde kuraklığı getirmektedir. Kuraklık tehlikesi hayatı tehdit eder boyutlara gelmiştir. Kuraklık insan hayatı ve doğa için son derece önemli bir konudur zira yaşamın kaynağı sudur. Son günlerde basına yansıdığı üzere, ülkemizde çiftçiler cuma namazından sonra yağmur ve kar duasına çıkmıştır. Suyun toplandığı su havzaları bu noktada daha da önem kazanmaktadır.

Zengin su potansiyeliyle bilinen, önemli nehir ve yeraltı su kaynaklarının bulunduğu Kahramanmaraş’taki barajlarda su seviyesinin, kuraklık nedeniyle kritik eşiğin altında olduğu belirtilmiştir. Sır, Menzelet, Kılavuzlu, Ayvalı ve Kartalkaya barajlarının bulunduğu kentte, kuraklık nedeniyle düşen su seviyeleri çiftçileri de tedirgin etmektedir.

Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yağmur bombası siparişi verdiği iddiaları gündemde olup İstanbul’da bazı semtlerde günde 8 saate yakın su kesintisi yaşandığı da ifade edilmiştir.

Güney Marmara’da toplam kapasitesi 2 milyar 202 milyon metreküp olan baraj ve göllerde son ölçümlere göre 846 milyon metreküp su bulunmaktadır. ‘Kuş Cenneti’ olarak bilinen, 690 milyon metreküp kapasiteli Manyas Gölü’ndeki su miktarı 199 milyon metreküpe (doluluk oranı yüzde 28.8) gerilerken Manyas Barajı’nın doluluk oranı yüzde 40’a düşmüştür. Çanakkale’nin en büyük barajlarından olan 96 milyon metreküp kapasiteli Bayramiç Barajı’nda su miktarı 36 milyon metreküp olup (doluluk oranı yüzde 37), 88 milyon metreküp kapasiteye sahip Taşoluk Barajı’nda doluluk oranı ise yüzde 29’a inmiştir.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanının yaptığı açıklamada, “2014 yılında beklenen yağış miktarının uzun yıllık ortalamalardan yüzde 25-30 daha düşük olması hesaplanmakta. Bu da 2014 yılında ülkemizin ciddi kuraklık riski ile karşı karşıya olduğunun en önemli göstergesi. Son 2-3 aylık yağış rejimi de maalesef bu tahminleri doğrular nitelikte. Tarımda ortalama sulama randımanı yüzde 43′tür. Diğer bir deyişle her yıl tarım sektöründe 19 milyar metreküp su boşa harcanmaktadır. Buna göre tarımda israf edilen su kaynağı neredeyse evsel ve endüstriyel kullanımın iki katı kadardır.” ifadeleri yer almıştır.

Bu yıl öngörüldüğü üzere yağış ve iklim durumunda gelecek 30-50 günlük sürede önemli bir değişim olmazsa, Türkiye ciddi bir tarımsal kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Hububatta adeta alarm zilleri çalmakta ve ekmeklik buğday ihtiyacı için bile önemli ölçüde ithalat yapmak zorunda kalınabilir.

Araştırmalara göre Anadolu hızla kuraklaşmaktadır. Son 60 yılda yaklaşık 20 bin kilometrekarelik (2 milyon hektar) sulak alanımızın kurumuş ya da kurumaya terk edilmiştir. Bu rakam 11 bin 350 kilometrekare (1.1 milyon hektar) yüzölçümüne sahip Marmara Denizi’nin yaklaşık iki katı alana denk gelmektedir.  Anadolu’da birçok göl kurumuştur. Bu göllerin sahip olduğu ekolojik sistem yok olmaktadır. Hikayelere konu olan Akşehir Gölü bugün can çekişmektedir. Burdur Gölü’nün ise sadece geçen yıl kaybettiği su miktarı 3 milyar damacanadan fazladır. 20 yıl önce “Altıdeniz” denilen Konya Havzası’nda su seviyesi her yıl 1,5 metre düşmektedir.

Kurumanın çok su tüketen tarım politikaları, suyun doğal döngüsüne barajlarla müdahale eden su politikaları, sondaj çalışmaları ve bilinçsiz sulama gibi nedenler işaret edilmektedir. NASA’ya göre, 2003-2010 yılları arasında Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın birçok bölgesinde toplam 144 kilometreküp tatlı su rezervi kaybolduğu ifade edilmiştir. Yanlış tarım ve enerji politikalarının sonucu olarak kurulan barajlar, sulama sistemleri yüzünden kullanılabilir temiz su kaynaklarımız azalmaktadır.

    Perşembe, 23 Ocak 2014 09:18

Bağlantılı Konular