"Büyükelçiler, AKP’nin elemanları değildir"

"En kötü rejimlerde dahi hukukun kırıntılarını bulursunuz. AKP iktidarı Türkiye’de hukukun bütün kırıntılarını yok etmek için adeta savaş veriyor"

Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, iktidarın, muhaletefin bütün itirazlarına rağmen HSYK teklifini Genel Kurul’da yasalaştırmayı öngördüğünü belirterek, “Muhalefetin ne dediğine kulak veren Ukrayna var ama muhalefetin hiçbir dediğine kulak vermeyen AKP var” dedi.

Loğoğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Suriye’de, memnuniyet verici bazı gelişmeler olduğunu söyledi. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, İran’ın Suriye Konferansı’na davet edildiğini açıkladığını anımsatan Loğoğlu, bunun yararlı olacağını belirtti.

Bunun iyi bir gelişme olduğunu dile getiren Loğoğlu, Montrö Konferansı’nın, olumlu sürecin sağlam bir başlangıcını oluşturmasını temenni etti.

Suriye bağlamında Adana merkezli bazı olayların yaşandığını belirten Loğoğlu, Adana’daki TIR’lar hakkında Vali’nin, “Bunlar içinde MİT personeli bulunan araçlar” şeklinde açıklama yaptığını belirtti. Loğoğlu, “Sanki dokunulmazlıkları varmış gibi bir edayla söyledi. MİT’in teşkilat yasası, neler yapıp yapamayacağı belli. Ama bir hat var, o çizgide MİT’in yurt dışında operasyon yetkisi yok. Eğer ulusal güvenliğin gereği, MİT’in TIR’lar ile taşıdığı malzemeler yurt içinde operasyonla ilgiliyse, bu ilgili makamlar arasında bir koordinasyon konusu olmalı. Bu MİT ile İçişleri Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar arasında yazışılır ve bu tür olaylar meydana gelmez. Ama geldiği zaman da gereğinin yapılması lazım” diye konuştu.

Loğoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun büyükelçiler konferasında, “Her noktada halkımıza hesap vermeye hazırız, hesaptan kaçınmayız” derken, bundan iki gün sonra, “Yürütmenin hesap verme zorunluluğu yoktur” ifadesini kullandığını kaydetti. Loğoğlu, “Bu nasıl bir anlayıştır?” diye sordu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, Adana’daki TIR’larla ilgili içindekilerin kimseyi ilgilendirmeyeceğini söylediğini ifade eden Loğoğlu, “Hangi ülkede yaşıyoruz, ne biçim rejim, yönetim anlayışıdır?” dedi.

”Gelenler kim?”
Loğoğlu, Suriye’den silahlı bazı unsurların Türkiye’ye kaçtığını, Türkiye’ye girerken ellerindeki silahları Türk makamlarına teslim ettiğini anımsattı. Loğoğlu, Suriye’den gelen birtakım unsurların ise bu silahların kendilerine verilmesini istediğini ifade ederek, “Bu gelenler kim, hangi sıfatla geliyorlar, hangi yetkiyle bu silahların kendilerine teslimini istiyor? Türkiye’de bir hukuk boşluğu var. En kötü rejimlerde dahi hukukun kırıntılarını bulursunuz. AKP iktidarı Türkiye’de hukukun bütün kırıntılarını yok etmek için adeta savaş veriyor” dedi.

”Bildiğini okuyor”
Avrupa Parlamentosu’nda AB İlerleme Raporu’nun görüşüleceğini anımsatan Loğoğlu, son yolsuzluk ve rüşvet iddialarından sonra rapora ilişkin 300′den fazla değişiklik önergesi verildiğni söyledi. Loğoğlu, bunun neredeyse bir rekor olduğunu ifade etti.

Loğoğlu, AB’nin, bugüne kadar yolsuzluklar ve rüşvet, HSYK’daki değişiklikler konusunda birden fazla açıklama yaptığını, AB kriterlerine uyulması gerektiğini söylediğini anlattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ise her AB ülkesinin HSYK yapılarının birbirinden farklı olduğunu söylediğini ifade eden Loğoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Senin Türkiye’de bildiğini okuma ehliyetini sana veriyor mu, hayır. AB ülkelerinde bu kuruluşların, birçok noktada ortak paydaları var, hepsinde aynı şey var; yargının bağımsızlığı. HSYK, bu hafta Genel Kurul’da görüşülecek. AKP iktidarı, her konuda yaptığı gibi bu sefer de bildiğini okuyor, muhalefeti dikkate almıyor, muhalefetin bütün itirazlarına rağmen, güç kullanarak, zorbalık yaparak komisyonlarda, Genel Kurul’da yasalaştırmayı öngörüyor. Ukrayna’da gösteriler var, orada bile iktidar, muhalefetin sesini dinledi. Bütün partilerin katılacağı ortak komisyon oluşturulması önerisi yaptı. Muhalefetin ne dediğine kulak veren Ukrayna var ama muhalefetin hiçbir dediğine kulak vermeyen AKP var. ”

"Sahibinin sesi değiller"
Loğoğlu, 2003 veya 2004′te Dışişleri Bakanlığı’ndan teşkilata bir genelgeyle, “Gülen okullarına ve kuruluşlarına sahip çıkın, ziyaret edin” şeklinde talimat geldiğini söyledi. Loğoğlu, o dönemde bunun, büyükelçiler arasında tartışıldığını, gereğini kısmen yapan veya hiç yapmayanların olduğunu kaydetti.

Erdoğan’ın, büyükelçiler konferasında “Bize yapılan komplo. Dış güçlerin yurt içindeki uzantıların işi. Bunu anlatacaksınız, ihmalkar olmayacaksınız” dediğini belirten Loğoğlu, şunları söyledi:

“Anlatılmak istenen yolsuzluk ve rüşvet olaylarına ilişkin sadece Başbakan’ın yorumu. Bu konuda araştırma yok, davanın sonuçlanmış hükmü yok. Başbakan, aynı tezi Brüksel’de tekrarlamaya kalktığı halde hem inandırıcı olmayacak hem de Türkiye’ye zarar verecek. Yara kanamaya devam ediyor. 17 Aralık’ın üzerinden bir ay geçti. Böyle üstünü örtme çabası hiçbir ülkede görülmüş değil. AKP’nin gücü, yolsuzluk ve rüşvet iddialarını örtmeye yetmeyecektir. Büyükelçiler, AKP’nin elemanları değildir. AKP tayin etmiş olabilir ama sahibinin sesi değillerdir. Büyükelçiler devleti temsil eder, devlet politikasını anlatırlar, parti tercihlerini, politikalarını, önceliklerini anlatmazlar. Başbakan, kendine has üslubuyla talimat vermiş olmuyor ayrıca hukuksuzluk yapmış oluyor, suç işlemiş oluyor. Büyükelçilere talimat verme hakkı yok.”

    Pazartesi, 20 Ocak 2014 19:01

Bağlantılı Konular