Sezgin Tanrıkulu, iç güvenlik harcamalarının şeffaflaştırılması için meclis araştırması istedi.

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İç güvenlik harcamalarının şeffaflaştırılması ve söz konusu harcamaların sosyal koruma harcamalarına aktarılması imkanlarının ortaya çıkarılması için Meclis Araştırması açılmasını istedi.

Tanrıkulu’nun  araştırma isteği ve gerekçesi şöyle:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İç güvenlik harcamalarının şeffaflaştırılması ve söz konusu harcamaların sosyal koruma harcamalarına aktarılması imkanlarının ortaya çıkarılması için Anayasamızın 98’inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 104 üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Gerekçe:

2012 yılı başında Bütçe Kanunu yayınlandığında iç güvenlik harcamalarının düşürülmesinin planlandığı görülmüştü. Ancak gerçekleşen iç güvenlik harcamaları incelendiğinde 2006 yılında 10 milyar  TL olan harcamaların son yedi yılın en yüksek seviyesine çıkarak 2013 yılında 27 milyar TL kanunlaşan harcama tutarı olduğu görülüyor. Cari fiyatla olan bu harcamalar GSYH’ya oran olarak incelendiğinde de iç güvenlik harcamalarında bir artış yaşandığı görülüyor. Harcamalardaki artışta İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün harcamalarındaki artışın katkısı bulunuyor.
İç güvenlik harcamalarında en büyük payın Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu görülüyor. 2006 yılında harcama 5 milyar TL iken bu miktar 2012 yılında 13 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümenin daha da artacağı görülüyor. 2013 yılı kanunlaşan harcama tutarı 14 milyar 777 milyon TL. 2014 için bütçe öngörüsü 16 milyar TL.
Bu artışların içinden “sermaye giderlerinin” 2012 yılından itibaren TOKİ tarafından Güney Doğu ve Doğu Anadolu illerine yapılan 250 adet Karakol inşaatı nedeniyle, “mal alımlarının” ise biber gazı alımları nedeniyle olup olmadığını bilebileceğimiz bir kaynak bulunmuyor.

2011 ve 2012 gerçekleşen harcamalar karşılaştırıldığında, daha önceki yıllardaki artış trendinden ve GSYH’nın artış hızından daha hızlı bir artış gösteren harcama olarak örtülü ödenek harcamalarını da içeren Gizli Hizmet Giderleri’ndeki artış göze çarpıyor. 2006 yılında bu rakam 293 milyon TL iken 2011 yılında 627 milyon TL’ye çıkmış ancak çok hızlı bir artış ile 2012 yılında 1 milyar TL ye yükseldiği görülüyor. Bu artışın esas olarak Suriye’ye yönelik harcamalardan kaynaklandığı düşünülebilir.
İç güvenlik harcamalarında İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, köy koruyucularının maaşları, gizli hizmet giderleri, savunma hizmetleri harcamaları, kamu düzeni ve güvenlik harcamaları, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı gibi kalemler bulunmaktadır.

Türkiye’de sosyal güvenlik, sağlık, sosyal hizmetler ve sosyal yardımları içine alan sosyal koruma harcamalarının GSYH’ya oranı 2006-2008 yıllarında yüzde 11,5 civarından, kriz yılı olan 2009’da yüzde 13,49 olmuştur. 2010 yılında yüzde 13;  2011 yılında yüzde 12,79; 2012 yılında yüzde 13,28 olarak gerçekleşti. Bu oran, 2013 Ocak ayında kanunlaşan bütçe gerçekleşirse oran yüzde 13,51 olacak.  Ancak 2014 yılında 13,34 bütçe öngörüsü ve 2015 yılında 13,11 bütçe öngörüsü oranı ile küçük bir düşüş planlandığı görülüyor.

Merkezi yönetim kapsamındaki idareler içinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın harcamalarında 2011 ve 2012 yıllarında artış görüldü. 2010 yılında bu kurumun harcaması 633 milyon TL iken, 2011 yılında gerçekleşen harcama 2 milyar 554 milyon TL, 2012 yılında ise 2 milyar 877 TL’dir. Bu artışların 2011 yılına dek düşen kısmı esas olarak Van depremi ile ilgili yapılan harcamalar. 2012 yılında yapılan harcamalar ise esas olarak Suriyeli mültecilere yönelik yapılan insanı yardım harcamalarından kaynaklanıyor.

2008 döneminde GSYH’ya oranı yüzde 11,5 olan sosyal koruma harcamaları 2010-2012 döneminde yüzde 13 civarına yükselmiştir.

2012 yılı için, sosyal koruma harcamalarının alt kalemlerinden sigorta ve emeklilik ödemelerinin GSYH’ya oranının yüzde 7,96; sağlık harcamalarının GSYH’ya oranının yüzde 4,36 civarında gerçekleştiği görülüyor. Yoksullara yönelik yapılan sosyal hizmetler ve sosyal yardım harcamaları ise GSYH’nın yüzde 0,92’si olarak kalıyor. Bu orana, sağlık harcamalarının içinde yer alan ödeme gücü olmayanların genel sağlık sigortası primlerinin oranı olan yüzde 0,29 eklendiğinde, yoksullar için yapılan harcamaların GSYH’ya oranı 2012 yılı için yüzde 1,21 civarına ulaşıyor. 2006 yılında bu harcamanın GSYH’ya oranı yüzde 0,50’dir.

    Çarşamba, 22 Ocak 2014 16:31

Bağlantılı Konular