"Türkiye’de devlet krizine eşlik eden, çok derin bir yerel yönetim krizi yaşanmaktadır"

“AKP döneminde çıkartılan yasalarla 30 ilde İl Özel İdareleri kapatılmış, her iki belediyeden biri 30 Mart tarihi itibariyle tarihe gömülmek üzere gerekli hazırlıklar yapılmış ve  her iki köy muhtarlığından birisi kaldırılmıştır.”

Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın yerel seçim ve yerel yönetimlerle ilgili seçim stratejisi sunumunda bir konuşma yaparak şunları söyledi;

“Sayın Genel Başkanım, çok değerli Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarım, değerli milletvekillerimiz, basınımızın seçkin temsilcileri, 67 gün sonra bir yerel yönetim seçimi yaşayacağız. Yerel yönetimler anayasamızda halkın yerel ve ortak gereksinimlerini karşılamak için kurulan, kurulları seçimle işbaşına gelen tüzel kişilikler olarak tanımlanır. İl Özel İdareleri, belediyeler ve muhtarlıklar bu yerel yönetim sistematiğin içindeki üç önemli unsurdur. Türkiye’de yalnızca derin bir temsili demokrasi krizi yaşanmamaktadır. Bu devlet krizine eşlik eden yine çok derin bir yerel yönetim krizi yaşanmaktadır. AKP döneminde çıkartılan yasalarla 30 ilde İl Özel İdareleri kapatılmış, Türkiye’de her iki belediyeden biri yine 30 Mart tarihi itibariyle tarihe gömülmek üzere gerekli hazırlıklar yapılmış ve Türkiye’de her iki köy muhtarlığından biriside yine kaldırılmıştır.

30 Mart 2014’ün Cumhuriyet Halk Partisine ve onun kadrolarına yüklediği tarihsel misyonun farkındayız. Bu nedenle bundan tam iki yıl evvel yerel seçimler için “Hedef 2014” başlığıyla bir strateji açıklamıştık. 24 ay boyunca bu stratejide yazılanları birer birer hayata geçerdik. Örneğin geçen yaz Türkiye’de ilk kez sosyal demokrat belediyelerin katıldığı ve 2 binden fazla projenin yarışıp 500’ünün sergilendiği bir önemli proje ve hizmet fuarını gerçekleştirdik, buna imzamızı attık. O tarihten buyana çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Geldiğimiz noktada Cumhuriyet Halk Partisi 900 belediye başkan adayını açıklamıştır. İktidar partisinin açıklayabildiği belediye başkan adayı sayısı ise 358’dir. Üstelikte CHP yakın tarihimizin en demokratik, en sistematik modelini işletmektedir. 300’den fazla yerde anketleri gerçekleştirdik. 120’ye yakın yerde üyelerimizin önüne sandık koyarak belediye başkan adaylarımızı belirledik. Bugün itibariyle 1 milyona yakın üyesi bulunan CHP’de 200 bin üyemiz kentini yönetecek belediye başkan adayını seçmek üzere oy kullanmıştır. Önümüzdeki 15 günlük zaman dilimi içerisinde de yine 100 binlerce üyemiz belediye meclis üyesi adaylarımızı seçmek için sandık başına gidecektir. Çabamız, görevimiz önce bir yerel yönetim başarısı ve ardından bir genel seçim başarısı ile Türkiye’nin üzerine çöreklenen bu karanlığı yırtmaktır.

Biz 30 Mart 2014 günü 1395 noktada belediye başkanlığı seçimi yapacağız. Göreve gelecek belediye başkanlarımız bir söz verecekler. Bu sözün içerisinde dürüstlük ve şeffaflıkla çalışmak olacak, yetki ve kaynaklarını hangi ilke ve önceliklerle hayata geçireceklerini taahhüt edecekler ve demokratik bir kent yaşamına ilişkin önceliklerimizi sıralayacaklar. Bunun için biraz evvel açıklanan taahhütnameyi hazırladık. Bütün Belediye Başkanlarımız göreve başlamadan evvel bu taahhütnameyi imzalayacaklar. 1 Şubat 2014 günü Türkiye çapındaki bütün Büyükşehir ve İl Belediye Başkan Adaylarımızı tanıtacağımız toplantıda da başkanlarımız bu taahhütleri imzalayacaklar.

Ancak şimdi sembolik olarak Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanını bu taahhütnameyi imzalamak üzere buraya davet ediyorum.”

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 22 Ocak 2014 15:54

Bağlantılı Konular