"Bu iktidar döneminde kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 arttı"

“Yeniden birleşme günüdür. Beraber olma günüdür. Huzur içinde yaşama günüdür. Kimseye kızmaya hakkımız yok. Siyasetçi vatandaşı dinleyecek.”

Taşova ilçesinde parti otobüsünden partililere seslendikten sonra bir çay ocağı önünde çay içen Kılıçdaroğlu, Fenerbahçe taraftarı bir çocukla sohbet etti.

Ardından Hamit Kaplan Spor Salonunda düzenlenen aday tanıtım törenine katılan Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, CHP olarak hiçbir yurttaşı ayrı tutmayacaklarını belirtti.

“Biz bu ülkenin yüzde yüzüne güveniyoruz, yüzde yüzüne hizmet etmeye hazırız. Kimseyi ayırmayacağız. Kimseye ‘bu bana oy vermiyor, ben ona kızacağım’ demeyeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Oy versin vermesin her yurttaşın benim başımın üzerinde yeri vardır. CHP’li olmak kolay bir iş değildir CHP’li olmak için önce kul hakkı yememeyi içine sindireceksin. CHP’li olmak için önce ülke için çalışacaksın, vatandaş için çalışacaksın. Yandaşları zengin etmek için değil, halkı zengin etmek için çalışacaksın. CHP’li olmak için kadının kılık kıyafetiyle uğraşmayacaksın. Her kadının evinde tencere kaynayacak, her kadın sabahleyin çocuğunu güler yüzle okula gönderecek. CHP’li olmak için kadın erkek eşitliğine önem vereceksin. ‘Kadınla erkek aynı koşullarda siyaset yapacak’ diyeceksin.”

Kadına yönelik şiddet
Kadına şiddetin arttığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Bu iktidar döneminde kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 arttı. Neden böyle oldu? Eğer bir toplumsal huzursuzluk varsa, toplumda barış yoksa, o aileye de yansır. Evde kadın akşam tenceresinde yemek pişiremiyorsa, kocası iş bulamıyorsa o evde huzur olmaz. Penceresi kırık, eşi askerde, kırk günlük Ayaz bebek zatürreden ölüyorsa bunun bir sorumlusu vardır bu ülkede. Bir gazimiz açlıktan ölüyorsa bunun bir sorumlusu vardır bu ülkede. Kübra bebek Samsun’da açlıktan ölüyorsa bunun bir sorumlusu vardır bu ülkede. Herkesin bu gerçeği görmesi lazım. Yeniden birleşme günüdür. Beraber olma günüdür. Huzur içinde yaşama günüdür. Kimseye kızmaya hakkımız yok. Siyasetçi vatandaşı dinleyecek.”

“Fezleke Meclis’e gelmiyor”
“Şimdi dört bakan rüşvet almış, fezlekesi gelmiş Adalet Bakanlığı’na, fezleke bir türlü Meclis’e gelmiyor” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Niye gelmiyor, yolsuzlukların ayrıntılarını millet öğrenecek diye gelmiyor. Ben Silivri’ye gittim. Silivri toplama kampının bulunduğu mekana gittim. Orada tutukluları ziyaret ettim. Çıkışta o mahkeme kararlarını veren yargıçları en sert şekilde eleştirdim. Hakkımda fezleke düzenlendi. Ben daha Ankara’ya gelmeden fezleke geldi Ankara’ya. Hıza bakın. Hiç umrumda değil. ‘Hesabını vereceksin’ dediler. ‘Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz’ dedim. ‘Ben korkmam’ dedim. Şimdi beylerin çaldıkları ortada. Aldıkları rüşvet ortada, fezlekeler gelmiş, bir türlü gelmiyor Meclis’e. Ne deniyor, ‘biz mağduruz’. Mağduriyet buysa bırak biraz da millet mağdur olsun. Cebi para görsün hiç değilse milletin.”

”Ortada darbe marbe yok”
Kılıçdaroğlu, MİT’in Başbakan’a rapor verdiğini söyleyerek , “18 Nisan’da diyorlar ki bazı bakanların çocuklarının adı rüşvet olayına bulaştı, eğer bunu kamuoyu duyarsa AKP zor durumda kalabilir. Başbakan’a veriliyor bu rapor. O zaman demiyor darbe oldu, o zaman demiyor mağdur olduk. Raporu aldın, okudun, tık çıkmadı, sesin bile çıkmadı. Ne zaman ki paralar saçıldı, ondan sonra çıktı meydanlara ‘bize darbe yapılmaya başlandı’ dedi. Ortada darbe marbe yok. Herkesin bunu bilmesini isterim, ortada vatandaşı soyan, devleti soyan bir çete var, o çetenin başı da Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

“İmam hatiplerden mezun olanlar, bu değerli kardeşlerimiz müftülük, imamlık yaparlar, bizim kutsal mekanlarımız camilerde cemaati aydınlatırlar” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Cemaatte her görüşten insan vardır ama bir başbakan oraya imamları, imam hatip öğrencilerini, müftüleri toplayıp CHP’nin genel başkanını yuhalatıyorsa bu doğru değildir, ahlaklı değildir. Seçim meydanlarında yaparsın, eyvallah ama cemaatine doğruları söylemek zorunda olan, cemaatine kul hakkı yemenin ne kadar günah olduğunu söyleyen, cemaatine birliği ve barışı anlatan imam hatip öğrencilerine bir siyasal konuşma yapamazsın.”

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bugün gazetelerde bazı sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek yayımladıkları bir bildiri var. Türkiye hepimizin, sanıyorum böyle bir ifade. Bir gazetenin arka sayfasındaki ilanın bedeli 80 bin lira. Sen çok sayıda gazeteye ilan veriyorsun. Kim veriyor ilanı, Sivil Dayanışma Platformu. Kim bunlar, içlerinde bir de Hak-İş vardı. Hak-İş başkanına söyledim, sen işçilerin alın terinden aidat alıyorsun. Sen kalkıp da nasıl o ilanı veriyorsun. Sen yolsuzluktan şikayet etmiyorsun, şimdi kalkmış bildiri yayınlıyor ‘Türkiye hepimizin’ diye. Buradan TOBB başkanına sesleniyorum, sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na. O adamı aranıza niye aldınız. İşçinin parasını, alın terini, Recep Tayyip Erdoğan’ı övmek için gazetelere, tam sayfa ilan için finanse eden bir adamın hangi yolsuzluktan şikayet etmeye hakkı vardır.”

    Pazar, 19 Ocak 2014 19:00

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica